En iyi 16 kazım karabekir in hayatı

Aşağıda konuyla ilgili en iyi bilgiler ve bilgiler yer almaktadır kazım karabekir in hayatı Ekibin nuthuy.com kendisi tarafından derlenmiş ve sentezlenmiştir gibi diğer ilgili konularla birlikte: Kazım Karabekir, Kazım Karabekir nerede savaşmıştır, Kazım Karabekir nerede mücadele etti, Kazım Karabekir kimdir, Kazım Karabekir babası nereli, Kazım Karabekir hayatı kısaca Eodev, kazım karabekir milli mücadele’de ne yapmıştır, Kazım Karabekir nasıl oldu.

kazım karabekir in hayatı

Anahtar kelime için resim: kazım karabekir in hayatı

Hakkında en popüler makaleler kazım karabekir in hayatı

Kazım Karabekir kimdir? – Yeni Akit

  • Yazar: www.yeniakit.com.tr

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (29510 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir kimdir? – Yeni Akit Kazım Karabekir 23 Temmuz 1882 tarihinde İstanbul’da doğdu. Kuleli Askeri İdadisi’nde öğrenim gördü. 1902’de Harbiye Mektebi’ni bitirdi.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Milli Mücadele döneminde Doğu Cephesi komutanlığını yapan Kazım Karabekir, 26 Ocak 1948 tarihinde Ankara’da hayatını kaybetmiştir.

  • Kaynaktan alıntı:

Kâzım Karabekir (1882-1948) – Atatürk Ansiklopedisi

  • Yazar: ataturkansiklopedisi.gov.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (10122 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kâzım Karabekir (1882-1948) – Atatürk Ansiklopedisi Kâzım Karabekir, Osmanlı Devleti’nin son döneminde ve Millî Mücadele yıllarında çok önemli askerî görevlerde bulunmuş, üstlendiği görevlerin hemen hemen …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: 15 Ekim 1922’de Ankara’ya gelen Karabekir, Mustafa Kemal, milletvekilleri ve memurlar tarafından Ankara’ya bir-iki saat uzaklıkta bir yerde karşılanmıştır.  Beraberinde getirdiği yetim çocuklarının huzurunda yaptığı gösterileri çok beğenen Mustafa Kemal Paşa, Karabekir’i bu çalışmasından dolayı takd…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir Paşa kimdir – Konhaber.com

  • Yazar: www.konhaber.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (3360 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir Paşa kimdir – Konhaber.com Kazım Karabekir Paşa kimdir … 1882\’de İstanbul\’da doğmuştur. Kazım Karabekir, Mehmed Emin Paşa\’nın oğludur. İlköğretimini o zaman ki Osmanlı İmparatorluğunun …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Kazım Karabekir Paşa kimdir

  • Kaynaktan alıntı:

KÂZIM KARABEKİR’İN SİYASAL HAYATI – Birinci Dünya Savaşı

  • Yazar: www.cihanharbi.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (26501 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler KÂZIM KARABEKİR’İN SİYASAL HAYATI – Birinci Dünya Savaşı “Kâzım Karabekir, 1882 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1900 yılında Kuleli Askerî Lisesi’nden mezun olduktan sonra aynı yıl Harbiye Mektebi’ne girmiştir. 1902 …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: “Kâzım Karabekir, 1882 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1900 yılında Kuleli Askerî Lisesi’nden mezun olduktan sonra aynı yıl Harbiye Mektebi’ne girmiştir. 1902 yılında Harp Okulu’nu bitiren Karabekir 1903 yılında Erkân-ı Harp Mektebi’ne (Harp Akademisi) başlamıştır. Karab…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir kimdir? Büyük Türk Kumandanı! – Sabah

  • Yazar: www.sabah.com.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (1155 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir kimdir? Büyük Türk Kumandanı! – Sabah Kazım Karabekir kimdir? Büyük Türk Kumandanı! … İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mûsâ Kâzım’dır. Babası Mehmed Emin Paşa, annesi Havva Hanım’dır. Türkmenler’in Avşar …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mûsâ Kâzım’dır. Babası Mehmed Emin Paşa, annesi Havva Hanım’dır. Türkmenler’in Avşar koluna mensup olan ailesi Karaman’ın Kasaba köyünden olup (bugün Kâzımkarabekir ilçesi) Karabekiroğulları diye bilinir. İstanbul’da başladığı ilk öğrenimini jandarma subayı olan babasının…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?) | Bilgicik.Com

  • Yazar: www.bilgicik.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (6898 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?) | Bilgicik.Com Mehmet Emin Paşa’nın oğludur. İlköğrenimini İstanbul, Van, Harput ve Mekke’de tamamladıktan sonra, 1896’da İstanbul Fatih Askeri Rüştiyesi’ni, 1899’da Kuleli …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: 22- Nutuk ve Karabekir’ den Cevaplar (12 Cilt) (Kazım Karabekir paşanın 1933 baskılı orijinal ve Osmanlıca Nutuk’un üzerine düştüğü notlar orijinal nutukla birlikte yayınlanmıştır.)

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir | Atatürk Hakkında Bilmek İstediğiniz Herşey

  • Yazar: isteataturk.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (7074 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir | Atatürk Hakkında Bilmek İstediğiniz Herşey MUSA KAZIM KARABEKİR. Ailesi ve Öğrenim Hayatı Musa Kazım Karabekir miladi 1882 – Rumi 1298 – yılında İstanbul’un Küçük Mustafa Paşa semtinde dünyaya …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Birinci Dünya Savaşı'na Kadar Askeri Faaliyetleri
    Daha öncede belirttiğimiz gibi askerlik görevine Manastır’da başlayan Kazım Karabekir, stajını tamamladığı bu bölgede Manastır Mıntıkası Kurmay Başkanlığı’nda görev aldı. Daha sonrada Manastır Mıntıka Mü…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir Kimdir? Kısaca Hayatı – Mebilgi

  • Yazar: www.mebilgi.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (30384 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir Kimdir? Kısaca Hayatı – Mebilgi Musa Kâzım Karabekir (23 Temmuz 1882, İstanbul – 26 Ocak 1948, Ankara), Türk orgeneral ve siyasetçisidir. Cumhuriyet tarihinin önemli komutan ve …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Kurtuluş Savaşı döneminde Kazım 3. Ordu müfettişliğinden azledilmişti. Mustafa Kemal Atatürk bundan dolayı Kurtuluş Savaşı’nı tehlikeye düşürmesinden endişe ediyordu.Ancak Kazım Karabekir Mustafa Kemal Atatürk ‘e “Ben ve kolordum emrinizdedir Paşa’m!” diyerek Atatürkle …

  • Kaynaktan alıntı:

Kâzım Karabekir Hayatı Ve Başarıları » Kim Kimdir? 2022

  • Yazar: konuanlatimi.net

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (28515 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kâzım Karabekir Hayatı Ve Başarıları » Kim Kimdir? 2022 Kâzım Karabekir Hayatı ve Başarıları İstanbul’da doğdu. 1905’te Harp Akademisini bitirdikten sonra kurmay subay oldu.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Jandarma Alay Komutanı Mehmed Emin Bey’in oğlu olarak 23 Temmuz 1882’de İstanbul’da doğdu. Kazım Karabekir ilkokula İstanbul Zeyrek’te başladı. Babası Mehmet Emin Paşa’nın Mekke’ye atanmasından sonra eğitimine burada devam etti. Mehmet Emin Paşa’nın vefatınd…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir Kitapları ve Tüm Eserleri | idefix

  • Yazar: www.idefix.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (20947 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir Kitapları ve Tüm Eserleri | idefix Kazım Karabekir Kimdir? ; Kazım Karabekir Seti-3 Kitap Takım · Kazım Karabekir Seti-3 Kitap Takım · 145,30 TL ; Gazi Mustafa Kemal’e Cevaplar-İstiklal Harbimizin …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Musa Kâzım Karabekir, (d. miladî 23 Temmuz 1882- Rumi 1298, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu – ö. 26 Ocak 1948), Ankara, Türkiye) Türk orgeneral ve siyasetçi. İstanbul’un Kocamustafapaşa semtinde dünyaya gelmiştir. Babası Mehmet Emin Paşa ile Ali Fuat Paşa’nın babası İsmail Fazıl Paşa amcazade oğulla…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir Kimdir? – En Sevilen ve En Çok Satan Kitapları

  • Yazar: kidega.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (30901 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir Kimdir? – En Sevilen ve En Çok Satan Kitapları Kazım Karabekir, 23 Temmuz 1882 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. 1902 yılında Herbiye’yi, 1905 yılında Erkan-ı Harbiye Mektebini birincilikle bitirmiş ve …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Kazım Karabekir, 6 Mart 1915 yılında İstnabul’a geldiğinde V. Kolorduya bağlı İstanbul Kartalda bulunan XIV. Tümen Komutanlığına atanmış, Marmara Denizi ve Karadeniz kıyılarının tahkimeti ile bu bölgede Seddülbahir ve Kereviz Deresindeki savaşlarda yer almıştır.

