En iyi 19 peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir

Aşağıda konuyla ilgili en iyi bilgiler ve bilgiler yer almaktadır peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir Ekibin nuthuy.com kendisi tarafından derlenmiş ve sentezlenmiştir gibi diğer ilgili konularla birlikte: Hz muhammed neden oldu, Hz Muhammed doğum ve ölüm tarihi, Peygamberimiz nerede vefat etti, 25 peygamberin doğum ve ölüm tarihleri, Hz Muhammed doğum tarihi, Hz Muhammed kaç yaşında vefat etti, peygamber efendimiz nerede doğdu, nerede vefat etti, Peygamber Efendimiz neden 63 yaşında vefat etti.

peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir

Anahtar kelime için resim: peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir

Hakkında en popüler makaleler peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir

Peygamber Efendimizin Vefatı – İslam ve İhsan

  • Yazar: www.islamveihsan.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (38733 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamber Efendimizin Vefatı – İslam ve İhsan Allah’ın son elçisi: Hz. Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- 13 gün kadar süren bir hastalığın ardından 8 Haziran 632’de (Hicrî 11, Rabîulevvel 12) Pazartesi …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Allah razi olsun bu konuyu çok güzel hazirlamışsınız kendimi peygamber efendimizin vefat anında yaninda hisetmeme vesile olduğunuz için teşekkürler.

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamberimiz Hz. Muhammed ne zaman vefat etti? Hazreti …

  • Yazar: www.turkgun.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (37072 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamberimiz Hz. Muhammed ne zaman vefat etti? Hazreti … HZ. MUHAMMED HANGİ TARİHTE VEFAT ETMİŞTİR? … Hz. Muhammed, 8 Haziran 632 tarihinde vefat etmiştir. Peygamberimizin ölüm sebebine dair birçok …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Müslümanların son peygamberi Hz. Muhammed 8 Haziran 632 tarihinde vefat etmiştir. Ölüm yıldönümünde müslümanlarda hüzün hakim ve dualarla onu anıyorlar. Hz. Muhammed ne zaman vefat etti, neden vefat etti? ölüm yıldön&uum…

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamberimizin (s.a.v.) kaç yaşında, nerede ve hangi tarihte …

  • Yazar: www.evvelcevap.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (12230 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamberimizin (s.a.v.) kaç yaşında, nerede ve hangi tarihte … Soru: Peygamberimizin (s.a.v.) kaç yaşında, nerede ve hangi tarihte vefat ettiğini araştırıp öğreniniz. Cevap: Medine’de 632 yılında 63 yaşında vefat etmiştir.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Peygamberimizin (s.a.v.) kaç yaşında, nerede ve hangi tarihte vefat ettiğini araştırıp öğreniniz. Cevapları Tutku Yayınları’na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

  • Kaynaktan alıntı:

Hz. Muhammed ne zaman vefat etti? Peygamber Efendimiz …

  • Yazar: www.mynet.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (6358 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Hz. Muhammed ne zaman vefat etti? Peygamber Efendimiz … 8 Haziran 632 tarihinde vefat eden Peygamberimizin ölüm nedenine dair birçok farklı görüş bulunmaktadır. Necip Fazıl Kısakürek’in kaleme almış …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed ne zaman vefat etti ve neden vefat etti gibi sorular müslümanlar tarafından en çok araştırılan konular arasında. Mekke’de dünyaya gelen Hz. Muhammed, küçük yaşlarda iken önce babasını ardından annesini kaybetmiştir. Peki Hz. Muhammed ne zaman vefat etti?

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamber efendimiz hangi gün vefat etti

  • Yazar: wb.ceretti.es

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (3761 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamber efendimiz hangi gün vefat etti v) doğduğu dünyaya teşrif ettiği yer: mekke- i mükerreme peygamberimiz, hicretin 11. fâtıma’ ya neler söylemiştir? v) doğum tarihi. peygamberimizin soyu ( …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: cevap: peygamber efendimiz hangi gün vefat etti 13 rebiülevvel 11 ( 8 haziran 632 pazartesi günü ). artık nefes alıp vermekte güçlük çekiyordu. milâdî 632 8 haziran günü medine- i münevvere’ de vefat etti. peygamber efendimiz hz. ebedi âleme göç etmek üzereyken müslümanları namaza devam konusun…

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamberimiz kaç yaşında nerede vefat etti – Eğitim Sistem

  • Yazar: www.egitimsistem.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (16900 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamberimiz kaç yaşında nerede vefat etti – Eğitim Sistem Peygamberimizin (s.a.v.) kaç yaşında, nerede ve hangi tarihte vefat ettiği konusunda sizlere kısa bilgiler vereceğiz. … Peygamber Efendimiz Hz.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 8 Haziran 632 tarihinde Suudi Arabistan’ın ilçesi Medine’de vefat etmiştir. 63 yaşında vefat etmiştir.

  • Kaynaktan alıntı:

8 Haziran Peygamberimizin vefatı – Veda Hutbesi metni – Vatan

  • Yazar: www.gazetevatan.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (6138 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler 8 Haziran Peygamberimizin vefatı – Veda Hutbesi metni – Vatan Miladi takvime göre 8 Haziran Hz. Muhammed (S.A.V)’in ölüm yıldönümü. Peygamber Efendimiz (S.A.V) hicri takvime göre 12 Rebiu’levvel …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: 8 HAZİRAN PEYGAMBERİMİZİN VEFATI

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamberimiz (sav)’in vefat edeceği gün neler olmuştur?

  • Yazar: sorularlaislamiyet.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (29358 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamberimiz (sav)’in vefat edeceği gün neler olmuştur? Tarih: Hicretin 11. senesi, Rebiülevvel ayının on ikisi, Pazartesi günü. Milâdî 8 Haziran 632. Dipnotlar: 1. Sîre, 4:302; Müsned, 3:196. 2.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: “Kızım! Sakın ağlama! Ben vefat ettiğim zaman ‘İnnâ lillahi ve innâ ileyhi Raciûn’ de.”7

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamber efendimiz hangi tarihte vefat etmiştir – Edificio …

  • Yazar: edificiocervantes.es

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (12900 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamber efendimiz hangi tarihte vefat etmiştir – Edificio … Peygamber efendimiz hangi tarihte vefat etmiştir. Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e (S.A.V.)Peygamberler Tarihi. Viranşehir Haberleri Son Dakika …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin:
    Cloudflare Ray ID: 7068475078552332

    Your IP: 116.101.141.125

    Performance & security by Cloudflare

  • Kaynaktan alıntı:

Çocukları | Son Peygamber Çocuk Sayfası

  • Yazar: www.sonpeygambercocuk.info

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (37480 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Çocukları | Son Peygamber Çocuk Sayfası Zeynep, hicretin sekizinci senesinde Medine’de vefat etti. Vefatında otuz yaşında bulunuyordu. RUKİYYE. Peygamberimizin ikinci kızıdır. Doğduğunda Peygamberimiz …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin:
    Mahir İz Cad. No: 26 Kat: 3
    Altunizade – Üsküdar – İstanbul
    0216 310 30 39
    0216 310 10 92
    [email protected]

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir – Sborsasi.gen.tr

  • Yazar: sborsasi.gen.tr

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (36328 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir – Sborsasi.gen.tr Muhammed Hangi Tarihte Vefat Etmiştir? Hz. Muhammed, 8 Haziran 632 tarihinde vefat etmiştir. Peygamberimizin ölüm sebebine dair birçok farklı görüş …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Muhammed Hangi Tarihte Vefat Etmiştir? Hz. Muhammed, 8 Haziran 632 tarihinde vefat etmiştir. Peygamberimizin ölüm sebebine dair birçok farklı görüş vardır.21 May 2021

  • Kaynaktan alıntı:

Top 19 hazreti muhammed kaç yaşında vefat etti hay nhất 2022

  • Yazar: phohen.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (31011 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Top 19 hazreti muhammed kaç yaşında vefat etti hay nhất 2022 Tóm tắt: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) kaç … Hangi tarihte nereye hicret etti?

