En iyi 8 bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

Aşağıda konuyla ilgili en iyi bilgiler ve bilgiler yer almaktadır bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş Ekibin nuthuy.com kendisi tarafından derlenmiş ve sentezlenmiştir gibi diğer ilgili konularla birlikte: türkiye’de madde bağımlılığı istatistikleri 2020, Bağımlılıkla Mücadele, Uyuşturucu kullanımına bağlı olarak ortaya çıkabilen hastalıklar Nelerdir, Alkol bağımlılığı.

bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

Anahtar kelime için resim: bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

Hakkında en popüler makaleler bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

Bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü …

  • Yazar: eodev.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (21941 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü … Bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş nedir? 1. Cevabı gör. Bir astronotun botunun aya değdiğini gösteren kilidi …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Please enable JS and disable any ad blocker

  • Kaynaktan alıntı:

Bağımlılıkla Mücadele Eden Kuruluşlar Ödüllendirildi – Haberler

  • Yazar: www.haberler.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (3067 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Bağımlılıkla Mücadele Eden Kuruluşlar Ödüllendirildi – Haberler Atıcı, ‘ Özellikle çocuklar bağımlılık yapan maddelerden korunmazsa toplumun geleceği riske atılmış olur. Uyuşturucu bağımlılığından kurtulmanın …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Uyuşturucuyla mücadelenin toplumsal bir güvenlik meselesi olduğunun altını çizen Vali Yardımcısı Yalçın Bulut, ‘ Uyuşturucu ve bağımlılık ile mücadelede sadece resmi ve gayri resmi sivil toplum kuruluşları ile değil, toplumun bütün fonksiyonlarıyla beraber hareket etmeliyiz’ dedi. Bu kapsamda uyuştu…

  • Kaynaktan alıntı:

bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

  • Yazar: bilgi90.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (11658 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş bilgi90’dan bulabilirsiniz. … Madde Bağımlılığı ile Mücadele Eden Kamu Kurum ve Kuruluşları …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: türlü davranış, duygu ve bilişsel yetiler üzerinde geçici ya da kalıcı etkiler yapabilmesi nedeniyle son derecede önemli bir konudur (Uzbay, 2009; Öztürk, 2011).
    2.2.3. Opiyatlar
    Opiyatlar, az miktarda kullanıldığında ağrı giderici, ishal önleyici, öksürük giderici ve rahatlatıcı etkisi olan bir gru…

  • Kaynaktan alıntı:

Türkiye’de Bağımlılıkla Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü

  • Yazar: www.researchgate.net

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (9119 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Türkiye’de Bağımlılıkla Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü Bu bağlamda bir halk sağlığı sorunu olarak madde bağımlılığı, sağlıktan güvenliğe, sosyal alandan ekonomiye toplumun tüm kesimini ilgilendiren çok katmanlı ve …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Discover the world's research

  • Kaynaktan alıntı:

Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Yöntem Arayışları ve STK’lar

  • Yazar: insamer.com

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (13629 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Yöntem Arayışları ve STK’lar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 58. maddesi; “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Yılda kaç kişinin kendi rızası ile madde bağımlılığından kurtulmak için ayakta ya da yatarak tedavi gördüğü; tedavilerinin tamamlanmasından sonra bu kişilerin kontrolünün nasıl sağlandığı; maddeye geri dönenlerin sayısı; bu kişilerin iş istihdam gibi sorun…

  • Kaynaktan alıntı:

Madde Bağımlılığı – Sağlığım

  • Yazar: sagligim.gov.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (8101 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Madde Bağımlılığı – Sağlığım ALO 191 Uyuşturucu İle Mücadele Danışma ve Destek Hattı, uyuşturucu ile … Çip tedavisi eroin ve alkol bağımlılığı için uygulanan bir tedavi yontemidir.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: ALO 191 Uyuşturucu İle Mücadele Danışma ve Destek Hattı, uyuşturucu ile ilgili danışma ve destek hizmetlerinin doğrudan verildiği, kişiye uygun gerekli yönlendirmelerin yapıldığı, bu anlamda vatandaşların uyuşturucuyla mücadele kapsamında danışmanlık hizmeti alabilecekleri bir danışma ve destek hatt…