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir’in Kısaca Hayatı – İşin Aslı

  • Yazar: www.isinasli.org

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (21417 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir’in Kısaca Hayatı – İşin Aslı Kazım Karabekir kimdir? … Kazım Karabekir, 23 Temmuz 1882 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Mehmed Emin Paşa, annesi ise Hacı Havva Hanım idi. 1900 …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Milli Mücadele’nin ilk komutanlarından olan Kazım Karabekir’in, Erzurum Kongresi’nin toplanmasında büyük katkısı oldu. Cumhuriyet ilan edilince TBMM’de milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre sonra askerlikten ve CHP’den istifa ederek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. 1926 yılında İzmir s…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir kimdir – Timeturk

  • Yazar: www.timeturk.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (37326 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir kimdir – Timeturk Kazım Karabekir 23 Temmuz 1882 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Kuleli Askeri İdadisi’nde öğrenim gören Karabekir, 1902’de Harbiye Mektebi’ni bitirdi, …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Kazım Karabekir 23 Temmuz 1882 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Kuleli Askeri İdadisi’nde öğrenim gören Karabekir, 1902’de Harbiye Mektebi’ni bitirdi, 1905’te de Erkan-ı Harbiye’den yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurulmasında büyük rol oynadı. II. Meşru…

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım Karabekir Paşa’nın Hayatı ve Anıları – Kitapsepeti

  • Yazar: www.kitapsepeti.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (37071 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım Karabekir Paşa’nın Hayatı ve Anıları – Kitapsepeti Kazım Karabekir Paşa’nın Hayatı ve Anıları Zafer sonrası günlerdi. Liderler arasında siyasi bir kavga başladı. O, Mustafa Kemal Paşa’nın nikâh şahidi olacak …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Zafer sonrası günlerdi. Liderler arasında siyasi bir kavga başladı. O, Mustafa Kemal Paşa’nın nikâh şahidi olacak kadar yakınında iken idam sehpasına kadar da uzağındaydı. Emekli edildi. İzmir Suikastına karıştırıldı. İdamla yargılandı. Sıkıntılı bir emeklilik hayatı yaşadı. Maddi sıkıntı içindeydi….

  • Kaynaktan alıntı:

Kâzım Karabekir – Biyografya

  • Yazar: www.biyografya.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (15764 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kâzım Karabekir – Biyografya Asker, devlet ve siyaset adamı (D. 1882, İstanbul – Ö. 26 Ocak 1948, Ankara). Tam adı Musa Kâzım Karabekir olup, babası Mehmet Emin Paşa, annesi Havva …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin:
    Cloudflare Ray ID: 70aa057bde9a9f77

    Your IP: 171.235.243.121

    Performance & security by Cloudflare

  • Kaynaktan alıntı:

Kazım karabekir hayatı kısa – Edificio Cervantes

  • Yazar: edificiocervantes.es

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (39156 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kazım karabekir hayatı kısa – Edificio Cervantes Kazım Karabekir kimdir? İşte Kazım Paşa’nın hayatı. Kerem bursin saç. ‘de Harbiye Mektebi’ni bitirdi. ‘te. Kuleli Askeri İdadisi’nde öğrenim …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin:
    Cloudflare Ray ID: 70aa0588cd8389b2

    Your IP: 171.235.243.121

    Performance & security by Cloudflare

  • Kaynaktan alıntı:

Çoklu okuma içeriği kazım karabekir in hayatı

Kazım Karabekir, Osmanlı Devleti’nin son döneminde ve Millî Harp yıllarında çok önemli askeri görevler üstlenmiş, üstlendiği görevlerin çoğunu başarmış seçkin bir komutandı. siyasî alanda da hizmet vermiş büyük bir devlet adamıydı. Cumhuriyet döneminde.

Birinci Dünya Savaşı sırasında birçok cephede büyük başarılar sergileyen ve Batı Cephesi’ndeki başarıları nedeniyle “Doğu’nun Fatihi” ve “Ermenistan’ın Fatihi” unvanlarını alan Kazım Karabekir. Doğu, Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’da doğdu. , Fatih (Zeyrek) 1882. Adını aldığı Karabekir ailesi, eskiden Karaman vilayeti olarak bilinen Karaman iline bağlı, şimdi Kazım Karabekir olarak bilinen ilçedeki en eski Selçuklu Türk ailesiydi. Gaferiyat ve Kasaba vardır.

Babası Mehmed Emin Paşa, annesi Haciye Havva Hanım’dır. Emin Paşa’nın 1893 yılında Mekke’de vefatından sonra İstanbul’a dönen Havva Hanım, beş oğluna hem anne hem baba olarak onları en iyi şekilde yetiştirmeye çalışmıştır. 1917’de İstanbul’da öldü.

Beş kardeşin en küçüğü olan Kazım (geri kalanlar sırasıyla Hamdi, Hilmi, Şevki ve Hulusi’dir) beş yaşındayken ilköğrenimine Zeyrek İlkokulu’nda başladı (Eylül 1886). . 1894 yılında İstanbul’da Fatih Askeri Rüştiyesi’ne girdiğinde askerî şahsiyetini oluşturmanın ilk adımını resmen atmıştır. Kazım Karabekir, 1896 yılında okuldan sınıf başkanı olarak mezun oldu. Aynı yıl girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nden 1899 yılında birincilikle mezun oldu.

1900 yılında Pangaltı Harp Okulu’na girdi. 6 Aralık 1902’de Kara Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra yine sınıfının birincisi olan “Piyade Asteğmen” rütbesi ile “Personel Sınıfı”na atandı. Harp Okulu’nu başarıyla bitirdikten sonra Erkan-ı Harbiye Mektebi’ne (Harp Akademisi) devam etti. 1903-1905 yılları arasında bu okulda eğitimini tamamlayan Karabekir, bu okuldan birincilikle mezun oldu. 5 Kasım 1905’te 58. Harp Akademisi’ni birincilikle tamamlayarak ve Genelkurmay Yüzbaşısı olarak gösterdiği üstün başarıdan dolayı “Altın Eğitim Madalyası” ile ödüllendirildi.

İki yıllık stajı kendi isteğiyle tamamlamayı tercih eden Kazım Karabekir, Manastır’da bir süvari, topçu ve piyade bölüğünün komutanı olarak 3. Kolordu’da hizmete başladı. Karabekir, Manastır’da iken Binbaşı Enver Bey ile birlikte Osmanlı Hür Cemiyeti’nin (daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti olarak anılacaktır) şubesini kurdu. Başarılarından dolayı 1907’de yarbaylığa terfi etti. 6 Eylül 1907’de İstanbul’a dönerek Kara Harp Okulu Stratejist Yardımcısı olarak atandı. Oradayken İstanbul’da İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kuruluşunda görev aldı.

Kasım 1908’de Edirne’deki 2. Ordu 3. Nizamiye Piyade Tümeni Kurmay Başkanlığı’na atandı. Tarihe 31 Mart Vakası olarak geçen 13 Nisan 1909 olaylarının ardından Selanik’ten Edirne’den İstanbul’a yürüyen “Hareket Ordusu”na katılarak 2. ayaklanmanın. 1909’dan sonra askerin siyasete karışmasına karşı olduğu için İttihat ve Terakki’den uzak durmak istedi.

Arnavut ayaklanmasının bastırılmasından sonra “Denizci Kolordusu” dağıtılınca Edirne’ye dönerek 15 Ocak 1911’de 4. Ordu 10. 1912’de ek bir görevle Bulgaristan sınırının Edirne bölümünün Askeri Komiseri olarak görev yapacağını bildirdi. 27 Nisan’da Binbaşılığa terfi etti.

Bu arada Nisan 1911’de Harbiye Nezareti’ne verdiği bir dilekçe ile resmen “Karabekir” soyadını kullanmaya başladı.

Kazım Karabekir, mağlup Balkan Savaşı sırasında Edirne 10. Tümen Kurmay Başkanıydı. Edirne’nin Bulgar kuşatması sırasında ordu komutanı Şükrü Paşa ile birlikte düşmanla uzun süre büyük fedakarlıklarla savaştı. Ancak açlık ve mühimmat eksikliği nedeniyle 22 Nisan 1913’te tutuklanarak Sofya’ya geri götürüldü. 21 Temmuz 1913’te Türk ordusunun Edirne’yi geri almasından sonra Bulgaristan ile imzalanan İstanbul Antlaşması ile Sofya’daki esaretinden kaçarak İstanbul’a geldi.

1914 yılında aynı şubede İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcılığı ve ardından Harekat Dairesi Başkanlığı’na atanmıştır. 9 Aralık 1914’te Yarbaylığa terfi etti.

Çanakkale Cephesi’ne atanmadan önce 14. Tümen Komutanlığı’na atanmış, Marmara ve Karadeniz kıyılarında tahkimatlar yapmıştır. Bir süre sonra Çanakkale Cephesi’ne gönderildi. Seddülbahir’de Kerevizdere’de üç buçuk ay Fransızlarla başarılı bir şekilde savaştı.

26 Ekim 1915’te İstanbul’da 1. Kolordu Kurmay Başkanlığı’na atandı. 10 Kasım 1915’te 5. Ordu Komutanı olarak Alman Goltz Paşa Irak’a geldi ve Karabekir bu ordunun kurmay başkanlığına atandı. 14 Aralık 1915’te Albay oldu. 6 ayda Irak Cephesi’nde İngiliz kuvvetlerine karşı başarı elde etti ve madalya aldı.

Ardından Karabekir, Kafkas Cephesi’nde 2. Kolordu Komutanlığına atandı. Bu cephede Ruslarla yapılan savaşlarda yaklaşık 10 ay 2. Kolordu Komutanı, bir süre 2. Kolordu Komutan Yardımcısı olarak çok faydalı oldu.

28 Ocak 1918’de 1. Kafkas Kolordu Komutanlığına atandı. 3. Ordu Komutanı Vehip Paşa’nın emriyle 1. Kafkas Kolordu Komutanı Kazım Karabekir 13 Mayıs’ta Erzincan’ı geri aldı. 2 1918 yılında tüm birlikleriyle Erzurum önlerine doğru yürüyüşe devam etti. Her taraftan yapılan saldırılar sonucunda Ermeni kuvvetleri Erzurum’a doğru geri çekilmeye başladı. 12 Mart 1918’de Kazım Karabekir komutasındaki 5. Tümen, 9. Kafkas Tümeni 13. Alay ve Yarbay Halit Bey’in müfrezesi şafakta taarruza başladı ve Erzurum kurtarıldı. Ermeni ordusundan. Erzurum’un kurtuluşu nedeniyle Karabekir’e kılıçla ikinci derece Osmani Nişanı verildi.

Albay Kazım Karabekir, 1 Nisan’da Horasan’a geldi. 3 Nisan’da, kolordu emriyle önceden kararlaştırılan geçiş operasyonu başladı. 9’uncu Kafkas Tümeni 4 Nisan 1918’de Handere köyünü ele geçirdi. Aynı gün 108’inci Kafkas Alayı da Karakurt’u ele geçirdi. 4 Nisan günü öğleden sonra 9. Tümen Komutanlığı’na Sarıkamış’ın alınması emrini verdi. 5 Nisan 1918’de 9. Kafkas Tümeni Komutanı Rüştü Bey, Sarıkamış’ı çatışmasız bir şekilde ele geçirdi. Karabekir de Karaurgan’dan yola çıkarak 5 Nisan’da Sarıkamış’a ulaştı.