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Khớp với kết quả tìm kiếm: 15.12.2021 · Muhammed ilk çocuğuna Kasım adını verdi, fakat Kasım henüz 2 yaşındayken Mekke’de vefat etti. Hz. Muhammed’in ilk doğan ve ilk vefat eden çocuğu Kasım’dı. Hz. Muhammed 30 yaşındayken Zeynep dünyaya geldi, Zeynep vefat ettiğinde 4 yaşındaydı. Peygamber efendim…

  • Kaynaktan alıntı:

peygamberimiz kaç yaşında nerede ve hangi tarihte vefat …

  • Yazar: bilgi90.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (18890 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler peygamberimiz kaç yaşında nerede ve hangi tarihte vefat … Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 8 Haziran 632 tarihinde Suudi Arabistan’ın ilçesi Medine’de vefat etmiştir. 63 yaşında vefat etmiştir. Peygamber …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: 20 Nisan 571,
    Miladi Takvime göre,Fahr-î Kâinat Efendimiz’in (s.a.v) Dünya’yı şereflendirdiği gün. Peygamber Efendimiz hakkında pek çok şey biliriz bilmesine de, bilmediklerimiz bildiklerimizden çok çok fazladır.
    Bilgilerimizin çoğu da “kulaktan dolma”dır.
    Belki çok önemli değil ama
    Meselâ,P…

  • Kaynaktan alıntı:

Hazreti Muhammed’in doğum günü bugüne kadar yanlış mı …

  • Yazar: odatv4.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (9061 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Hazreti Muhammed’in doğum günü bugüne kadar yanlış mı … Yukardaki kaynaklarda görüldüğü gibi Hz. Peygamberin hangi ayda ve günde … 571 (9 Rebiyülevvel) tarihini tespit etmiş, Muhammed Hamidullah ise Cahiliyye …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Hamidullah, Hz. peygamberin doğum tarihini 17 Haziran 569 olarak hesaplamıştır.  Hz. Muhammed’in doğum tarihini belirlemeye çalışan Mısırlı astronomi Mahmut Felekî, Peygamberin oğlu İbrahim’in vefat ettiği günü meydana gelen güneş tutulmasından hareketle 20 Nisan 571 (9 Rebiyülevvel) tarihini tespit…

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamber Efendimiz Kaç Yaşında Vefat Etti ? | Mir Haber

  • Yazar: www.mirhaber.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (23987 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamber Efendimiz Kaç Yaşında Vefat Etti ? | Mir Haber 63 yas ! Peygamber Efendimiz (sav) miladi 571 yılında doğdu ve 632 tarihinde vefat etti. Bu noktadan hesap edildiği zaman, 61 yaş Mumsema …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: 20 Nisan 571,
    Miladi Takvime göre,Fahr-î Kâinat Efendimiz’in (s.a.v) Dünya’yı şereflendirdiği gün. Peygamber Efendimiz hakkında pek çok şey biliriz bilmesine de, bilmediklerimiz bildiklerimizden çok çok fazladır.
    Bilgilerimizin çoğu da “kulaktan dolma”dır.
    Belki çok önemli değil ama
    Mese…

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamber Efendimiz Ne Zaman Öldü? – Sanatlı Bi Blog

  • Yazar: sanatlibiblog.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (10377 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamber Efendimiz Ne Zaman Öldü? – Sanatlı Bi Blog Hz Muhammed Mustafa kaç yaşında vefat etti? Muhammed Hangi Tarihte Vefat Etmiştir? Hz.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Hz. Peygamber (s.a.v.) pazartesi vefat etti ve – Yakup, Said bin Mansur, İbn Huzeyme, Vakedi, Ahmed bin Hanbel, İbn ebi’d-dünya ve benzeri bazı alimlere göre Salı günü gece yarısına doğru gömüldü. Yani pazartesi vefat etti, Salı gecesi gömüldü.

  • Kaynaktan alıntı:

hz. peygamber’in (sas) vefatı – Diyanet Dergi

  • Yazar: dergi.diyanet.gov.tr

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (35849 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler hz. peygamber’in (sas) vefatı – Diyanet Dergi H. Rebiulevvel, 11/M. 8 Haziran 632 Pazartesi günü, Hz. … Mübarek ruhunu teslim etti, vefat tarihinde ihtilaf varsa da yaygın görüş budur (17). Peygamber …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin:
    HZ. PEYGAMBER’İN (S.A.S.) VEFATI

    Bahattin AKBAŞ
    Ankara-Elmadağ Vaizi

    Allah Teâlâ’nın bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdiği (1), alemlere rahmet olan (2), en güzel ahlâk üzere bulunan (3) Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke’de doğmuştur. Peygamberlik öncesi dönemde cah…

  • Kaynaktan alıntı:

20-)Peygamber efendimiz hangi tarihte vefat etmiştir? A-) 27 …

  • Yazar: eodev.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (33805 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler 20-)Peygamber efendimiz hangi tarihte vefat etmiştir? A-) 27 … 20-)Peygamber efendimiz hangi tarihte vefat etmiştir? A-) 27 Safer 630 B-) 12 Rebiyülevvel 632 C-) 9 Zilhicce 631. D-) 11 Şevval 630 E-) 20 Ramazan 630.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Please enable JS and disable any ad blocker

  • Kaynaktan alıntı:

Peygamberimiz (sav)’in cenazesi ve gömülmesi nasıl oldu?

  • Yazar: www.sabah.com.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (2247 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Peygamberimiz (sav)’in cenazesi ve gömülmesi nasıl oldu? Hz. Peygamber (s.a.v.) 632 yılı Rebiul Evvel ayında pazartesi günü öğleye doğru vefat etti. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kısa bir hastalık …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Hz. Peygamber (s.a.v.) 632 yılı Rebiul Evvel ayında pazartesi günü öğleye doğru vefat etti. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kısa bir hastalık evresinden sonra vefat etmesi Medine’de derin bir iz bıraktı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in mescidi binlerce kişi ile doldu. İnsanlar şaşkınlık içindelerdi. Hatta Hz. Ö…

  • Kaynaktan alıntı:

Çoklu okuma içeriği peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir

Peygamberimiz (sav) kaç yaşında, ne zaman ve nerede vefat etmiştir? Peygamberimiz (sav)’in vefatı Müslümanları nasıl etkiler? Hz. Muhammed’in (sav) son günleri, hastalığı ve ölümü.

Allah’ın Son Resulü: Hz. Muhammed -sallallahü aleyhi ve sellem- 13 günlük bir hastalıktan sonra8 Haziran 632içinde (Hicri 11, Rebiülevvel 12)İkincigünMedineonun evinde63 yaşındaöldü. Peygamber Türbesi -sallallahü aleyhi ve sellem-yeşil kubbeİçi (Kubbe-i Hadra)Ravza-i Mutahharaiçinde

DOKTOR PEYGAMBERİMİZİN ÖLECEĞİNE İLİŞKİN VERSİYON DUYURUSU

Peygamber soyunun ilk ve son mensupları Seyyidü’l-Kevneyn, Rasûlü’s-Sekaleyn, İmâmü’l-Haramayn, Mevlana Nuru, Dünya Rahmeti Hz. . Bu hastalık onu ümmetinden ayıracak ve hayatı boyunca arzu ettiği Refik-i A’la’ya ulaştıracak ölümcül bir hastalıktır. Neyse”Nasr Suresi”Vefatının Peygamber soyundan geldiğini bilen Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- artık son yolculuğuna hazırlanıyordu. Gizlice dirilere ve ölülere veda ederler. Hatta hastalanmadan bir gün önce ölüler için Cennetü’l-Bakî’ denilen Medine mezarlığına gittiler:

“Ey büyük Tanrım! Burada yatanlardan affınızı esirgemeyin! “dua ettiler. (Ahmed, III, 489)

PEYGAMBERİMİZİN SON HİZMETİ

Mezarlıktan döndükten sonra minbere çıktılar ve neredeyse arkadaşlarına veda edercesine şu hutbeyi okudular:

“Kevser Havuzuna ilk ulaşan ben olacağım ve sizi orada karşılayacağım! Sizinle buluşma yerimiz Havuz. Şimdi görüyorum! Senin hakkında tanıklık edeceğim! Şimdi bana yeryüzünün hazineleri ve onların anahtarları verildi. Allah’a yemin ederim ki, benden sonra şirke gitmenizden korkmuyorum! Ama korkarım ki dünya yüzünden sizi kıskanacaksınız, birbirinizden nefret edeceksiniz, birbirinizi öldüreceksiniz, eskisi gibi yok olacaksınız! ..(Buhari, Cenaiz, 73 yaşında; Müslim, Fedâil, 31 yaşında)

PEYGAMBERİMİZİN SON GÜNLERİ

Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) minberden indikten sonra bitkin bir halde mübarek evlerine çekildi. Gün geçtikçe durumu daha da kötüleşiyordu. Yağmur çok şiddetli yağınca Hz. Âişe’nin odasında kalmaya karar verdiler ve nezaket örneği olarak Resûlullah’tan izin istediler. (Buhari, Tib, 22; Ahmed, VI, 34, 38; Balazuri, I, 545)

Peygamber – onu ve barışı kutsasın – o zamana kadar hiç bu kadar ciddi bir hastalığa yakalanmamıştı. Aslında yaşadığı kibar ve temiz hayat, hastalığı kendisine yaklaştırmayan tek şeydi. Ancak peygamberin yirmi üç yıl süren ve insan gücünü aşan en yüksek ve en ağır görevi,[1]Çok yorulmuştu bu arada, her şeyden önce çeşitli düşmanların bin bir suçları da mübarek bedenlerini yıpratmıştı. Bütün bunlar, hastalığın onları vurması için gerekli koşulları yarattı.