  • Kaynaktan alıntı:

Madde Bağımlılığı – Psikiyatrist – Psikoterapist – Doç. Dr …

  • Yazar: www.adnancoban.com.tr

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (26060 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Madde Bağımlılığı – Psikiyatrist – Psikoterapist – Doç. Dr … Ortalama yaşam süresini en az 10 yıl kısaltmakta olan alkol, bağımlılık yapan diğer uyuşturucu maddelere de öncülük etmektedir.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Maddeyle mücadele her şeyden önce bir ekip işidir. Bir psikiyatri uzmanının yönettiği bu ekibin içinde psikolog, sosyal hizmet uzmanı, sanat terapisti, spor uzmanı, müzikterapist, hemşire, hasta bakıcı ve yakın çevreden kişiler yer almalıdır. Ayrıca madde kullanım bozuklukları bedensel hastalıklara …

  • Kaynaktan alıntı:

Yeşil ayın görevi nedir? – hukukidestek.net

  • Yazar: hukukidestek.net

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (19047 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Yeşil ayın görevi nedir? – hukukidestek.net ASPB. Bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluşlar nelerdir? Uyuşturucu ile mücadelede gösterdiği duyarlı davranışlardan …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: MÜCAHİT ÖZTÜRK’ÜN MESAJI. Yeşilay olarak alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji bağımlılıklarıyla mücadelemizi 102 yıldır kararlılıkla sürdürüyoruz. Bağımlılıkla mücadele çalışmalarımızla, vizyonumuz doğrultusunda ülkemizde ve dünyada yapılan çalışmalara liderlik ediyoruz.

  • Kaynaktan alıntı:

Çoklu okuma içeriği bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

Uyuşturucuyla mücadelenin önde gelen kuruluşu info90’da bulabilirsiniz.

Vali Yardımcısı Yalçın Bulut, uyuşturucuyla mücadelenin bir sosyal güvenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, “Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelede sadece resmi ve gayri resmi STK’larla değil, toplumun tüm fonksiyonlarıyla hareket etmeliyiz.” dedi. Bu çerçevede, Uyuşturucuyla mücadelenin diğer ilçelerde olduğu gibi merkez ilçelerde de devam edeceğini duyuran Bulut, “İlçelerimizde ilçe düzeyinde uyuşturucu idareleri kuracağız” dedi. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele ile ilgili. Bu sayede kaymakamlarımızla birlikte sahaya inerek uyuşturucuyla mücadeleyi olabildiğince yakından takip edebileceğiz.

Uyuşturucuyla mücadelede güvenlik güçlerinin çalışmalarının önlem ve basının bilinçlenmesi açısından çok önemli olduğunu söyleyen Bulut, “Bu bağlamda güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. ve basın aktif ve çalışıyordu. Projenin tedavi kısmında AMATEM ve CEMATEM poliklinikleri bulunmaktadır. Burada çalışan sağlık personeli arkadaşlarımıza, bağımlıları hayata döndürmek için verdikleri emekten dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

TEDAVİ İLAVELERİ

Toplantıda konuşan Halk Sağlığı Bursa Halk Sağlığı Müdür Yardımcısı Dr. Efrail Aıcı, madde bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, bağımlıların aile hekimlerinden bu konuda kendilerini bilgilendirmelerini ve yönlendirmelerini isteyebileceklerini söyledi. Madde bağımlılığı ile mücadelede en önemli faktörün madde bağımlılığının yol açtığı fiziksel, ruhsal ve sosyal sorunlar hakkında bilgi sahibi olmak ve eğitim almak olduğunu vurgulayın. “Çocuklar uyuşturucudan korunmazsa toplumun geleceği tehlikede. “Bir uyuşturucu bağımlılığından kurtulmanın en iyi yolu, onu başlatmamaktır” dedi.
Konuşmaların ardından tören, uyuşturucuyla mücadelede emeği geçen kişi ve kuruluşlara pankartların takdim edilmesiyle sona erdi.