Sarıkamış’ın alınmasının ardından yürüyüş Kars’a doğru devam etti. Karabekir, Ermenistan temsilcisinden Kars’ın derhal teslim olduğu hakkında 25 Nisan günü saat 05:00’e kadar bilgi vermesini istedi ve bu saate kadar Kars’a saldırmayacağına söz verdi. . Bu anlaşmadan sonra Türk ordusu 25 Nisan 1918 sabahı erken saatlerde Kars’ı her yönden ele geçirmeye başladı. Komutanlık binasının üzerinde ve kalenin içinde Türk bayrağı dalgalandı. Bu başarılarından dolayı birçok madalya ve madalya kazanan Karabekir, Tuğgeneralliğe terfi ederek Paşa oldu. Karabekir Paşa, 15 Mayıs 1918’de Arpaçayı geçerek Gümrü şehrini ele geçirdi.

Kafkas 1. Kolordusu komuta üzerine Gümrü’den güneye doğru ilerlemeye devam etti. Azerbaycan’ın güneyinde ilerleyen Karabekir Paşa, 7 Ağustos’ta Nahçıvan’da karargâhını kurdu. 2 Eylül’de Tebriz’e geldi. Tebriz’e yaklaşan ve ortalığı karıştıran İngiliz birliklerine karşı başarıyla savaştı. büyük kayıplar.

21 Ekim 1918’de Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, bu tarihten sonra Kuzeybatı İran ve diğer bölgelerdeki Türk birliklerinin geri çekilmesini talep eden ortak bir bildiri yayınladı. Karabekir, 22 Ekim 1918’de İran’ı (Güney Azerbaycan) boşaltıp Nahçıvan’a çekilme emri alınca önce Culfa’ya, ardından Nahçıvan’a gitti. 30 Ekim’de 1. Kafkas Kolordu Karargâhı’nın lağvedilmesi nedeniyle tümenler orduya bağlı hale geldi. 31 Ekim’de İstanbul hükümeti, askeri makamlarla birlikte tüm vilayetlere Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalandığını bildirdi. Bu emri alan Kazım Karabekir, önce Gümrü’de, ardından Kars’ta mola vererek Trabzon üzerinden İstanbul’a ulaştı.

Kazım Karabekir, Boğaz’a vapurla girerken, ne yazık ki etrafa bakınırken Boğaz’ın iki yakasındaki hisarların üzerinde İngiliz ve Fransız bayraklarının dalgalandığını gördü. kaptanın güvertesinden dürbünle ve büyük bir acı hissetti. . Büyükdere hattında ise Türk bayrağının indirildiği ve İngiliz bayrağının kaldırıldığı törende acı içinde kıvranan bir Türk subayının durumu onu derinden etkiledi. Hayatında hiç böyle bir acı hissetmemişti. Bu manzara karşısında Kazım Karabekir, vatanı kurtarmak ve düşmandan kurtarmak için verilen mücadelenin sonuna kadar çaba göstermeyi kendine hedef olarak gördüğü şu sloganı dile getirdi: “Tek dağ zirvesi mezar oluncaya kadar çabalamalıyız. !”

Karabekir, İstanbul’a geldiği 28 Kasım 1918’den beri görüştüğü askeri ve sivil yetkililere hep doğuya gitmek istediğini, dağıtılmamış bir ordusu olduğunu ifade etti. , doğu halkının destek vereceği ve mücadeleye başlanır. Ancak doğuya gitmeyi beklerken Tekirdağ’da 14. Ordu Komutanlığına atandı. Yeni görevine çoktan gelmiş olan Karabekir, çevreyi gözlemleyerek ve doğuya gitmenin bir yolunu bularak düzenli olarak İstanbul’a seyahat eder. Sonunda Karabekir, 1919 başlarında aylarca süren yoğun bir çalışma sonucunda istediğini elde etti. 24 Şubat 1919’da Harbiye Nazırı Ömer Yaver Paşa’nın emriyle, “15. Lejyon Komutanlığı ile Erzurum’a gitmesi gerektiği söylendi.

2 Mart 1919’da resmen 15. Ordu’ya atandı. 13 Mart’ta Erzurum’da 15. Ordu Komutanlığına atanması için yazılı emir aldı. İstanbul’dan ayrılmadan önce hükümet yetkilileriyle birkaç görüşme yaptı. 5 Nisan’da Harbiye Nazırı Şakir Paşa’dan Dokuzuncu Ordu’nun kaldırılması ve 15’inci Ordu’nun kurulması emrini alınca çok sevindi. 10 Nisan 1919’da Ordu Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’yı ziyaret etti. 11 Nisan’da Mustafa Kemal Paşa’yı ziyaret etti. Karabekir, Erzurum’a hareket edeceğini, vakit kaybetmeden ordunun başı olarak Anadolu’ya gitmesi gerektiğini, milletin kurtuluşunun anahtarının Doğu olduğunu, her şeyin mümkün olduğunu güçlü bir vücut ve ordu olduğunu ve en önemlisi olduğunu söylüyor. , insanlar yardım edecek. Mustafa Kemal Paşa da “İyi olacaksın, sana ulaşmaya çalışacağım” sözünü verdi.

12 Nisan 1919 akşamı Trabzon’a giden Gülcemal Vapuru ile İstanbul İskelesi’nden hareket etti. Zonguldak, Sinop ve Giresun’a uğrayarak 19 Nisan 1919’da Trabzon’a ulaştı. 30 Nisan 1919’da Trabzon’dan ayrıldı ve 3 Mayıs 1919’da Gümüşhane ve Bayburt üzerinden Erzurum’a ulaştı. Karabekir’in gelişini halk ve askerler büyük bir sevinçle karşıladı. Ertesi gün Erzurum’a vardığında, Vilaiât-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi’nden bir heyet tarafından karşılandı. Dernek üyeleri, Paşa’ya teşkilatlanmalarının ana esaslarını anlatarak, yakında Erzurum’da bir il kongresi yapacaklarını bildirdiler. Karabekir, onları tutuyorlarKADINYolun doğru olduğunu ve yalvarmaktan başka çare olmadığını ifade ederek, gerekli yardım güvencesini verdi ve her konuda elinden gelen desteği vereceğine söz verdi. 4 Mayıs’ta, İtilaf Devletleri adına hareket eden İngiliz Yarbay Alfred Rawlinson ile Mondros Ateşkes Antlaşması’nın askeriyeye ilişkin hükümlerinin Doğu Anadolu’da uygulanması konusunu görüştü. kontrol.

İtilaf Devletleri’nin ve özellikle İngilizlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki aşiretlerle ilgili bazı propagandaları kışkırtabileceğini göz önünde bulundurarak, olası bir sorun için gerekli önlemleri aldı. Kürtlerle çıktı. Bu arada, İzmir’in nasıl subay ve öğretmenler tarafından işgal edildiğine dair çeşitli kaynaklardan bilgileri “acıklı bir oyuna” çevirerek ve kamuoyuna göstererek sundu. Erzurum’daki Ermeni katliamını bir oyuna dönüştürerek, sahipsiz ve silahsız bırakılırsa Doğu’da neler olabileceğini “İş Yeri” aynası adını verdiği kapalı ve açık sahnelerle göstermek için yola çıktı.

Bu arada 9. Ordu Kıta Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a vardığında, müfettişlik ve çevre teftiş teşkilatının komutasındaki sivil amirlere ve 15. ve 20. Ordu Komutanlıklarına Samsun’da birkaç gün kalacağını bildirdi. Ayrıca bulunduğu yerdeki asayişin kendisine bildirilmesini ve bu amaçla gerekli teçhizatın kullanılıp kullanılmadığının ivedilikle ve kısaca kendisine bildirilmesini talep etmiştir. Karabekir, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a geldiğini duyunca çok sevinir.

Mustafa Kemal Paşa Samsun’da okuduktan sonra Havza’ya oradan da Amasya’ya gitti. Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey ve Ali Fuat Paşa arasında Haziran ayı ortalarında Amasya’da yapılan görüşmeler sonucunda önemli konuları içeren bir metin ortaya çıktı. Alınan kararlar ülke çapında kamuoyuna duyuruldu. 22 Haziran 1919’da yayınlanan Amasya Genelgesinde, Sivas’ta kongre yapılması kararının alındığı, bundan önce de doğu illerinin temsilcileri tarafından Erzurum’da bir kongrenin yapılacağı vurgulandı. Bu açıklama yayınlanmadan önce Karabekir’in de görüşleri alındı. 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ile diğer sivil ve askeri şahsiyetler, Amasya’da alınan kararların uygulanması için çalışacak.

Amasya’dan sonra Sivas’a gelen Mustafa Kemal Paşa, 3 Temmuz 1919’da Rauf Bey ile birlikte Erzurum’da halk ve askerler tarafından içten tezahüratlarla karşılandı. Onu karşılayanların başında 15. Ordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ve kurmayları vardı. Karabekir, Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Paşa’ya ilk günden itibaren her türlü desteği verdi.

Mustafa Kemal Paşa, İstanbul yetkililerinin ve Sarayın dönüş çağrısına cevap vermeyince Sultan Vahdeddin, 8 Temmuz’da Mustafa Kemal Paşa’nın görevden alındığını duyurdu. Ardından 8/9 Temmuz gecesi Kazım Karabekir, Rauf Bey ve Kazım (Dirik) Bey ile birlikte Van’a gelen Mustafa Kemal Paşa, İstanbul ile iletişime geçerek nihai ve önemli kararını verdi. Mustafa Kemal Paşa, bu şartlar altında askerlik ve sivil hizmetten feragat ettiğini belirtmiştir. 8 Eylül gecesi, askerlikten istifasını Savaş Bakanlığı’na sundu.