Öte yandan bu hastalık onun yüksek rütbelere ve yüksek rütbelere intikal etmesine neden olacaktır. Bunda Hayber zehirlenmesinin de etkisi büyüktür. Nitekim, Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem-, kayınvalidemiz Hazret-i Âişe’ye, hastalığının ağırlaştığı bir sırada şöyle buyurmuştur:

“Ey Ayşe! Hayber’de tattığım zehirli et için kıvranmaya devam ettim. Şu an kalbimdeki bir damarın koptuğunu duyuyorum. ”emretti. (Buhari, Maghazi, 83) Nitekim Enes bin Malik -radiyallahu he-‘de:

“Resulullah’ın küçük dilinde bu zehrin izlerini ve etkilerini gördüm!” dedi. (Müslüman, Selam, 45 yaşında)

Varlık nuru -sallallahü aleyhi ve sellem- bu zehirden şehid olduğu gibi, onu nübüvvetle şereflendiren Allah-u Teala da ölümle şereflendirdi. din. (İbn Hişam, III, 390; Vakidi, II, 678-679; Heysemi, VI, 153)

PEYGAMBERİMİZİN HASTALIĞI

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, çektiği ateşin sıcaklığından sallanan bir kamçıdan sanki üzerine su damlıyordu. Ziyaret eden Ebu Said el-Khudri:

“Ey Allah’ın Resulü! Ne şiddetli bir ateş! “Bunu söylemeden edemedi. Ebu Said -radiyallahu- sözlerine şöyle devam etti:

“Elimi üzerine koydum; Kapağının tepesinden sıcaklığını hissedebiliyorum.

“Ey Allah’ın Resulü, senin ateşin çok fazla!” Söyledim.

“Biz (peygamberler) böyleyiz. Sıkıntılar bize tekrar tekrar gelir ve ödülleri katlanarak artar. ”emretti.

“Ey Allah’ın Resulü! En çok kim acı çekiyor? ” Soruyorum.

«–Peygamberler!»emretti.

“O zaman kim?” Söyledim.

“Öyleyse salihler!”ve aşağıdaki ifadeyi yayınlayın:

“İçlerinden biri yoksulluğa o kadar bağımlıydı ki, vücudunu örtecek bir pelerin dışında hiçbir şey bulamadı. Sizin bolluk içinde sevindiğiniz gibi onlar da sıkıntı içinde sevinirler. ”(İbn-i Maje, Fiten, 23 yaşında) Son günlerinde hastalığı kiliseye gitmesine engel oldu. Ebu Bekir’i -radiyallahu kardeş- cemaatin imamı olarak onun yerine tayin ettiler. Bir noktada, kendilerini biraz daha iyi hissederek camiye giderler. Sahabelere öğüt verdiler ve dediler ki:

“Yüce Allah, kulunu dünya ile onun mücevherleri ve kendi lütfu arasında bir tercih yapmak üzere bırakmıştır. O kul da Allah katında olanı sever! .. “emretti.

Bu sözlerden sonra, duyarlı ve iyi kalpli Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu aleyhi ve sellem-, Resûlullahın -sallallahü aleyhi ve sellem- onlara veda ettiğini hissetti. Çok hayal kırıklığına uğradı. Yüreği üzgün; Gözlerinden yaşlar düşmeye başladı. hıçkırarak:

“Annem babam sana feda olsun yâ Resûlallah! Babaları, anaları, canları, malları, çocukları sizin için feda edeceğiz! ” dedim. (Ahmed, III, 91)

Peygamberin -sallallahü aleyhi ve sellem- derin hislerini cemaatten başka kimse anlayamaz, bu inceliği algılayamazdı. Çünkü ayette bahsedilen Sevr’deki “ikincisi” sadece Ebu Bekir -radiyallahu he-‘dir. Rivâyete göre Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- onun hakkında şöyle buyurdu:

“Kalbimde ne varsa onu Ebu Bekir’e verdim!”emretti.[2.]Sahabeler, Resûlullahın bu sevgili dostunu -sallallahü aleyhi ve sellem- ağlarken görünce, büyük bir hayretle birbirlerine dediler ki:

“Rasulullah (s.a.v.) Rabbine kavuşmayı seven salihlerden bahsederken bu ihtiyarın ağlamasına şaşırmadın mı?” dediler. (Buhari, Salat, 80 yaşında) Ancak Ebu Bekir’in duyarlı ve huzurlu kalbi -radıyallahu- o büyük vedayı hissetmiş ve ayrılıklara ağıt yakan bir flüt gibi inlemeye başlamıştır. Ancak Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in durumu ciddileşince, diğer sahabeler de ayrılık ve kavuşmanın yaklaştığını sezerek gözyaşı dökmeye başladılar. Muhacir ve Ensar’ın meclisleri yas tuttu. İle çevrili:

“Ey Allah’ın Resulü! Allah’ın şifa vermesi için dua edin! Bunu dedikleri zaman, hep sağlık için dua eden Allah Resulü bu sefer de namaz kılmadı. Hazret-i Âişe -radıyallahu anhâ- şöyle rivayet etmiştir:

“Resulullah (s.a.v.) hasta olduğu zaman Muavvizeteyn surelerini (Felak ve Nas) okur, eline üfler ve vücudunu mesheder. Hastalığı ağırlaşırken bu sûreleri okuyup ellerime üfledim ve mübarek bedenine mesh etmeye başladım. Ayrıca Cebrail’in daha önceki bir hastalığında Resûlullah’a -sallallahü aleyhi ve sellem- okuduğu istiâze duası:

“Ey insanların Tanrısı! O hastalık geçecek! Şifa sadece sizin elinizde. Senden başka şifacı yoktur. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık kalmasın! “Okudum. Bunun üzerine Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- (mübârek başını bana çevirerek) buyurdu ki:

“—Çek ellerini üstümden! Bu okuma beni iyi etmeyecek (artık)! Adetimi bekliyorum…”emir verdiler. (Ahmed, VI, 260-261; İbn-i Sa’d, II, 210)

Hz. Fatma’yı Ağlatan ve Sevindiren Nedir?

Hazret-i Aişe şöyle devam etti:

“Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem-, nefsi derin ve narin olan kıymetli kızı Fatıma’yı çağırdı. Geldiğinde”Merhaba kız!”Ona emirler verip yanına oturttuktan sonra gizlice kendi kendine bir şeyler söyledi. Fatma ağladı. Sonra yine ona gizli bir şey söyledi. Bu sefer Fatma mutlu bir şekilde gülümsedi. O günkü kadar mutlu bir ağlamaya yakın bir gülümseme görmemiştim. Fatima’ya bu yarım yamalak şakanın sebebini sorduğumda:

“Hastalığından öleceğini bana haber verdi. Bunun yüzünden ağladım. Sonra onu evinden ilk benim göreceğimi haber verdi. Bundan dolayı da çok mutluyum. ” konuşmak.” (Buhari, Maghazi, 83 yaşında)

Peygamberimizin sahabesinden ricası

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, hastalığı esnasında, rahatladığı zamanlarda birkaç defa cemaate namaz kıldırabildi. Bunlardan birinde, peygamberlerinin öleceği duygusuyla ruhları derinden sarsılan sahabisine şöyle dedi:

“Selam millet!