Metin kaynağı:www.haberler.com

Bayder.com.tr

Bayder.com.tr

TC
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ
TIP BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
SOSYAL HİZMETLER BÖLÜMÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞINA KARŞI STK’LARIN ROLÜ (ÖRNEK BAY-DER)
Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ
Tez danışmanı
Dr. Öğretim Üyesi Abdulhakim BEKİ
MAYIS 2018
TC
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ
TIP BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
SOSYAL HİZMETLER BÖLÜMÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞINA KARŞI STK’LARIN ROLÜ (ÖRNEK BAY-DER)
Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ
Tez danışmanı
Prof.Dr. Abdulhakim BEKİ
MAYIS 2018

ÖZET
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de madde bağımlılığı tedavisinde özgün çalışmalarıyla öne çıkan ve bu noktada bağımlılıkla mücadelede otoritelerden biri olan BAY-DER’in (Bağımsız Yaşam Derneği) faaliyetlerini detaylı olarak incelemektir. . Araştırmayı bu kadar önemli kılan bir diğer faktör ise sonuçlarının alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarına, madde bağımlılığı ile uğraşan kuruluşlara, akademisyenlere vb. sosyal hizmet enstitülerine ve bu alanda çalışan diğer kurum ve kuruluşlara bilgi kaynağı olacağıdır.

Bu çalışma, araştırma sorularını açıklığa kavuşturmak için aldığı amaca, teorik temele ve stratejiye göre nitel bir araştırma durum çalışmasıdır. Nitel araştırmalarda sayısal verilerden çok sözel vurguya dikkat çekilirken, olay ve olguların kendi çerçeveleri içinde açıklanması ve anlaşılması amaçlanır. Araştırmanın amacına uygun olarak bu çalışma için BAY-DER’den veriler toplanmıştır. Bu çalışma, araştırma deneklerini oluşturan BAY-DER’de 3 idari personel ve 8 madde bağımlılığı eğitimi almış olmak üzere toplam 11 kişi üzerinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki adet yarı yapılandırılmış görüşme örneği hazırlanmış olup, kurum çalışanlarına ve kurumda bağımlılık tedavisi görenlere özel olarak uygulanmıştır. Analizlerde nitel araştırma yoluyla elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmektedir. Ayrıca çalışmanın sonuçları konu bazında tartışılmıştır.
Araştırmaya katılanların görüşleri ve dernek hakkındaki bilgileri dikkate alındığında BAY-DER’in yeni bir uygulama olduğu ve beş yıllık bir geçmişi olduğu belirlendi. Suffa Vakfı ile yola çıkan ilk şirket olan BAY-DER’in kendi iç yapısını oluşturmaya başladığı ve özgün faaliyetleriyle de alanında öncü olduğu görülmektedir. . Ayrıca en fazla hibe başvurusunun tesiste çalışmış, bağımlılık tedavisi görmüş ve STK, İl, Sağlık Bakanlığı, Kaymakamlık gibi kurum ve kuruluşlardan bağımlılık tedavisi görmek isteyen personelden geldiği tespit edilmiştir.
Müşterilerin organizasyon içerisinde özellikle organizasyon içindeki adaptasyon sürecinde yaşadıkları sorunların organizasyon içerisinde gerçekleştirilen bazı uygulamalarla aşıldığı tespit edilmiştir. Özellikle tesiste tedaviye başlanmadan önce kişilerin daha önce yaşadıkları sorunlardan dolayı sıkıntı yaşadıkları, bağımlıların profesyonel ve personel tarafından bakımlarının yapıldığı belirlendi. Tesiste görev yapan idareler, onları kurtarmak için bir takım çabalarla onlara yardımcı oluyor. bu durumdan.
Anahtar Kelimeler: Madde bağımlılığı, BAY-DER, Madde, Sosyal hizmet, Madde kullanımı