Mustafa Kemal Paşa’nın sivil ve askerlikten istifa etmesinden sonra Milli Mücadele’nin çok önemli bir aşamasına gelinmiştir. Ardından tüm askerlik görevinden istifa eden ve unvanlarından feragat eden Mustafa Kemal Paşa, artık sivil bir vatandaş olarak mücadelesine devam edecek. Mustafa Kemal Paşa’nın askerlikten istifa etmesi üzerine Kazım Karabekir ve maiyeti onu görmeye gelir;

“- Memurlarımın ve çalışanlarımın saygısını ve öfkesini dile getirmeye geldim. Şu andan itibaren sen bizim saygıdeğer komutanımızsın. Kolordu komutanı için özel bir araçla maiyetinize bir süvari bölüğü gönderdim. “Sana hizmet ediyoruz Paşa” sözü bir takdir örneğidir. Kazım Karabekir Paşa’nın bu sözleri ve eylemleri, “vatanı için kendini feda eden gerçek bir kahramanın ve büyük bir milliyetçinin tavrından başka bir şey değildir”.

Karabekir, her zaman en iyi yardımını ve kolaylığını, Hak Savunucuları Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in kongrenin düzenlenmesi çalışmalarına aktif olarak katılarak göstermiştir. Kongre hazırlıkları sırasında Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey ile sık sık görüşerek konuları birlikte tartıştı.

Erzurum Kongresi, 23 Temmuz 1919’da çevre illerden seçilmiş delegelerin katılımıyla açıldı ve çalışmalarına başladı. Trabzon, Sivas, Erzurum, Bitlis ve Van illerinden toplam 54 delege katıldı. Erzurum Kongresi, faaliyetlerini 7 Ağustos’ta tamamladı. Kongrede, Milli Mücadele’nin temeli olan İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletleri ve Ermenilere karşı tutumlar konusunda çok önemli kararlar alındı. Karabekir askeri bir şahsiyet olduğu için kongreye bizzat katılamadı. Ancak akşam saatlerinde Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey ile kongre çalışmaları ve kongrede görüşülen ve kararlaştırılan konuların uygulanması konusunda görüş alışverişinde bulunuyordu.

24 Temmuz 1919’da Harbiye Nezareti, Kâzım Karabekir’den kongre hakkında bilgi istedi ve neden engellemediğini sordu. Bundan sonra, 15. Kolordu Komutanı, Kongre Düzenleme Komitesinin ulusal kurtuluş davasını sağlamaktan başka bir amacı olmadığını doğruladı. Bu toplantıda hukuka aykırı bir durum olmadığını kaydeden Karabekir, “Anayasal ve yasal olan bu meclise müdahale etmek için yasal bir hak” bulamadığını ifade etti.

Bu arada Harbiye Nazırı daha da ileri giderek, Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in hükümet kararlarına aykırı oldukları gerekçesiyle 30 Temmuz’a kadar derhal tutuklanıp İstanbul’a gönderilmesini istedi. Karabekir daha sonra Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in eylem ve eylemlerinde hiçbir şeyin vatanın, ülkenin ve yürürlükteki kanunların çıkarlarına aykırı görülemeyeceğini gördüğünü belirtti. . Bu ikisinin Erzurum’da her vatansever gibi yaşadığını, vatanın ve milletin kurtuluşu ile ilgilendiğini kaydeden Karabekir, tüm ülke tarafından onuru, görevi ve görevi ile Mustafa Kemal Paşa olarak biliniyordu. askeri mükemmellik ve vatanseverlik; Daha yirmi gün önce tüm askerlerin özel saygısını kazanmış ve daha da önemlisi ülkenin yarısına komuta etmiş bir kişinin tutuklanmasının hiçbir hukuki gerekçesinin olamayacağını, bu kişinin tavrında menfaate aykırı hiçbir şey bulunmadığını ifade etti. ülkenin ve milletin.

Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki heyet 29 Ağustos’ta Erzurum’dan yola çıktı ve 2 Eylül’de Sivas’a geldi. Ülkenin farklı yerlerinden seçilmiş delegelerin ortaya çıkmasıyla 4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi açıldı ve çalışmalarına başladı. Sivas Kongresi, 11 Eylül’de Erzurum Kongresi’nin kararlarında bazı değişiklikler yaparak birçok yerel ifadeyi millileştirdi, aldığı kararları açıkladı ve işime son verdi.

Bundan sonra, Heyet-i Temsiliye’nin ve İstanbul’un gündeminde ağırlıklı olarak Meclis’in toplanacağı yer ve saat ile milletvekilliği seçimlerinin hangi koşullarda yapılacağı yer aldı. Bu amaçla 16 Kasım – 28 Kasım tarihleri ​​arasında gerçekleşen toplantılara, başta Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey olmak üzere birçok önemli askeri ve sivil şahsiyetin yanı sıra Kazım Karabekir de katıldı. Sivas’ta ve birçok önemli konunun kararlaştırıldığı yerde. Karabekir, Meclisin İstanbul’da toplanması gerektiğini savundu.

İç seçimlerin tamamlanmasının ardından 12 Ocak 1920’de Meclis açıldı ve göreve başladı. Son Osmanlı parlamenterlerinin 28 Ocak 1920’de Ulusal Antlaşma’yı ilan etmesiyle İstanbul hükümeti üzerindeki İngiliz baskısı arttı. Sonuç olarak 16 Mart’ta İstanbul resmen işgal edildi ve Parlamento binası basıldı, çok sayıda milletvekili gözaltına alındı ​​ve ardından Malta’ya götürüldü. İstanbul’un işgalinden sonra Karabekir, daha önce Mustafa Kemal Paşa ile anlaştıkları görüş çerçevesinde İngiliz subayı Rawlinson’ı Erzurum’da tutukladı.

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının girişimleriyle 23 Nisan 1920’de Ankara’da BMM açıldı ve faaliyete geçti. Karabekir de Edirne’den Meclis’e milletvekili seçildi. Türkiye Millet Meclisi’nin açılmasının ardından Karabekir, mevcut iç ve dış koşulların yanı sıra mevsimsel koşulların da Ermeni operasyonuna uygun olduğunu düşünerek Ankara’ya başvurmaya başladı. . 6 Mayıs, 9 Mayıs, 15 Mayıs ve 30 Mayıs tarihlerinde yaptığı başvurulardan olumlu sonuç alamayan Karabekir, istediği cevapları aldı. 4 Haziran’daki başvurusundan, 6 Haziran’da Ermenilere karşı ileri bir operasyon yürütmek için Ankara Hükümeti’nden gerekli izin ve yetkiyi alan Karabekir, derhal hazırlıklara başlıyor. Ancak bu sırada beklenmedik bir olay yaşandı. 26 Nisan 1920’de Türkiye Milletvekili adına Moskova’ya gönderilen mektuba cevap Ankara’ya ulaştı. Çiçerin bu cevabında Ermenilerle olan sorunların savaşla değil barış yoluyla çözülmesini istemiş ve ilgili tarafların daveti üzerine arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine Ankara Hükümeti 20 Haziran’da Karabekir’e Ermeni operasyonunun ertelendiğini bildirdi. Bu arada Karabekir, Doğu Cephesi Komutanlığına atandı.

1920 sonbaharı geldiğinde, kış gelmeden Ermenilere karşı sefer düzenlenmesi gerektiğine ve Elviye-i Selâse’de yıllardır Ermeni akınlarının devam ettiğine inanan Karabekir, bir an önce bitirilmelidir. kısa sürede 13 Eylül’de sınırı geçerek Soğanlı Dağları’nın önemli kısımlarını işgal etti. TBMM Genel Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Paşa, Karabekir’e 20 Eylül’de geçişe izin verildiğini bildirdi. Meclis Başkanı operasyonun Kağızman hattına uzatılması talimatını verdi. – Novoselim – Merdenik. Ayrıca Karabekir’e tarafsızlıklarını sağlamak için Gürcülerle temas kurmakla görev verildi.

Harekât, 28 Eylül sabahı verilen emre göre yüksek hız ve başarı ile yürütülmüştür. Ermeni harekâtının ilk hedefi olan Sarıkamış, 29 Eylül sabahı ele geçirilmiştir. 30 Ekim’de Ermeni ordusu kendi içinde bozguna uğratılmıştır. Doğu Cephesi Komutanı öncülüğünde Üçler Tepesi’ndeki gözetleme noktasından üç saat süren taarruzla kaçan Ermeniler takip edilerek Kars’ın doğu cephesindeki üsler de işgal edildi. Kazım Karabekir, öğleden sonra karargahını Kars’ta kurdu. Akşama, Kars’ın kesinlikle Türk ordusu tarafından ele geçirildiğini TBMM’ye Ankara’ya bildirdi.

Doğu Cephesi Komutanı tarafından ters bir strateji ile gerçekleştirilen bu saldırı, düşmanı mağlup etmesine ve modern bir kaleyi ele geçirmesine rağmen, az kayıpla büyük bir zafer getirdi. Bu önemli başarının ardından Ankara hükümeti, Doğu Cephesi’ndeki subayların rütbesini bir kademe yükseltmeye karar verdi. Karabekir’de Ferik’e (Korgeneral) terfi etti.