Görücünün öleceğinden korktuğunu duydum! Benden önce gönderilmiş ve ebedî olarak aranızda kalabilmem için ümmetinde ebedî kalan bir peygamber var mıydı? İyi bil ki Rabbime kavuşacağım! Ayrıca alacaksınız! Elbette bütün işler Yüce Allah’ın izniyle gerçekleşir.İyi bil ki senin önünden gideceğim ve seni bekleyeceğim! Dikkat olmak; Sizlerle buluşma yerimiz (bundan sonraki yarın) Kevser Havuz başkanıdır. Kim yarın beni görmek isterse, günahkar dilini alsın! Selam millet! Günah, ödülün değişmesine neden olur. İnsanlar iyi olduğunda, yöneticileri de iyidir. İnsanlar kötü olduğunda, yöneticileri de kötüdür. Allah’a yemin ederim ki, varlığım elimdedir, bu saatte havuzumun üzerinde durmuş, bulunduğum yerden Havuzuma bakıyorum…”

Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- o anda hıçkıra hıçkıra hıçkıra hıçkıra ağlayan Ebû Bekir-radıyallahü ağabey’e baktı ve:

“Ey Ebu Bekir! Ağla!..”Emir vererek devam etti:

“Selam millet! Bana Ebû Bekir kadar can, mal ve dostlukta cömert ve fedakâr kimse yoktur! Allah’ım olmayan bir insanı dost edinirsem, muhakkak Ebu Bekir’i dost edinirim.Camiyi açan kapıları kapatın! Sadece Ebu Bekir’in kapısı açık! Ebu Bekir’in kapısının üzerinde bir ışık gördüm. “(Buhari, Salat, 80 yaşında; İbn-i Sa’d, II, 227)

“Arkadaşım!

Sonuçta ben de insanım. Bazı haklarınız geçmiş olabilir. Kimin tenine dokunduğum önemli değil, bu benim tenim! Bırak gelsin, dokun, hakkını al! Sırtıma kim vurdu, işte sırtım! Hadi, vur! Yanlışlıkla birinin mülkünü satın aldıysam, o benimdir! Gelip alsın!Aman Tanrım! Ben sadece bir insanım. Müslümanlardan kendisine ağır bir söz söylediğim, dövdüğüm veya lanet ettiğim kimse, onu bir temizlik, sevap ve rahmet vesilesi yapsın! ”(Ahmed, III, 400)

“Rabbim! Kendileriyle sert konuştuğum müminlerden, kıyamet gününde onu, o mümine bir yakınlık vesilesi yap!”(Buhari, Deavât, 34 yaşında; Dârimî, Mukaddime, 14 yaşında; İbn-i Sa’d, II, 255; Taberi,Tarih,III, 191; Halabi, 463-464)

O halde Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- bir nevi “hak ibâdet” helâl yapıyor. Bu sözlerden sonra yorgun bir şekilde odalarına döndüler. Bir daha namaza gidemezler. Sadece bir kere içlerinde bir nur hissetmişler ve Hz. Ebû Bekir’in arkasından namaz kılmışlardı.

Nihayet 12 Rebiülevvel Pazartesi sabahı kendi içlerinde bir nur hissettiler. Ancak, fiziksel gücü bir keşiş olmak için yeterli değildi. Sonra odanın perdelerini kaldırdılar ve Hz. Ebû Bekir’in önderliğinde sabah namazını kılan sevgili arkadaşlarını son kez seyrettiler. Onları yan yana durup kilisede dua ederken görmekten memnun oldular ve mutlulukla gülümsediler. Ağır bir hastalığa yakalanırken bir yandan da geride salih bir toplum bırakmanın ve Allah’ın kendilerine verdiği görevi yerine getirmenin sevincini yaşamaktadırlar. (Buhari, Maghazi 83, Ezan 46, 94; Müslim, Salat 98; Nesai, Cenaiz 7) Nitekim bu olayı anlatan kayınvalidemiz Hazreti Âişe şöyle buyurmuştur:

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, sahabesinin dualarına gülümseyerek bakar. Ben Rasûlullah’ı hiç bu kadar neşeli görmemiştim.” (İbn Hişam, IV, 331)

Allah, Resûlullah’a önceki peygamberlerine vermediği büyük bir nimet verdi. Vefatından önce Resûlullah, tebliğ görevinin başarısını gördü. Arap yarımadasını şirkten temizledi. Putlar kendilerine tapanlar tarafından kırılıp yok edildi. Kızlarını diri diri toprağa gömenler merhametin zirvesi oldular. Çünkü Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- insan terbiyesini zirveye çıkaran, insanı bir yaratılış harikasına dönüştüren en büyük terbiyecidir. O sabah Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- önceden hazırladığı, fakat hastalıktan geciktiği ordunun yola çıkmasını emretti. Atadığı genç komutan Usame bin Zeyd’e gelince:

“Sabahleyin Allah’ın izniyle yola çıkın!”nasihat eder. (Văkıdî, III, 1120)

O gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Aişe -radıyallâhu anha- fakirlere altı yedi dinar dağıtmasını emretti. Bir süre sonra dinarların ne olduğunu sordular. Hz. Âişe’nin hastalığı sırasında onları dağıtmayı unuttuğunu öğrenince dinarları isteyip ellerinde tuttular. Bir an sonra:

“Allah’ın Resulü Muhammed (s.a.v) fakirlere dağıtmadığı ve yanında bulundurduğu halde Rabbine kavuşmayı uygun görmezdi.”Bildirilerinin ardından hepsini Ensar’ın beş yoksul hanesine dağıttılar:

“Artık rahatlamış hissediyorum!”hafif bir uykuya daldılar.[3](Ahmed, VI, 104; İbn-i Sa’d, II, 237-238) Bu, kesintisiz bir bağıştır… O gün Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ehl-i Beytine seslendi:

“Selam millet! Ateş alevlendi. (Dikkat edin), çökeller kara kıta gibi geliyor! .. (Sanki gelecekteki olayları ortaya çıkarmış gibi.) Ben sadece Allah’ın kitabı Kuran’ın helal kıldığını yaparım; Onun kanuna karşı yaptığını ben kanuna karşı yaptım!Ey Allah Resûlü’nün kızı Fatıma! Ey Safiyye! Allah katında iyilik yapın! (İyi işler yapmıyorsanız, bana inanmayın.) Çünkü ben (hizmet etmedikçe) Seni Allah’ın azabından kurtaramam! ”(İbn-i Sa’d, II, 256; Buhari, Menakib, 13-14; Müslim, İman, 348-353)

Dua etmeye devam edin!

O gün Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

“Ey! Hadi namaza! Namaza devam edin! Ah! Elinizin altındakilere iyi davranın! Onlar için Allah’tan korkun! (Giysilerini ihmal etmeyin! Besleyin! Konuşun! Onlara yumuşak davranın!)”emretti. (Ebu Davud, Edeb, 123-124 / 5156; İbn Mâce, Vasaya, 1)

O gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hararetle suistimal etti. Hazret-i Aişe diyor ki:

“Resûlullah (s.a.v.) dişlerini çarpıttığında, sanki daha önce bu kadar güzel bir kürek kullandığını görmemiştim!” (Buhari, Maghazi, 83; İbn-i Sa’d, II, 261) Resulullah’ın yanında da küçük bir su tası vardır. Zaman zaman Evrenimizin Efendisi elini bu kaseye daldırır ve yüzünü ovuşturur ve şöyle der:

“Lâ ilahe illallah, şüphesiz ölümün de bir sekaratı vardır (şiddet ve sarsıntı, aklı temizler)!”o komuta ediyor. (Buhari, Maghazi, 83 yaşında) O gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah’a şöyle dua etti:

“Ey Allah’ım! Merhametine bana teslim ol! Beni Refik-i A’la’ya götürün! Aman Tanrım! Merhametine bana teslim ol! Lütfen bana merhametini ver! Beni Refik-i A’la’ya götürün! “(Buhari, Maghazi, 83; Ahmed, VI, 126) O gün Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- kızı Fatıma hazretlerini teselli etti:

“Ey kızım! Ağlama! öldüğümde:اا للهِ اِنّا الَيْهِ اجِعُونَAyrıca!”(İbn-i Sa’d, II, 312) O gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kendisi hakkında nazil olan şu âyeti, daha önce dağılmak üzere olan sahabeleri ibret olarak buyurdu. Uhud’un en zor zamanında “Allah’ın Resulü”nün patlak vermesi. okuman:

“Muhammed bir Resuldür. Rasuller ondan önce geldiler ve gittiler. Şimdi, O ölürse veya öldürülürse, arkanıza döner misiniz? Elbette her kim böyle arkasını dönerse Allah’a hiçbir şeyde zarar vermez. Allah, şükreden ve sabredenlerin mükafatını verecektir.”(Al-i mran, 144)

PEYGAMBERİMİZİN CEBRAİL ALAYHİSSELAM İLE KONUŞMASI

O gün vahiy meleği Cebrail, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

“Selam sana ey Allah’ın Resulü! Bu senin için dünyaya son ayak basışım! (İbn-i Sa’d, II, 259) O gün Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

“Hiçbir peygamberin canı, cennetteki yerini görmedikçe alınmaz! O halde durağına gitmek iradesine aykırıdır! ”Sözleriyle yaşadı. (Buhârî, Meğâzî, 83, 84; Ahmed, VI, 89) O gün Azrâîl aleyhisselâm, Resûlullah’ın -sallallahü aleyhi ve sellem- yanına varıp, girmek için izin istedi. İzin aldıktan sonra, Alemlerin Efendisi’nin huzuruna çıktı:

“Ey Allah’ın Resulü! Ey Ahmet! Beni sana Yüce Allah gönderdi. Ayrıca her emrinize uymamı emretti. İstersen ruhunu alırım! Eğer yapmazsan, ruhunu Sana bırakacağım! “Konuş. O sırada yanlarında bulunan Cebrail dedi ki:

“Ey Allah’ın Resulü! Yüce Allah seni özlüyor! “Konuş. O gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem izin isteyen ölüm meleğine şöyle buyurdu:

“- (Ey Azrâîl!) Allah katında olan, daha hayırlı ve daha kalıcıdır! Ey ölüm meleği! Gelin, size emredileni yapın; ruhumu al!”emretti. (İbn-i Sa’d, II, 259; Heysemi, IX, 34-35; Belazuri, I, 565)

PEYGAMBERİMİZİN SON SÖZÜ VE ÖLÜMÜ

Sonra mübarek ellerini yanlarındaki su tasına batır, ıslat ve yüzlerine sür, ilâhî hasretle dolu hayatın birlik kapılarından geçerken kelime-i tevhîd oku:

“Ey Allah’ım! Refik-i A’la, Refik-i A’la”O mübarek ruhlarını kurtardı. Yüzlerini ıslattıkları mübarek eli yanındaki leğene düştü! .. (Buhari, Megazî, 83)

“(Ey Elçim!)Sen de öleceksin, onlar da ölecek! ”(ez-Zumar, 30) cümleleri görüntülendi.

PEYGAMBERİMİZİN ÖLÜMÜNDEN SONRA

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ruhulullah’ı teslim etmesinden sonra aile fertleri gözyaşlarına boğuldu. Bu sırada kimseyi göremeseler, hissedemeseler de kendilerini teselli eden bir ses işitmişler:

“Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun!” Ehl-i Beyt de aynı şekilde cevap verdikten sonra ses tekrar duyuldu:

“Her nefsin ölümü vardır. Kıyamet günü mükâfatınız size eksiksiz verilecektir. Kim ateşten çıkarılıp Cennete konulursa mutlaka dileğine kavuşur. Dünya hayatı bir metadan başka bir şey değildir. aldatmacadan.”(Al-i mran, 185)

“İyi bilin ki, Allah katında her musibetin bir tesellisi vardır, her ölünün bir varisi (halefi) ve her ölünün bir bedeli vardır! Allah’a sarılın ve O’ndan umduğunuzu ümit edin! Asıl felakete uğrayan, sargılı olandır. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! (İbn-i Sa’d, II, 259) İbn-i Ömer -radiyallahu anhüma-:

“Bütün Ehl-i Beyt, Mescid-i Nebevî’dekiler, sokaktakiler bu sözleri işittiler.” dedi. (Belâzûrî, I, 564) Hazret-i Ali -radiyallahu he- de bu sesin sahibinin Hızır olduğunu bildirmiştir. (İbn-i Sa’d, II, 260) Cennet kadınlarının efendisi Fatıma annemiz, mübarek babaları Hz. Merhamet:

“Ukbe aleminden Fahr-ı Kaynat’ın bereketi ile başıma öyle musibetler geldi ki, bu musibetler bu günlerde olursa, o aydınlık günler zifiri karanlık gecelere dönüşür. ” emretti. (Diyarbekrî, II, 173) Annemiz Fâtıma, Resûlullah’tan -sallallahü aleyhi ve sellem- sonra yaşadıkları altı ayda bir defa gülerken görülmemiştir. (Kamil Mirası,Tecrid tercüme,XI, 25-26)

PEYGAMBERİMİZİN ÖLÜMÜ

Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in Medine’ye döndükten on üç gün sonra süren ağır hastalığından sonra, Rebiülevvel ayının 12. Haftası Pazartesi günü kendilerine güzellik ufukları açıldı. Hicri 11. yılında, 8 Haziran 632’de Refik-i A’la’yla, yani en asil dost olan Allah’la karşılaştılar.

Sahabeler, doğan ve batan güneşin değişmeyen ışığında gizli bir şeyin soluduğunu hissettiler. Öyle ki, o günden sonra Peygamber’in hanımı Bilal-i Habeşi -radıyallahu he- ne onun âyetini, ne de bütün semayı kaplayan güzel sesini okuyamaz hale geldi. Ne zaman sahabeler ısrar etseler ve Hazret-i Bilâl ezan okuyacak olsa, Resûlullah’ı mihrapta göremeyince boğazı hıçkırıklarla tıkanır, sesi kısılır ve ezan okuyamaz. Kendisini yakan aşk ateşini söndürmek için Medine’den ayrılarak Şam’a gitti. Bir gün rüyasında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i gördü. Peygamberimiz:

“Bu ne ayrılık ey Bilal! Hala beni ziyarete gelmedin mi? ‘ diye sitem etti. Sonra Bilal -radiyallahu o- üzgün bir şekilde uyandı ve hemen yola koyuldu. Alemlerin Efendisinin Kabrini ziyaret etmek için Medine’ye gitti. Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- huzurunda ağlarken, yüzünü ve gözlerini kabrine ovuştururken, hazret-i Hasan ve hazret-i Hüseyin geldi. Bilal -radiyallahu- onlara sarılıp öpmeye başladı.

“Ey Bilal! Tavsiyenizi duymak isteriz! ısrar edince ezan okumaya başladı. O anda Medine sarsıldı. “Aşhedü enne Muhammeder-Rasûlullâh” deyince, bütün erkekler ve kadınlar, Resûlullah’ın kalktığını zannederek Mescid-i Nebevî yollarına akın ettiler. Allah Resûlü’nün vefatından sonra kendisine salât ve selâm gelecek, Medine’de insanların bu kadar ağladığı bir gün olmamıştır. (İbn-i Esir,Üsdü’l-Gâbe,ben, 244-245; Zahabi,siyer, I, 357-358 Enes bin Malik -radiyallahu anh- diyor ki:

“Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile Ebû Bekir’in Medine’ye geldiği günden daha aydınlık ve güzel bir gün görmedim! Allah Resulü’nün -onun üzerine- vefat ettiği günü gördüm! O günden daha karanlık, daha uğursuz, daha tatsız bir gün görmedim! Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’ye girdiği gün Medine’de her şey aydınlanmış, vefat gününde Medine’de her şey mürekkep gibi karanlıktı! Muhteşem vücudunu gönülsüzce gömdük, ölümüne inanamadık.” (Ahmed, III, 221, 268, 287; Tirmizî, Menakib, 1/3618; Dârimî, Mukaddime, 14) Nitekim Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem-:

“Herhangi bir belaya uğrayan Müslümanlar, benim ölümüm sebebiyle başlarına gelen musibeti düşünerek teselli ve sabır bulsunlar.”o sipariş verdi. (muvatta, Cenaiz, 41 yaşında; Dârimî, Mukaddime, 14) Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

“Sağlığım senin için iyi: benimle konuşuyorsun; Ben de seninle konuşacağım! Benim ölümüm de sizin için hayırlıdır: Amelleriniz bana takdim edilir, hayırlarınızı görünce Allah’a şükrederim; Ve kötülüklerinizi gördüğüm zaman, Allah’tan sizi bağışlamasını dilerim. “o sipariş verdi. (Heysemi, IX, 24)

PEYGAMBERİMİZİN SON ANNELERİ

Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ- bildirdiğine göre, Resûlullahın -sallallahü aleyhi ve sellem- son ânı, ancak tespih, tenzih, tevbe ve hamd halinde idi. Sıklıkla:

“Sübhanallahi ve bi-hamdihi, estağfirullah ve etub ileyh: Allah’ı ilâhî derece ile bağdaşmayan sıfatlardan uzak tutar ve O’na hamd ederim. Allah’tan beni bağışlamasını ve günahlarımdan tövbe etmesini dilerim. “dedim. (Buhari, Ezan, 123, 139; Müslim, Salat, 218-220; Ahmed, I, 392; İbn-i Sa’d, II, 192)

Omuz bıçaklarının arasında kehanet tanrısına ait kutsal bir işaret vardır. Birçok sahabi aşk yaşadı ve onu öpmek istedi. Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- ebede hicret edince, ashab, onun mübarek yüzünde bir değişiklik olmadığı için, onun ahiretteki aslı konusunda şüpheye düştüler. onların. Bunun üzerine Peygamberimizin akrabalarından Esma bint-i Ümeys -radiyallahu anhâ- arkalarında Peygamberimizin Nimetinin Mührünü aradı. Onun gittiğini gördüklerinde insanlar ukba dünyasını yücelttiklerini biliyorlar.[4]Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, vefatından sonra geriye dinar, dirhem ve köle bırakmadı. Sadece bindiği beyaz katır, silahı ve yolculara (Fedek ve Hayber’de) verdiği toprak kaldı.[5]