Ermenilerin Türk tarafının ateşkes şartlarını kabul etmesinden sonra, Ermeni heyeti 22 Kasım’da Gümrü’ye geldi. 25 Kasım’da Gümrü’de Türk heyeti arasında barış görüşmeleri başladı. Amerika Birleşik Devletleri’ne Kazım Karabekir, Ermeni heyetine Hatisyan başkanlık ediyordu. 27 Kasım’da Ermeni heyeti, Sevr Antlaşması’ndan imzasını geri çektiğini açıkladı. Ermenilerle müzakereler yaklaşık bir hafta sürmüş ve bunun sonucunda 2-3 Aralık gecesi Gümrü Barış Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşma’nın 18. maddesi uyarınca, Barış Antlaşması’nın iki hükümet arasında onaylanacağı standartlar ve benzerleri Ankara’da değiş tokuş edilecek. Ancak anlaşmanın imzalanmasının ertesi günü Bolşevikler Ermenistan’a hakim oldular. Bu Anlaşma, TBMM Hükümeti’nin uluslararası arenadaki ilk siyasi anlaşması olması nedeniyle büyük siyasi öneme sahiptir. Hiçbir ülke ile anlaşmanın imzalanmadığı bir dönemde Ermenilerle böyle bir anlaşmanın imzalanması, yeni Türkiye’nin uluslararası arenada tanınması açısından önemliydi. Doğu’daki askeri ve siyasi başarılar Ankara hükümetinin takdirini kazanmış ve diğer cephelerde büyük sevinçler yaşatmıştır. TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa, Savunma Bakan Yardımcısı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Karabekir’e bu büyük zaferden dolayı tebriklerini ve teşekkürlerini ilettiler. Doğu Cephesi Komutanlığı’na bağlı ordu birlikleri ilerlemeye devam ederek 23 Şubat 1921’de Ardahan ve Artvin’i geri aldıktan sonra Ahıska, Batum ve Ahılkelek bölgelerini de ele geçirdiler. Ancak 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması’nın ilgili hükümleri uyarınca Türk ordusu Batum ve çevresinden, Ahıska ve Ahılkelek’ten çekilmek zorunda kaldı.

Bu süre zarfında Karabekir, ordu birliklerini, silahlarını, teçhizatını ve mühimmatını Batı Cephesine göndermeye başladı. Ankara’nın isteği üzerine Karabekir, Moskova Antlaşması’nın hemen ardından hazırlıklarını yaptı ve askerlerinin çoğunu Batı Cephesi’ne gönderdi. Öncelikle 4 Nisan 1921’den 27 Mayıs’a kadar Trabzon’da yoğunlaşan 3. Kafkas Tümeni birliklerinin Karadeniz Ereğli ve Akçakoca’ya nakledilmesini sağladı. 12. Tümen askerleri 4 Ağustos’ta Kars’tan yola çıktı ve 28 Eylül 1921’de Ankara’ya geldi. Ancak Sakarya savaşına katılamadı. Ancak 3. Tümen birlikleri daha önce cepheye girmiş ve Sakarya Savaşlarında yer almıştı. 11. Kafkas Tümeni 12 Nisan 1922’de Kayseri’ye gönderildi. Oradan 11. Tümen, Batı Cephesi’ndeki muharebelere katılmak üzere savaş alanına gidecekti.

Karabekir, 26 Eylül 1921’de başlayan Kars Konferansı’na Türk tarafının baş delegesi olarak katıldı ve müzakereleri yürüttü. 26 Eylül 1921’de başlayan Kars Konferansı, 13 Ekim’de 20 maddelik bir antlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi. Mustafa Kemal Paşa’ya göre; Kars Antlaşması, Türkiye’nin doğuda yasal bir şekle sahip olan pratik durumu göz önüne alındığında, Sevr Antlaşması’nın uygulanmasının imkansız olduğunu gösteren olaylardan biriydi. Bu antlaşmadan sonra doğudaki kuvvetlerin çoğu Batı Cephesine transfer edildi. Atatürk’ün Meclis davul oturumunda ifade ettiği gibi, Kazım Karabekir Paşa’nın Milli Mücadele yıllarında yaptığı hizmetler tarihe geçecek kadar önemli ve takdire şayandı.

Karabekir, askeri harekâtlarla ilgilenirken bir yandan da kendi bölgesindeki çocuklara sahip çıkarak açtığı okullarda onları yetiştirip topluma kazandırdı. Onun himayesinde korunan çocukların sayısı yaklaşık altı bin çocuktur. Ancak bu çocuklardan sadece 4 bini iyi bir eğitim almış ve sanat okuyarak akrabalarının yanında çalışmaya başlamıştır. Karabekir, Sarıkamış’ta Kurtuluş Savaşı’na destek amacıyla Varlık gazetesini de çıkardı. Kültürel ve eğitimsel çalışmalara kişisel katılımı, toplumun gelişimine verdiği önemi göstermektedir. Açtığı bu okullarda yetişen insanlar Ankara’ya geldiklerinde başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere birçok askeri ve sivil şahsiyetin dikkatini çekti ve büyük itibar gördü.

25 Ağustos 1922’de Trabzon’a gelen Karabekir, 9 Ekim’de üç subay, öğretmen ve 55 çocuktan oluşan bir kafileyle Trabzon’dan ayrıldı ve 11 Ekim’de İnebolu’ya ulaştı.

15 Ekim 1922’de Ankara’ya gelen Karabekir, Mustafa Kemal, delegeler ve memurlar tarafından Ankara’dan arabayla bir iki saatte bir yerde karşılandı. Yanında getirdiği yetimlerin huzurunda sergilediği gösterilerden büyük keyif alan Mustafa Kemal Paşa, bu eseri için Karabekir’i takdir ve tebrik eder. Kazım Karabekir, daha sonra Edirne Milletvekili olarak TBMM çalışmalarına katıldı. Karabekir, I. TBMM’de zaman zaman ülke meselelerine ilişkin görüşlerini dile getirmeye başladı. Eğitim ve ekonomi ile ilgili düşüncelerini her yerde dile getirmeye çalıştığı görülmektedir. Ankara’ya geldikten sonra Mustafa Kemal Paşa ile Bursa’ya gelen Edirne Mebusu Karabekir, Doğu Cephesi Komutanı olarak görevinin sonunda 30 Ekim 1922’de kürsüye çıkarak Konferansa katılarak karşılama işareti yaptı. . delegeler için. Bu süreçte Karabekir, İstanbul hükümetinin ve sarayın milliyetçi harekete karşı tutumu nedeniyle Saltanatın kaldırılmasını savundu. 1 Kasım 1922’de TBMM’de yapılan hararetli tartışmaların ardından Karabekir’in imzaladığı önerge kabul edilerek saltanat düşürüldü. Bu arada Karabekir, 1 Nolu İnsan Hakları Savunma grubuna katılır. Bu arada Lozan Konferansı’na gönderilenler arasında Rauf Orbay, Fethi Bey, Yusuf Kemal Bey ve Ali Fuat Paşa ile birlikte Karabekir’in adı ilan edildi. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın onayı ile İsmet Paşa atandı.

10 Ocak 1923’te Meclis’e gelen muhalefet delegeleri, Kazım Karabekir’in Savunma Grubu Başkanlığı görevini kabul etmesini istedi. Karabekir, barışın sağlanamadığı bir dönemde komutanların siyasete girmesinin doğru olmadığını iddia ediyor. 14 Ocak 1923’te Kazım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa ile birlikte illeri ziyaret etmek üzere Ankara’dan yola çıktı. Eskişehir, Sapanca, İzmit, Hereke, Gebze, Bandırma, Bilecik, Bursa, Salihli, Turgutlu, Manisa, İzmir, Balıkesir ziyaret edildi, illerin son durumu yerinde görüldü, bu il ve ilçelerde röportajlar yapıldı ve geniş çapta çeşitli konuşmalar yapıldı. mevcut. Karabekir, 17 Şubat 1923’te açılan İzmir İktisat Kongresi’ne oybirliğiyle başkan seçildi.

I. TBMM’de delegeler Birinci Grup ve İkinci Grup olmak üzere iki gruba ayrıldı. Çoğu konsey; Anadolu ve Rumeli Hak Savunucularını devam ettiren ve Mustafa Kemal Paşa etrafında birleşen Birinci Grubun üyeleriydi. 1923 seçimlerine birinci ve ikinci gruplar katıldı.

23 Haziran 1923’te II. Dünya Savaşı çıktı. Dönem Milletvekili seçimlerini Anadolu ve Rumeli İnsan Hakları Savunucuları adayları büyük bir çoğunlukla kazandılar. 287 delege seçildi. 3 milletvekili dışında tüm vekiller I. Grup’a ait. İstanbul Milletvekili Kazım Karabekir seçildi. Ağustos başında Heyet Başkanının kim olacağı tartışılırken Kazım Karabekir’in yanı sıra Fevzi Paşa ve Fethi Bey’den de bahsedildi. Ancak Karabekir, Ordu Müfettişi tarafından onurlandırılacağını ifade ederek görevi kabul etmedi.

Mustafa Kemal Paşa, 9 Eylül 1923’te özdeş bir siyasi kadro, belirli bir siyasi programa bağlı, tüzük ve disiplin ilkelerine bağlı, düşündüğü yenilikleri uygulamak üzere Halk Fırkası’nı (HF) kurdu. Halk Partisi’nin programı dokuz ortak manifesto ile belirlendi. Halk Fırkası’nın adı 10 Kasım 1924’te Cumhuriyet Halk Partisi (CHF) olarak değiştirilmiştir.

1923 yılının sonlarına doğru Karabekir ile mevcut yönetim kadrosu arasındaki görüş ayrılıkları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Karabekir’e göre; Duygu birliği, ekonominin birliği, milletin çıkarlarının yapılacak işler ile birliği sarsılmamalıdır. Aslında Karabekir, ülkenin kalkınması gerektiğine, ülkenin kalkınması gerektiğine ve eğitim ve kültür alanında birçok yeniliğin olması gerektiğine de inanıyor. Ancak bunların nasıl uygulanacağı konusunda bir fark vardır, yöntem budur. Karabekir, bu süreçte yapılan yeniliklerin ani ve köklü bir değişiklikle değil, hukuka uygun olarak din ve vicdan özgürlüğünü sonuna kadar koruyarak yapılması gerektiğini savunuyor. zaman. Bütün bu yeniliklerin diğer komutanlarla istişare içinde, ayrıca Milli Mücadele sırasında ve kendisiyle istişare içinde yapılması gerektiğini her ortamda dile getirdi. . Zaferden sonra Karabekir ve arkadaşları, Mustafa Kemal Paşa’nın önemli konularda kendilerine danışmadan tek başına karar verme kararından rahatsız oldular ve herkesin katılabileceği bir hükümet istediler. Ancak Karabekir, önümüzdeki dönemde karar alma mekanizmasında yer bulamayacak ve 1924’te CHF’ye karşı oluşturulacak muhalefet partisine katılacak.

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildiğinde Kazım Karabekir Ankara dışındaydı. 2 Eylül’de Ankara’dan ayrılan Karabekir, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesinde birçok şehri ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Gittiği her yerde büyük bir özenle karşılandı. Cumhuriyet ilan edildiğinde Trabzon’da Karabekir. Aslında Karabekir Cumhuriyet fikrine karşı değildi ama karar alma sürecine de dahil değildi. Karabekir, Cumhuriyet’in iyi bir şey olduğunu çoğunluğa anlatmayı gerekli görmektedir. Karabekir, Cumhuriyetin aceleyle ilan edilmesini ve önemli Kurtuluş Savaşı komutanlarının yokluğunda alınan kararı, kendisinin ve arkadaşlarının Mustafa Kemal Paşa’nın cumhurbaşkanı olmasını engelleyebileceklerinden korkmasına bağladı.

Atatürk ise Nutuk’unda Cumhuriyet kararında oy ve onay almayanların bunu bir hoşnutsuzluk ve bölünme nedeni haline getirmesini eleştirmiş ve bu kişilerin Cumhuriyet konusunda karar verme yetkilerinin olmadığını belirtmiştir. .

Bu arada 21 Ekim 1923 tarihli kararname ile Karabekir, son askeri görevi olan ilk Ordu Müfettişliğine atandı. 21 Kasım 1923’te TBMM, aralarında Kazım Karabekir Paşa’nın da bulunduğu Birinci Dönem’in birçok üyesine İstiklal Madalyası verilmesini kabul etti. 10 Ocak 1924’te Karabekir, Başmüfettişlik Kanunu, Yüksek Dâhiliye Şurası ve Askeri Şura hakkında TBMM Genel Kurulu’na önergesini sundu. Parlamentoda mali, ekonomik ve eğitim uzmanı bulunmadığını, bu boşluğun orduya asker alınarak doldurulması gerektiğini, bireysel bir programın geçici olacağını ve aydınlar tarafından kabul edilemeyeceğini ayrıntılı olarak anlattı. O gün önerdiği Genel Müfettiş Yasası hükümet tarafından kabul edilmedi.

Hilafetin devamını savunan ve hilafetin Osmanlı ailesinden birinin sorumluluğunu üstlenmeye devam etmesi için Mustafa Kemal’e muhalefet eden Karabekir, krallığın kaldırılması ve HF’nin 9 hücresinin tespit edilmesi sürecinde. . ders. Atatürk ise Nutuk’ta HF’nin 9 ümidini kendisinin yarattığını iddia etmiş, Cumhuriyetin ilanı, hilafetin kaldırılması, medrese ve hanların kapatılması gibi konulara sırayla değinilmemiştir. kendi başına. gerici propagandayı önlemek için.

Aslında Kazım Karabekir ve arkadaşları ile Mustafa Kemal Paşa ve yeni çevresi arasında bazı entelektüel, ideolojik ve siyasi farklılıklar vardır. Karabekir, yenilenme ve modernleşme hareketlerini hedeflerken özgürlüklerin (basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, çok seslilik, kanunilik, istişare vb.) yenilik hareketlerine katılımının savunucusudur. Alternatif olarak Karabekir, toplumsal değişimin zaman içinde gerçekleştiğini düşündüğü için “muhafazakar” olarak da tanımlanabilir. Öte yandan Karabekir, İslam dininin yenilenme hareketlerine ve toplumun gelişmesine engel olduğu fikrine her ortamda katılmadığını, Atatürk ve bu görüşü savunanlarla çok tartıştığını ifade etti. zamana kadar. Bu nedenle onun modernleştirici düşüncesinde din (İslam) ile herhangi bir çatışmaya yer verilmemiştir. Ancak Karabekir, bağnazlığa yol açan dini yorumlara da karşıdır. Bu ve benzeri düşünce ve yöntem farklılıkları, onun, sonraki dönemde pek çok ıslahat hareketini gerçekleştirecek olan Halk Fırkası ve Mustafa Kemal Paşa ile birlikte hareket etmesini imkânsız kılmıştır. Cumhuriyetin ilanında ve hilafetin kaldırılmasında aktif olmamasına rağmen, bu iki devrimi ilk başta hoş karşılamamış ve bu tavrını günlüğünde ortaya koymuştur.   

Karabekir, 26 Ekim 1924’te 1. Ordu Müfettişliğinden istifa etti. Karabekir, yaptığı inceleme sonucu ve yaptığı savunmalardan dolayı hazırladığı bir raporun olmamasından üzüntü duyduğunu belirtti. Bir yıl içinde ordunun gelişmesi ve güçlendirilmesi için verilen Ordu Müfettişi dikkate alınmayarak, bakan yardımcısı olarak görevini vicdanıyla parıldayarak yapacağını söyledi. Atatürk, Karabekir ve birkaç paşanın ordudan istifasını kendisine karşı bir “Paşa komplosu” olarak görmüş ve bunu önlemek için önce Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın meclisten istifa etmesini istemiştir. Fevzi Paşa bunu hemen yaptı ve diğer komutan yardımcılarından ordudan istifa etmeleri istendi. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın bu isteğine karşı çıkanlar, siyasette çatışmaların yanı sıra siyasi çatışmaların da çoğunlukla askerler arasında yaşandığını göstermektedir. Atatürk, Karabekir’in kritik bir zamanda ordusunun başından ayrılmasını anarşi örneği olarak eleştirmiş ve askerlerle yapamadığı şeyleri yapmak istemesini tuhaf bulmuştur. Olağanüstü Genel Kurul’da hazırladığı rapor ve kanun teklifleri. Mevcut yönetimle ilişkilerin kopmasına neden olan gelişmenin, Karabekir’in 1924 yılında ordu müfettişi olarak hazırladığı raporların değerlendirilmemesi ve kişisel mektubunun açılması olduğu söylenebilir. Bu arada İzmir ve İstanbul’a birlikte gelen Karabekir, Cebesoy, Orbay, Bele ve diğer bazı milletvekilleri, meclisten istifa etmenin yanlış olacağını, yapılan reformlara karşı olmasalar da yapmamaları gerektiğini söylediler. bir grup veya kişiye atfedilen ve kamuoyuna açıklanması gereken, cumhuriyetin bir grup veya bireyin egemenliğine girmesini önlemek için çalışmaya ve bunun için birlikte çalışmaya karar vermiştir.

Yeni parti kurma tartışmaları sürerken, TBMM Genel Kurulu’nda Mübadele ve İskan Bakanı’na ilişkin güvensizlik sorunu görüşüldü. Bu güvensizlik sorusuna karşı oy kullanan 11 delege HF’den istifa etti. Bu istifaların ardından HF acilen aradı ve amaçlarının iktidar için rekabet etmek olduğunu iddia ederek samimi istifaları algılamadı. Bu istifaların ardından başta Karabekir ve Cebesoy olmak üzere 13 milletvekili daha istifa etti. CHF’den ayrılan muhalefet delegeleri, 17 Kasım 1924’te İçişleri Bakanlığı’na Radikal Cumhuriyet Fırkası’nın (TCF) kurulması için bir dilekçe verdiler. Böylece Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisi oldu. Barış kuruldu. 7 Aralık 1924’te Kazım Karabekir oybirliğiyle Cumhurbaşkanı olarak atandı. İkinci Cumhurbaşkanı Rauf Bey, üçüncü Cumhurbaşkanı Adnan Bey oldu.

TCF İstanbul İl Kongresi 14 Mayıs 1925’te yapıldı. Bu, TCF’nin bir muhalefet partisi olarak kapatılmadan önceki son büyük siyasi faaliyetiydi. Bu kongreden iki hafta sonra Şeyh Said İsyanı’nı bastırmak için kurulan Doğu Müstakil Mahkeme, TCF’nin kendi bölgesindeki tüm şubelerini kapatmış ve bununla ilgili olarak 3 Haziran 1925’te TTK’nın kararıyla parti resmen kapatılmıştır. Bakanlar Kurulu, Takrir-i Sükûn Kanunu hükümlerine göre görevlendirilir. Partinin kapatılması kararında, 6. madde kapsamında dinin siyasi bir araç olarak kullanıldığı, gerici çevreleri teşvik eden ve rejimi tehdit ettiği belirtilirken, bunun da izinsiz olacağı vurgulandı. Bu nedenlerle partiyi kapatmaya karar verdiler.

Bu arada 25 Şubat 1925’te TBMM Genel Kurulu’nda 1925 tarihli Umumi Heyet Kanun Tasarısı ve Maarif Vekaleti Bütçesi görüşülürken Karabekir bütçeyi eleştirdi. konuşmasında yaklaşık iki saat eğitim verdi. Eleştirilerinde ağırlıklı olarak eğitim hayatını üçe ayırmakta ve bu dönemlerdeki eğitim hayatını ve eğitime ayrılan bütçeyi ayrıntılı olarak açıklamaktadır; Kişiliğe, yeme içmeye odaklandı, Avrupa’ya öğrenci gönderdi. Halkı eğitmeye ve vatanı savunmaya hiçbir şeyin gençlik kadar önem vermediğini vurguladı.

Şeyh Said ayaklanmasının patlak vermesinin ardından 4 Mart 1925’te Meclis’te Takriri Sukun Yasası taslağı müzakere edildi. Karabekir ve TCF üyeleri yasaya karşı çıkarak, İhanet Yasası’nda yapılan değişikliklerin ve Sıkıyönetim kararının ayaklanmayı bastırmaya yeterli olduğunu söylediler. Aynı gün İsmet Paşa hükümeti lehine yapılan güven oylamasında Kazım Karabekir Paşa ve Ali Fuat Paşa ret oyu kullandı.

1926 bütçe görüşmeleri sırasında, TCF’nin eski üyeleri bütçeyi kırmızı (red) oyu kullandı. 17 Şubat 1926’da TBMM’de kabul edilen Medeni Kanun’un son oylamasında, eski TCF üyeleri kanunun kabul edilmesi yönünde oy kullandı.