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Pazartesi günü vefat etti ve Salı günü defnedildi. Herkes ferdi olarak namazını kılar (kilisede değil), ama kimse imam değildir. Bazı parçalar; “Podyumun yanına gömülmeli.” konuşmak. Bazıları; “Baki mezarlığına defnedilmelidir.” konuşmak. Hazret-i Ebû Bekir -radıyallahu aleyhi ve sellem- geldi ve:

“Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona gelin dedi ki:

“Her peygamber öldüğü yere gömülür.”Emirlerini duydum. ” dedi. Çok geçmeden mezar oraya kazıldı.[6]

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i yıkayacakları zaman onun gömleğini çıkarmak istediler. Daha sonra; “Gömleğini çıkarma!” bir ses duydular. Sonra giydiği halde gömleğini yıkadılar.[7]Abdullah bin Mes’ud -radiyallahu o- diyor ki:

“Peygamberimiz ve Sevgilimiz, onun vefatını bize bir ay önce haber verdi.

“Ey Allah’ın Resulü! Senin için namazları kim kılacak? ” diye sorduk ağladık. O da ağladı ve dedi ki:

“Yavaş ol, Allah sana merhamet etsin! Peygamberinizi hayırla mükafatlandırsın! Beni yıkayıp gömdüğün zaman beni bu evde bu sütuna ve kabrimin yanına koy! O zaman bir süre yolumdan çekil! Çünkü önce iki arkadaşım Cebrail ve Mikail, sonra İsrafil, sonra melek ordusuyla ölüm benim için dua edecek! Sonra her bölüme girin, bana dua edin ve selam ve bereket gönderin! Ama beni övmek ve bağırmakla kızdırma!O zaman aile üyelerim benim için dua etmeye başlasın! O zaman bırak kadınları yapsın! Onlardan sonra siz de yapın!Merhaba, burada olmayan yoldaşlarım! Dinim gereği ümmetime kıyamete kadar selam söyle! ”(Haysemi, IX, 25; İbn-i Sa’d, II, 256-257) Resûlullahın -sallallahü aleyhi ve sellem- dediği gibi yapılır. Hazreti Ali -radiyallahu he-:

“Resulullah -sallallahü aleyhi ve sellem- cenaze namazı imamsız kılınabilir mi? O, sağ iken de, ölünce de sizin imamınızdır!” dedi ve Peygamber’in hizasında durarak -ona yaslanın- dedi ki:

“Ey Allah’ın Resulü! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Aman Tanrım! Kendisine indirdiğini tebliğ ettiğine, ümmetine öğüt verdiğine ve Allah’ın dinini üstün kılıncaya kadar Allah yolunda savaştığına şehadet ederiz. mükemmelleş ve sözünü yerine getir! Aman Tanrım! Bizi O’na indirdiğine tâbi eyle! Ondan sonra bize bu yolda sebat ver! Bizi O’na döndür! ” diye dua etti ve kilise, “Amin! Amin! ” diyordu. (İbn-i Sa’d, II, 291) Yer ne mutlu Âlemlerin Rabbini bağrında tutmaya çalışıyor. Şair bunu ne güzel ifade ediyor:

Allah’ın Resulü, rahmet ve li’l-alemîn ol.

Deyû eflâke fahreyler zemin

Cibril Amin dedi ki:

Hazihi cennatu adnin fedhuluha halidin! ..

“Resulullah -sallallahü aleyhi ve sellem- alemlere karşı üstün ve merhametli bir peygamberdir. Dünya; “Mezarı bende.” Göklerle gurur duyuyor. Allah Resulü’nün Rawza’sını ziyaret ederek Cebrail aleyhisselam; “Burası Eden’in Cenneti. Sonsuza dek sürecekleri girin! ” konuşmak.”

Raif Bey de bu güzel beyit ile yer ve göğün kıskançlığını dile getirir:

Ey mihr-i n seni görünce der ki:

Diyagram; “Yâ leytenî künt turâbâ”

“Ey güneş halkı! Sema, yeryüzünün O’nun tarafından süslendiğini görünce, (samimi bir kalple) “Ah, keşke toprak olsaydım!” dedi.(an-Naba, 40 yaşında)yakınıyor.”

Din kemale ermiş, sahabeden müşterek tebliğin tasvibi alınmış ve şahadeti Cenab-ı Hakk’a arz edilmiştir. Sonra Varlık Nuru -sallallahü aleyhi ve sellem- ebede çağrıldı. Şimdi Mahşer, Sirt ve Hawz-ı Kevser’de ümmetini bekliyor.

Şefaat ey Allah’ın Resulü!

Ey Allah’ın Resulü!

Dahilek, Ey Allah’ın Resulü! ..

SANAL PAZARTESİ GÜNÜ

12 Rebiülevvel Pazartesi günü dünyaya gelip dünyayı tesbih ederler, 12 Rebiülevvel Pazartesi günü ise Allah tarafından peygamberlik görevleri verilmiştir. Ebu Katade anlatıyor:

“(Peygambere) Pazartesi günü oruç tutmaktan soruldu. O da cevap verdi:

“–Bu benim doğum günüm ve peygamber olarak gönderildiğim gün…”emir verdiler. (İslam, Siyam, 197-198)

Yine Rebiülevvel ayının 12’si Pazartesi sabahı Medine’ye girdiler ve gün sonuna kadar devam edecek yeni İslam devletinin temellerini attılar. Ve nihayet, 12 Rebiülevvel Pazartesi günü, ondan sonra içeri alındılar. Şimdi ümmetinin ukba’da şefkatle şefaat etmesini bekliyor. Hz. Aziz Mahmud Hüdýî, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in dünyadan mutlu saltanata vefatı ile mahrum kalan vefasızlığını şu dizelerle anlatmaktadır:

Senden sadakat bekleyen,

Yalanlar dünyası değil misin?

Muhammedü’l-Mustafa

sen dünya değil misin?

KOZMS EKRANLARININ ORGANİZASYONU

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat edince, hazret-i Fâtıma -radıyallahü anha- buyurdu ki:

“Ey babacığım! Rabbine ne kadar yakınsın! Ey Rabbin çağrısına cevap veren babam! Ey mertebesi Firdevs Cenneti olan babam! Ey babacığım, Cebrail’e haber verdiğimiz ölümü!ağladı. Peygamberimiz defnedildikten sonra Enes’e -radiyallahu kardeşim- dedi ki:

“Ey Enes! Allah Resûlüne -sallallahü aleyhi ve sellem- toprak atmaya yüreğin nasıl razı olur! konuşmak. (Buhari, Maghazi, 83 yaşında; Dârimî, Mukaddime, 14 yaşında)

Enes -radiyallahu o- bu soruya cevap vermedi, devletin diliyle: “Hayır Fatıma! Gönlümüz hiçbir zaman doymadı ama bunu Resûlullah’ın emirlerine uymaya zorlayarak yaptık. ” dedi. (Kamil Mirası,Tecrid tercüme,XI, 25) Resûlullahın -sallallahü aleyhi ve sellem- vefatından sonra, müslimânlar mescidde ağlamaya başladılar. Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-:

Muhammed -aleyhissalatü aleyhi ve sellem- öldü diyemez! “Seni duyamıyorum! Yoksa kılıcımla boynuna saplarım! Allah’ın Elçisi -sallallahü aleyhi ve sellem- Musa gibi bayıldı!…” diye devam etti, o kadar. konuşurken ağzının köpürdüğünü.

INNA LILLAHI VE INNA ILAYHI RACIUN

Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh- bu üzücü haberi duyunca hemen atına binerek Medine’ye gitti. Peygamber’in yüzünü açtı. Sonra onun üzerine diz çöktü, alnını öptü ve ağladı ve şöyle dedi:

“Vallahi Allah Resulü vefat etmiştir! İnna lillahi ve inna ileyhi raciun: Biz Allah’a aidiz! Biz Allah’ın kullarıyız! Ve yine O’na dönüyoruz! Umut baba ve anne çocuklar için fedakarlık! Allah’a yemin ederim ki, Allah sana asla ölümün acısını iki kez tattırmaz! Bir kere öldün ve kader kapısından geçtin! Bundan sonra artık sana ölüm yok! Ey peygamberim! dedi, eğilip varlık nuru Rabbimiz’in yüzünü öperek. Başını kaldırdıktan sonra:

“Ah dostum!” dedi ve Hükümdarın alnını öpmek için eğildi.