1926 yılında Kazım Karabekir, mevcut yönetimle II. Görev süresi sona erdikten sonra nelerle karşılaşabileceğine dair ipuçları verecek bir olayla karşılaşmıştır. İzmir’de bazı kişiler Atatürk’e suikast yapmayı planladı ve suçlu yakalandı. Bu suikasttan yargılanan eski komutanlar, kendisiyle aynı fikirde olmasalar da onun varlığını ortadan kaldırma girişimine katılmayacaklarını anılarında belirtmişlerdir. Atatürk birçok konuda 22 Haziran 1926’da Ankara’daki Jandarma Komutanı, İzmir’de Atatürk’e suikast düzenleme bahanesiyle Karabekir’in evine gelerek Karabekir’i Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü. Karabekir 26 Haziran’da İzmir’e getirildi. 11 Temmuz 1926’da savcı İzmir’deki mahkemede iddianamesini okudu. Savcı, Karabekir’in ve diğer paşaların ve Rauf Bey’in suikastını bildikleri için beraat etmelerini istedi, ancak aynı fikirde değillerdi. Mahkeme heyeti sanıklardan ertesi gün için savunmalarını hazırlamalarını istedi ve 12 Temmuz 1926’da başlayan savunmada Karabekir savunma yapmayacağını açıkladı. Ertesi gün beraat ettikten sonra Karabekir serbest bırakıldı. Karabekir’in yanı sıra birçok komutan beraat etti, ancak birçok eski TCF ve İtihat ve Terakki üyesi idama mahkum edildi.

Karabekir II. TBMM’nin 1 Kasım’daki 3. oturumu için Milletvekilliği görevlerine ilişkin atamalar yapıldı. Dönemin başlamasıyla sona erdi. 5 Aralık 1927’de askerliğini sonlandırdı ve 45 yaşında Ferik/Korgeneral olarak emekli oldu.

Karabekir, zorunlu emekliliğin bir sonraki aşamasında İstanbul Erenköy’deki evinde sıkıntılı bir hayat geçirdi. 1938 yılı sonuna kadar biraz münzevi bir hayat yaşayan Karabekir, anılarını kaleme almış, ailesiyle vakit geçirmiş, zaman zaman siyasi ve sosyal etkinliklere katılmıştır. Ancak yazdıkları ve söyledikleri merkezi yönetimi rahatsız ettiği için zaman zaman güvenlik güçleri tarafından izlendi.

Karabekir de bu dönemde siyasete girmek için çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Türk Parlamentosu IV. 25 Nisan 1931’de yapılan Erken Milletvekili Genel Seçimlerinde görev süresi için İstanbul’dan adaylığını sundu, ancak seçilemedi.

1933, Kazım Karabekir’in hayatında birçok zorluk ve önemli olayla karşılaştığı bir yıl oldu. 1933 yılında Milli Mücadele ile ilgili anılarını basında tartıştıktan sonra basmaya ve yayınlamaya karar veren Karabekir, “Savaş Prensipleri” adlı kitabının yayınlanması için Sinan Matbaa ile anlaştı. Ancak kitap basıldığı sırada 27-28 Mayıs 1933 gecesi güvenlik güçleri tarafından matbaa basılmış, 3.000 kitaba el konulmuş ve yakılmıştır. Bu arada 5 nüsha olduğu öğrenildiğinde Karabekir’in evinde bulunan imha edilen “Kurtuluş Savaşımızın Esasları” adlı kitaptan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Karabekir’in Erenköy’deki evine 4 Haziran 1933 Pazar sabahı baskın düzenledi. 4 saatte arama yapıldı, 44 eser ve diğer belgeler çuvallar halinde 95 dosyada toplanmıştır.Bu baskın sırasında elde edilen belgelerin bir kısmı 16 Temmuz’da, bir kısmı eksiklerle 6 Şubat 1934’te Karabekir’e iade edilmiştir.

1930’larda Atatürk ile Karabekir’in buluşması için çeşitli girişimlerde bulunuldu. 1934 yılında Cebesoy’un çabalarıyla Karabekir’i Atatürk’le buluşturmak için girişimlerde bulunuldu, ancak başarılı olunamadı. Karabekir’in Eylül 1936’da Cebesoy’un girişimiyle toplanan 3. Diller Kongresi’ne davetiyle başlayan süreçte Atatürk’le tanışmak istendi. Ancak Karabekir’in kongreye katılmasına rağmen çeşitli nedenlerle Atatürk’le görüşme gerçekleşememiştir.

Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de ölümü ve yerine İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesi Karabekir’in hayatında önemli değişikliklere neden oldu. Çünkü Cumhurbaşkanı seçilen İnönü, önceki yıllarda çeşitli nedenlerle dışlanan, ülke yönetimine girmesi engellenen Milli Mücadele’nin eski liderlerini ve muhalefete mensup kişileri siyasete dahil etmek istedi. . . Karabekir İnönü’nün aralarındaki ihtilafı ortadan kaldırarak ülkenin iyiliği için birlikte çalışmalarını önerdiğini söyledi.

Bu yeni dönemde, İstanbul Milletvekili Halil Ethem Eldem’in ölümüyle boşalan meclis koltuğuna 31 Aralık 1938’de yapılan ara seçimde CHP’den nazır vekilliğe seçilen Karabekir, Genel Kurul’a döndü. Türk Parlamentosu. 4 Ocak 1939, görevi kabul etti. Bu arada, aynı yıl 26 Mart’ta TBMM’nin altıncı oturumu yapıldı. Karabekir, milletvekili seçimlerinde (2 derece) ve Meclis’e CHP İstanbul Milletvekili seçildi. Karabekir, 4 Nisan 1939’daki CHP Grup Toplantısı’nda Atatürk ve CHP hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Karabekir, bu toplantıda, CHP Grubu delegelerinin hepsinin samimi olmadığını, bir kısmının hırsızlık yaptığını ve aralarını bozmaya çalıştıklarını söyledi. önce Atatürk’le, şimdi de İnönü’yle, vatan hizmetlerinden yoksun oldukları için, Atatürk’e herkesten daha sadık, sonsuz saygı ve sevgiyle. Onu gücendirmeyi düşünmediğini, sadece bazı gerçekleri ortaya çıkarmak istediğini söyledi, 1939).

Bakan Yardımcısı İstanbul Karabekir, 22 Mayıs 1939’da yaptığı 1939 Genel Bütçe konuşmasında, hükümetin izlediği denk bütçe politikasını övdü, ancak dolaysız vergilerin düşürülmesini ve toplanan vergilerin düşürülmesini istedi. insanlara hizmet etmek için daha etkin bir şekilde harcanabilir. Karabekir konuşmasında tutumluluk konusuna, devlet fabrikalarının lüks mallara kıyasla halkın ihtiyaç duyduğu malları üretme eğilimine, askeri personel ekibinin Anadolu’dan askerler ve eğitimli-aydın insanlarla halkla bütünleşmesine değindi. , köy ve köy uygulamalı eğitimden başlayarak gelişmeye başlayan gençlerin ahlaki konuları. hesap verebilirlik, bakanlıklar arasında daha yakın işbirliği, denetim ve kamu kurumlarının önemi.

18 Ocak 1940’ta Vatan Savunma Kanunu’nun müzakereleri sırasında halka açılan Karabekir, sadece cephenin değil cephe gerisinin de, özellikle köylülerin üretiminin dikkate alınması gerektiğini belirtti. savaşta sayılır. 17 Nisan 1940 tarihinde çıkarılan Köy Enstitüleri Kanunu hakkında görüş bildiren ve konuyla ilgili görüşlerini bildiren Karabekir, kanuna desteğini dile getirdi.

28 Şubat 1943’te milletvekilliği seçimleri yapıldı ve TBMM 7. Genel Kurulu yapıldı. Görev süresine başlamıştır. Bu seçimde CHP’den İstanbul Bakan Yardımcılığına da Kazım Karabekir seçildi. 24 Mayıs 1943 tarihli 1943 Mali Yılı Bütçe Tasarısı görüşmelerine katılan Karabekir, ülkedeki durum ve savaş sonrası olası gelişmeler hakkında düşüncelerini dile getirme fırsatı bulmuştur. 26 Mayıs 1943’te TBMM Genel Kurulu’nda Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken halka arz edilen Karabekir, Anadolu’da, halkta üniversitelerin kurulması ve aydınların aydınlanma ihtiyacından söz etti. insanlar arasında olmak. 20 Aralık 1945’te TBMM’de Dışişleri Bakanlığı bütçe görüşmeleri yapılırken kamuoyuna duyurulan Karabekir, Savaş sırasında Doğu Anadolu’da yaşananları anlattı. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı, anlaşmalara varıldı, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki ilişkiler, Sovyetler Birliği ile ilişkilerin gergin olduğu bir ortamda. Bu dönemde Sovyetler Birliği’nin Türkiye üzerindeki toprak iddiaları ve boğazdaki bazı haklar Türkiye’nin en çok üzerinde durduğu konu olmuştur. Kurtuluş Savaşı sırasında Doğu Cephesinde Rus Bolşevikleriyle yakın temasta bulunan ve birçok yeri Ermenilerden geri alan Karabekir, açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı. Türkiye Millet Meclisi’nde kendisi: “Boğazlar; Bu gerçekten insanımızın boğazıdır. Biz ona saldırmıyoruz. Ama şunu da bilmeli; Kars Yaylası milletimizin bel kemiğidir. Eğer onu kırarsak, yine mahvoluruz.”

1945 yılında II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçmek için farklı siyasi partiler kurulmaya başlandı. Bu partilerden biri de 7 Ocak 1946’da kurulan Demokrat Parti’dir (DP). DP’nin kurulmasının hemen ardından 21 Temmuz 1946’da Erken Genel Seçimler yapıldı. İlk kez CHP dışındaki partiler katıldı. seçimlerde. Bu seçim ilk tek düzeyli seçim olma özelliğini taşıyor. DP’nin ülke genelinde tam anlamıyla yapılamadan erkenden yapılan bu seçimde İstanbul’dan CHP Milletvekili Karabekir seçilmiş ve bu seçimin bütünlük içinde yapılmadığı için gölgeli olduğu yaygın bir şekilde dile getirilmişti. DP’liler, CHP’nin İstanbul’dan seçtiği Karabekir’in ve diğer İstanbul milletvekillerinin hileyle seçildiği gerekçesiyle protesto gösterileri düzenledi.

1946 seçimlerinden sonra CHP, TBMM’de çoğunluğu elde ederek, TBMM Genel Kurulu Başkanlığı görevine İstanbul Karabekir Milletvekili’ni aday gösterdi. 5 Ağustos 1946’da yapılan seçimlerde Karabekir 379 oyla TBMM Başkanlığı’na seçildi. 1 Kasım 1946’da yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte, Anayasa’nın ilgili hükmü uyarınca yeniden TBMM Genel Kurulu Başkanlığı seçimi yapılmış ve 317 oyu alan Karabekir, katılımcılar. Yapılan oylamada, TBMM Genel Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçildi. Ertesi yıl, 1 Kasım 1947’de, yeni yasama yılının başlaması nedeniyle, Karabekir, kullanılan 324 oyundan 322’sini alarak yeniden TBMM Genel Kurulu Başkanlığına seçildi. Karabekir, TBMM Genel Kurulu Başkanı olduğu dönemde çeşitli askeri ve sivil okulların kuruluş yıl dönümü ve diplomalarının verilmesi gibi törenlere ve yaptığı konuşmalara katıldı. , vatan ve millet sevgisini, milli dayanışmayı vurguladı. ve zengin ve güçlü bir ulusun kurulması.

TBMM Genel Kurulu Başkanı Kazım Karabekir, 26 Ocak 1948 Pazartesi günü Ankara-Kocatepe’deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. 7 Temmuz 1924’te İzmir’de İclâl Hanım ile evlenen Karabekir’in ölümü üzerine üç kızı oldu. Kazım Karabekir, 28 Ocak 1948’de Ankara’da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Hasan Saka ile üst düzey askeri ve sivil yetkililerin katılımıyla resmi olarak defnedildi. Tabutu Ermenilerden vasiyeti üzerine getirilirken, Kars kalesine asılan Türk bayrağına sarındı. Cenaze namazı Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki tarafından Hacıbayram Camii’nde kılındı. Karabekir’in cenazesi daha sonra Ankara’daki Cebeci Askeri Mezarlığı’na defnedildi. Kazım Karabekir’in naaşı, burada eşi tarafından yaptırılan Makammezar’da 40 yıl kaldıktan sonra 30 Ağustos 1988’de Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Devlet Mezarlığı’na nakledildi.

Kazım Karabekir, birçok askeri başarıları ve genel olarak iniş çıkışları bakımından modern, bağımsız ve milliyetçi bir yeni Türk Devleti’nin kurulmasına büyük katkılarda bulunmuştur. Yüzyılın ilk yarısında ülkeye hizmet etmiş önemli asker/politikacılardan biri olarak tarih sahnesinde yer almıştır.

Muhammed ERAT

SUNUCU

ATATÜRK, Mustafa Kemal,Belirtilmiş, I-III, Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Ankara 1987.

CEBESOY, Ali Fuat,Siyasi Anma, İstanbul, 1957.

ÇİFTÇİLER, Ali,Kazım Karabekir’in siyasi hayatı, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı AÜ YSK, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara 2005.

Cumhuriyet Arşivleri Devlet Arşivleri Başkanı.

Osmanlı Arşivleri Devlet Arşivleri Başkanı.

ERAT, Muhammet, “Kazım Karabekir Paşa Çanakkale Savaşında”,Çanakkale Muharebeleri, Komuta ve Strateji Yönetimi, Ed. L. Erdemir, K. Solak, Ankara 2015, s.259-273.

ERAT, Muhammet, “Kazım Karabekir’in Balkan Savaşlarındaki Faaliyetleri”,Uluslararası Balkan Tarihi ve Kültürü Sempozyumu (6-8 Ekim 2016- Çanakkale), Bildiriler, Cilt II, Ed. Aşkın Koyuncu, Çanakkale 2017, s.189-198.

ERAT, Muhammet, “Milli Mücadelede Kazım Karabekir Paşa”,Türkçe, Cilt 15, Ankara 2002, s.986-999.

ERAT, Muhammed,Kazım Karabekir Paşa’nın milli mücadeledeki faaliyetleri (1919-1922), İÜ YSK Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 2001.

ERAT, Muhammed,Milli mücadelenin tarihi, Model Akademi, İstanbul 2016.

İNÖNÜ, İsmet,hafıza, Ok. Onur. S. Selek, Bilgi Yayınevi, İstanbul 2006.

KANDEMİR, Feridun,Hatıraları ve söyleyemedikleriyle Rauf Orbay, 1965 yılında İstanbul.

KARABEKİR, Kazım,Günlük (1906-1948), Cilt I-II, Haziran. Yücel Demirel, YKY, İstanbul 2009.

KARABEKİR, Kazım,Sevgili, Haziran. Faruk Özerengin, İstanbul 1995.

KARABEKİR, Kazım,Bağımsızlık Savaşımız, Merk Yayınevi, İstanbul 1988.

KARABEKİR, Kazım,Kurtuluş Savaşımızın Temelleri, Haziran. F. Özerengin, İstanbul 1995.

Kazım Karabekir .’in Özel Arşivi.

KIRZİOĞLU, M. Fahrettin,Kazım Karabekir, Ankara 1991.

KÖSTÜKLÜ, Nuri,Kazım Karabekir ve Eğitim, Konya 2001.

ÖZÇELİK, Ayfer,Ali Fuat Cebesoy, Ankara 1993.

Kamu Kayıtları Ofisi.

SELVI, Haluk,Erzurum milli mücadelede (1918-1923), Ankara 2000.

SÜSLÜ, Azmi, BALCIOĞLU, Mustafa,Atatürk’ün Silah Arkadaşları Onur Üyesi-Atatürk. Araştırma Merkezi, Ankara 1999.

TAKIRAN, Cemalettin,Milli Mücadelede Kazım Karabekir Paşa, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 1999.

Meclis Tutanakları.

TUĞAÇ, Hüsamettin,Türk Kurtuluş Savaşı, Doğu Cephesi, 1919-1922, III, Ankara 1965.

YILMAZ, İskender,Gümrü Antlaşması, Ankara 2001.

YİĞİT, Büşra,I ve II. Kazım Karabekir ve 3. dönem Meclis’teki faaliyetleri, Manisa Üniversitesi Celal Bayar, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Fakültesi, Türkiye Cumhuriyeti Tarih Fakültesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Manisa 2018.


Hakkında video eğitimleri kazım karabekir in hayatı

keywords:

keywords:

keywords: #chiasẻ, #điệnthoạicómáyảnh, #điệnthoạiquayvideo, #miễnphí, #tảilên

— Musa Kâzım Karabekir, doğum adı Musa Kâzım Zeyrek, Türk asker ve siyasetçi. “Alçıtepe Kahramanı” namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi’nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi. 

Doğum tarihi: 23 Temmuz 1882, Kocamustafapaşa, İstanbul

Ölüm tarihi ve yeri: 26 Ocak 1948, Ankara

Partisi: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası

Defnedildiği yer: Devlet Mezarlığı, Ankara

Çocukları: Timsal Karabekir, Emel Karabekir, Hayat Karabekir

En popüler ” 5 yayınımız “

✓ Nazım Hikmet Ran Kimdir ?

-https://youtu.be/hGJoHqECkPo

✓ Fatih Sultan Mehmet Kimdir ?

-https://youtu.be/MM3OFVVSRTo

✓ Mevlana Celaleddin Rumi Kimdir ?

-https://youtu.be/he6R3ZFLJlI

✓ Muhammed Ali Kimdir ?

-https://youtu.be/Aok4lP0A3RM

✓ Mustafa Kemal Atatürk Kimdir ?

-https://youtu.be/cmMlVZ3SEBY

— keyifle sonuna kadar izleyeceğinizi umuyoruz.

— Videoyu beğenmeyi ve kıymetli düşüncelerinizi bizlere yorumlar bölümünden yazmayı lütfen unutmayın.

— İyi seyirleeeeeer 🙂

— Gelişmelerden haberdar olmak için “Abone” olmayı unutmayınız 🙂

Kaynak : ✍️😌❤️👇

-https://www.biyografya.com/biyografi/6274

————————————————————–

-https://youtu.be/UEr2k5H1q1Y

-https://youtu.be/A5n5ps9GaMs

-https://youtu.be/FehhRWlBExI

-https://youtu.be/CYLchwUHJAs

Music:

-https://danosongs.com/

#kazımkarabekirkimdir #biyografi

keywords: #arnavutluk, #kırgız, #7.gün, #sondakika, #ipekyolu, #rehberi, #şehir, #türkiye, #insan, #kanal7, #azerbaycan, #kazımkarabekir, #mhp, #haber, #gagavuztürkleri, #tgrt, #paşa, #cine5, #7.gun, #türksoy, #türk, #sehir, #bekır, #cecen, #türkdünyası, #seyfullahtürksoy, #karabekir, #seyfullah, #soykırımı, #wediacorp, #facebook, #özbek, #dunyası, #twitter, #akp, #news, #çeçenistan, #atatürk, #türkcumhuriyetleri, #başbakan, #turkiye, #kazım, #kazim, #turksoy, #ve, #turksoyla, #gagauz, #turk, #ihh, #mp3, #chp, #yt:stretch=16:9, #kara, #timsal, #kadirov, #ipekyolukervanı, #türksoylaipekyolu

-http://www.turksoylaipekyolu.com

-http://www.ipekyoludergisi.com

Gazeteci Yazar – TV Programcısı – İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı

Gagauzya Özerk Cumhuriyeti Temsilcisi – İpekyolu Dergisi İmtiyaz Sahibi

Seyfullah Türksoy hazırlayıp sunduğu Türksoy’la İpekyolu, İpekyolu Kervanı ve Türk Dünyasına Yolculuk programları ile Türk Cumhuriyetlerini, Asya’yı, Avrupa’yı gezerek, birbirinden güzel görüntüleri evinize taşıyor.

-https://ipekyoludergisi.com

-https://twitter.com/seyfulahturksoy

See more articles in category: faqs

Maybe you are interested

Sale off:

Best post:

Categories