“Aman, benim seçtiğim!” dedi, alnını tekrar öperek ve şöyle dedi:

“Hayattayken güzelsin, öldükten sonra da güzelsin! Sağlığın ve ölümün güzel olacak! Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- yüzünü kapattıktan sonra dışarı çıktı. Hazret-i Ömer -radıyallâhu aleyhi ve sellem- hala Peygamberimiz ölmedi diyor. Hazret-i Ebu Bekir ona dedi ki:

“Otur Ömer!” konuşmak. Hazret-i Ömer oturmayı reddetti. Hazret-i Ebû Bekir, sözlerini iki üç defa tekrarladı ve şöyle demeye başladı:

“Allah, daha aranızda iken Peygamberine vefatını haber verdi. O da (vaktiniz gelince) öleceğinizi haber verir. Allah’ın Resulü -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat etmiştir! Hiçbiriniz hayatta kalamayacaksınız. Muhammed’e tapan herkes bilsin ki, Muhammed -onun sayesinde- vefat etmiştir! Kim Allah’a tapıyorsa, şüphesiz Allah Hayy’dir, ölümsüzdür! Allah diyor ki:

“Muhammed bir Resuldür. Rasuller ondan önce geldiler ve gittiler. Şimdi, O ölürse veya öldürülürse, arkanıza döner misiniz? Elbette her kim böyle arkasını dönerse Allah’a hiçbir şeyde zarar vermez. Allah, şükreden ve sabredenlerin mükâfatını verecektir.”(Al-i İmran, 144). ”

İnsanlar bu âyeti işitince, mübarek ve esenlik içindeki Peygamber’in vefat ettiğine kanaat getirdiler. O kadar şaşkınlardı ki, bu âyetin nazil olduğunu, Ebû Bekir -radıyallahu aleyhi ve sellem- okuyuncaya kadar bilmiyor gibiydiler. Hazret-i Ömer -radiyallahu- diyor ki:

“Tanrı aşkına, bunu daha önce hiç duymamış gibiyim! Bunu Ebu Bekir’den duyunca çok korktum. Bacaklarım beni tutamaz. Dizlerim düştü ve olduğum yere düştüm.” (İbn-i Sa’d, II, 266-272; Buhari, Maghazi, 83; Heysemi, IX, 32; Abdürrezzak, V, 436)

Ebû Bekir’in konuşmasından sonra Hazret-i Ömer, Resûlullah’a -sallallahü aleyhi ve sellem- eğilip alnından öptü. Dediği gibi ağladı:

“Annem babam sana feda olsun yâ Resûlallah! Elinizin avuç içi kütüğüne ve yaslandığınız platforma sahip olduğunuzda Sen’in ayrılmasına dayanamaz ve sızlanmaya başlar ve elini üzerine koyunca durur. Ancak ümmetiniz, gözyaşlarınıza ve ayrılığınıza sızlanmaya değer! Anam babam sana feda olsun Allah’ın Resulü! Senin Tanrın:

“Kim Allah Resulü’ne itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur…”(Nisa, 80 yaşında) Sana itaat etmenin O’na itaat olduğunu bildirerek, üstünlüğünü en üst seviyeye çıkarmıştır!

Anam babam sana feda olsun Allah’ın Resulü! Allah seni son peygamber olarak göndermiş olduğu halde, onlar sana imanları ve yardımları için önceki peygamberlerle ahd ettiler.[8]Sen’in erdemini son seviyeye getirdin! Anam babam sana feda olsun Allah’ın Resulü! Cehennemliklere azap edilirken:

“…Profesör! Keşke Allah’a itaat edecek olsaydık, Allah’ın Resulüne itaat edin!”O’na (el-Ahzâb, 66 yaşında) konuşarak itaat etme arzusu, faziletinizi Allah’ın huzurunda en üst düzeye çıkardı! (Kastallâni, II, 492) Ümmü Seleme -radiyallahu anhâ- kayınvalidemiz şöyle buyurmuştur:

“Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in vefat ettiği gün onun etrafında toplanıp ağladık. O gece uyuyamadık. Allah’ın Resulü evimizdeydi ve ona bakarak teselli buluyorduk. Şafakta şeftali sesini duyduğumuzda çığlık attık. Mesciddeki lonca da haykırdı. Medine bir çığlıkla sarsıldı. Hele Bilal -radiyallahu- ezan cümlesini okuduğunda; Onun “Aşhedü enne Muhammeder-Rasûlullâh” diyerek Resûlullah’ın adını anması, hıçkırıkları ve gözyaşları hüznümüzü daha da artırdı. İnsanlar mezara girmek için saldırınca içeridekiler kapıyı kapattı. O bir felaket. Sonra bir sıkıntımız olduğu zaman Resûlullah’ın vefatını anarak o felaketi ciddiye almayacağız. (İbn Kesir,el-Bideye,V, 256)

Resûlullah (s.a.v.)’in ayrılığı sahabeye çok ağır gelir. Çünkü O’nu her şeyden ve herkesten çok seviyorlar. Bu sebeple sahabeden gözlerinin O’nu görmemesini, kulaklarının O’nu duymamasını, istemeyenlerin ise O’nun yaşamamasını istemişlerdir. Peygamber (s.a.v.) bu durumu daha önce şu kıssada bildirmiştir:

“Muhammed’in ruhunun kudretine sahip olan Allah’a yemin ederim ki, bir gün beni görmeyeceksin. Sonra biriniz beni yanında gördüğünde, ailesinden ve malından çok sevilir ve kabul edilirsiniz.”(Müslim, Fedâil, 142; Buhari, Menakib, 25 yaşında) Resûlullah ile birlikte olacakları ve Alem Sahibi ile yeniden karşılaşacakları günleri bekleyerek ömürlerini tamamlamışlardır.

Hz. Osman’ın Sıralaması

Hazret-i Osman -radıyallahu anh- şöyle rivayet etmiştir:

Peygamber’in vefatından sonra -Allah rahmet eylesin- ashabımdan onun vefatına en çok üzülen varsa o da kesinlikle benim. Diğerleri de üzüldü. Üzüntüden dolayı kuruntuya düşenler bile var. Ben bir kalenin gölgesinde otururken Ömer -radiyallahu o- yanımdan geçti ve beni selamladı. Benim üzüntümü yaşadığını fark etmedim, selam bile vermedi. Ömer, Ebu Bekir’e geldi ve:

“Osman’a uğradım, selam verdim, selamımı almadı, bundan daha şaşılacak ne var?” Sonra o ve Ebu Bekir yanıma geldiler ve beni selamladılar. Sonra Ebu Bekir dedi ki:

“Kardeşin Ömer yanıma geldi ve sana selam verdiğini ve senin ona selam vermediğini söyledi. Bunun nedeni nedir? “

“Ben öyle bir şey yapmadım.” Bunu söyleyince Ömer hemen dedi ki:

“-Vallahi, bunu sen yaptın!” cevap verdim:

“Aman Tanrım, yanından geçtiğini, hatta merhaba dediğini bilmiyordum!” Ebu Bekir kabul etti ve dedi ki:

“-Osman haklıydı.” (Ahmed, I, 6) Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefatından sonra, hazret-i Ebû Bekir, Ömer’e -radıyallahü he- dedi ki:

“Kalk, Peygamber’e yakın olan Ümmü Eymen’e gidelim ve onu Resûlullah’ın ziyareti gibi ziyaret edelim.” konuşmak. Yanına vardıklarında Ümmü Eymen -radiyallahu anha- ağlamaya başladı. Soyadı:

“-Niçin ağlıyorsun? Allah katındaki nimetlerin Resûlullah için daha hayırlı olduğunu bilmiyor musun? Derler. Ümmü Eymen:

“–Onun için ağlamıyorum. Elbette biliyorum ki, Allah katındaki nimetler Resulullah için daha hayırlıdır. Açıklama yarıda kesildiği için ağladım. “konuş. Onun bu düşünceli düşüncesi Ebû Bekir ve Ömer’i de -radiyallahu anhümâ- etkiledi. Ümmü Eymen ile birlikte onlar da ağlamaya başladılar. (İslam, Fedâilûs-Sahâbe, 103)

Ömer -radiyallahu o- bir gece kontrol maksadıyla şehrin sokaklarında dolaşırken bir evde bir ışığın yandığını gördü. Eve yaklaşırken, yaşlı bir kadının yün eğirirken şu anlamlı şiiri okuduğunu duydu:

“Salihlerin salât ve selâmı, Muhammed’in Muhammed -sallallahü aleyhi ve sellem’e gelir. Ey Allah’ın Resulü! Ayrımcılık yapan herkes sana merhamet etsin. Geceleri ibadet eder, sabahları çok ağlardın. Ama ölüm adım adım herkese geliyor. Ah! Bilseydim, ikincisi beni sevgilime (Peygamber’e) getirir miydi? Ömer -radıyallâhu ağabey- bir süre ağladı. Sonra kapıyı çaldı. Yaşlı kadın kim olduğunu sordu:

“Ömer bin Hattab” diye cevap verdi. Kadın:

“Ömer bana ne yapıyor, bu saatte burada ne yapıyor?” Endişelendiğinde:

“-Allah’ı seviyorsan kapıyı aç, korkma!” konuşmak. Kadın kapıyı açtı, Hazreti Ömer içeri girdi ve:

“–Az önce söylediğin şiiri bir daha oku!” konuşmak. Kadın da araştırma yaptı. Son cümle için Ömer -radiyallahu he-:

“–Beni aranıza dahil etmenizi rica ediyorum!” konuşmak. Kısa bir süre sonra, kadın son ayeti yazdı:

“Ah! Bilseydim, ev daha sonra sevgilim (Peygamber) ile beni ve Ömer’i bir araya getirir miydi? Kafir kimdir Allah’ım! Ömer’i bağışla!” bağladı. Ömer -radiyallahu he- de razı olur (Ali el-Muttaki, XII, 562/35762) Enes -radiyallahu anh-:

“Sevgiliyi (Peygamberi) rüyamda görmediğim bir gece yoktur.” konuşacak ve ağlayacak. (İbn-i Sa’d, VII, 20) Burada olduğu gibi sahabi, Resûlullah’tan -sallallahü aleyhi ve sellem- bahsederken, özellikle “habibî: sevgilim”, “halîlî: dostum” gibi bestelerdir. kullandıkları coşkuyu konuşmalarında gösterirler.[9]

O büyük Peygambere olan sevgilerini ve bağlılıklarını selam ve selâm göndererek gösterdiler. Fakat ona olan hürmetleri, selam ve selâmla sınırlı değildir. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yolundan gitmeleri, sünnetine uymaları ve efsanelerini tartışmaları onlara hep Resûlullah’ı hatırlatır. Ebu Zer -radiyallahu- diyor ki:

“Vallahi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buraya hicret ettiğimizde bizi öyle bir vaziyette bıraktı ki, bir kuş semada kanat çırpsa, harekete geç bu bize Resûlullah’ı hatırlatır. Çünkü Alemlerin Rabbi bize;”Seni Cennete ve Cehennemden çıkaran her şey sana açıklandı.”emretmek. (Ahmed, V, 153, 162; Heysemi, VIII, 263)

Resulullah (asm)’ı dünyadaki herkesten ve her şeyden daha çok sevmek, O’nun emir ve yasaklarını kendi emirlerine tercih etmek ve bunlara uymak her Müslümanın dini bir yükümlülüğüdür. tüm sözlerine ve eylemlerine göre.

Not:

[1]Peygamber’e vahiy geldiğinde mübarek bedeni çok ağırlaşacaktır. Örneğin devesinin üzerindeyse düşmek zorunda kalacak, durmak istiyorsa bacakları bükülecek, neredeyse kırılacağından endişe ediyor. (Ahmed, II, 176; VI, 445; İbn-i Sa’d, I, 197) Zeyd bin Sabit dedi ki: “Bir gün Resulullah’ın yanındaydım. Kalabalık yüzünden (çünkü oturuyorduk). Dizim dizimin üzerindeydi. Aniden O’na vahiy geldi. Allah’a yemin ederim ki, Resûlullah’ın dizinden daha ağır bir şey görmedim. Dizimi ezeceğimi sandım.” (Ahmed, V, 190-191)[2.]Görmek. acluni,Kaşfu’l-Hafa, c. 2 H. 419.[3]Bu hususta İmam Kastallani şöyle buyurmuştur: “Eğer Allah’ın Resulü, Allah’ın Sevgilisi, alemlerin Rabbi, peygamberlerin en şereflisi ve Allah’ın Resulü (s.a.v. Bu, Müslüman kanı ve malıyla Allah’a kavuşanların durumu nedir? Bir düşünün! (Kastallani, II, 480-481)[4]İbn Sa’d, II, 272; İbn Kesir,el-Bideye,V, 231.[5]Buhari, Maghazi, 83 yaşında.[6]Kadı İyaz; “Resulullah’ın kabrinin yeryüzünün en faziletli yeri olup olmadığı konusunda bir çelişki yoktur.” konuşmak. (İyileştirme,II, 96) İmam Büsiri duygularını şöyle ifade etmiştir: “Hayatın ve âlemin hükümdarı Peygamberimizin mübarek bedenini kalbinde tutan toprak kokusu kadar güzel koku yoktur. o. O mübarek toprakları koklayan, öpen ne mübarek ve şerefli adamdır.” (Kaside-i Bürde,Beyt no: 58)[7] muvatta, Cenaiz, 27 yaşında; Ahmed, VI, 267.[8]Görmek. Al-i İmran, 81 yaşında.[9]Buhari, Tahajjud, 33 yaşında; Savm, 60 yaşında; Müslim, Müsafirin, 85 yaşında; İbn Mace, Sadakat, 10 yaşında; Darimi, Savm, 38 yaşında; Ahmed, V, 159; İbn Sa’d, IV, 229.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa 2, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

TANRI’NIN SON ANNELERİ VE HAYATTA KALMAMIZ

Peygamber Efendimiz’in Son Anları ve Defnedilişi

HZ. MUHAMMED (S.A.V.) KİMDİR?

Hz. Muhammed (s.a.v.) Kimdir?

Hakkında video eğitimleri peygamberimiz hangi tarihte vefat etmiştir

keywords: #MEARİC, #İNSANÖMRÜ, #MELEK, #MELEKKAÇYILYAŞAR

Ömrünüzü meleklerin zamanı ile kıyasladığında 2 dakika ediyor.

Bu durumda Peygamber efendimiz (s.a.v) vefat edeli 40 dakika olmuş oluyor.Ahirete gittiğimizde 2 dakika geçti dememiz ne kadarda düşündürücü 2 dakika için mi Dünyayı tercih edişimiz..

#HzMuhammed #mearic #insanömrü

Kısa Videolar video serisi için tıklayın;

-https://youtube.com/playlist?list=PLIbMQVUKxl0SJ2nIHKeWzMI_cHem0R1ap

00:00 Giriş

00:18 Melekler için 50 bin yıl ne kadar süredir

01:04 1400 yıl olduğu halde kıyamet nasıl yakın

02:10 2 dakika için Allah ile ilişkini bozamaya değer mi ?

Hayırlara vesile olmak , daha fazla insanlara ulaşabilmek için “KATIL” butonu ile aşağıdaki linkten bize destek olabilirsiniz

-https://www.youtube.com/channel/UCaDpCyQiDfjLJ5jTmzZz7ZA/join

Facebook ;

-https://tr-tr.facebook.com/mehmedimyldz/

Twitter ;

-https://twitter.com/mehmedimyldz?lang=tr

İnstagram ;

-https://www.instagram.com/mehmedimyldz

[email protected]

Bize Ulaşın;

0 (537) 955 41 11

0 (530) 770 18 80

keywords: #kaç, #yaşında, #vefat, #etti, #Tarih, #Aynası, #Mustafa, #Armağan, #Hz., #Muhammed

keywords: #sarımikrofon, #röportaj, #sokakröportajları, #sarımikrofon, #sarimikrofon, #sarı, #mikrofon, #sokak, #röportajı

Sarı Mikrofon bu bölümde Mustafa Kemal Atatürk ve Hz. Muhammed (SAV) ‘in ne doğum ve ölüm yılını sordu.Cevaplar yine bir hayli ilginç…

Sarı Mikrofon’a abone ol!

Videoyu beğen !

Yorum yap !

Keyifli Seyirler

#sarımikrofon

keywords: #etembakır, #diyarbakır, #dinle, #izle, #ibrahim, #ilk, #vetek, #yeni, #111-7PeygamberEfendimizhangigünvevakittevefatetti(Merakettiklerimiz), #vefat, #gün, #vakit, #hangisi, #Peygamber, #Efendimiz

Merak Ettiklerimiz

111-7

Peygamber Efendimiz hangi gün ve vakitte vefat etti (Merak ettiklerimiz)

https://edificiocervantes.es/tr/2ca75a38de

See more articles in category: faqs

Maybe you are interested

Sale off:

Best post:

Categories