ÖZ
Bu çalışmanın amacı, bağımlılık tedavisi alanında özgün uygulamaları olan BAY-DER’in (Bağımsız Yaşam Derneği) faaliyetlerini incelemektir. Araştırmanın sonuçları, alandaki sosyal hizmet profesyonelleri, bağımlılıkla mücadele kuruluşları, sosyal hizmet akademisyenleri ve bölgedeki çalışanlar için bir kaynak olacaktır, bu da bir nedendir. Diğer nedenler bu çalışmayı önemli kılmaktadır.
Bu çalışmanın amacı teorik temelleri ve araştırma sorularını açıklığa kavuşturmaktır. Tipik bir nitel araştırmadır. Nitel araştırmalarda sayısal verilerden ziyade kelimelere ve yorumlara yapılan vurgu daha önemlidir. Araştırmanın amacına uygun olarak veriler BAYDER aracılığıyla toplanmıştır. Bu çalışmanın araştırma ortamı, BAY-DER’den madde bağımlılığı ile mücadele konusunda 3 idari personel ve 8 eğitimli personel olmak üzere toplam 11 kişi ile oluşturulmuştur. Çalışma ayrıca iki veri toplama aracını da içeriyordu. Bağımlılık alanında tesis çalışanları ve tedavi gören bireylere özel olarak farklı türlerde yarı yapılandırılmış görüşme örnekleri hazırlanmış ve uygulanmıştır. Nitel araştırmadan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçları da alt kategoriler altında tartışılmıştır.
Katılımcıların girdilerini ve kuruluşun bilgilerini inceledikten sonra BAY-DER’in yeni bir uygulama olduğunu ve beş yıllık bir geçmişi olduğunu keşfettik. İlk olarak Suffa Vakfı olarak yola çıkan BAY-DER’in benzersiz ve öncü olduğu ortaya çıktı. Kayıtlı kişiler arasında eski madde bağımlısı hastaları ve STK, Belediye Binası, Sağlık Bakanlığı ve bakanlıklar tarafından yönlendirilen yardım arayanlar bulunmaktadır.
Uyum sürecindeki sorunlar, organizasyonda yapılan değişikliklerle çözülmüş görünmektedir. Özellikle tesiste tedaviye başlamadan önce personel ve yönetim, adayların yaşadıkları zorluklarla baş etmelerine yardımcı olmaya çalıştı ve süreç adayları güçlendirdi. aday.
Anahtar Kelimeler: madde bağımlılığı, BAY-DER, uyarıcılar, sosyal hizmetler, madde kullanımı.

ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜR
Yüksek lisans eğitimim sırasında akıl hocam Dr. Öğretim Üyesi Abdulhakim BEKİ’nin engin bilgi ve deneyimlerinden yararlandım.
Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.
Eğitim hayatım boyunca her zaman yanımda olan annem Şükran ÖNCEL’e ve babama sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

MANİFESTO
Bu araştırmanın benim kendi tezim olduğunu, planlamadan yazımına kadar hiçbir aşamada etik dışı davranmadığımı, tüm bilgileri bu tezde topladığımı beyan ederim. akademik ve etik kurallara uygun olarak yapılmış olup, tez araştırması sonucu elde edilmeyen tüm bilgi ve yorumları alıntıladım.
20 Ağustos 2018
Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ

İÇERİK
Başlık sayfası numarası
ÖZET ………………………………………………………………………………………… .. ben
ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜRLER ………………………………………………………………………………………………….
AÇILIŞ …………………………………………………………………………………………… IV
İÇERİK ………………………………………………………………………………………… .. DR
TABLO GÖSTERGESİ …………………………………………………….. VII
İKON VE KISALTMA GÖSTERGELERİ …………………………………………………………………………………………………
1. GİRİŞ …………………………………………………………………………………………. 1
2. GENEL BİLGİLER ……………………………………………………………………………………………… .. 2
2.1. Bağımlılık Kavramı ve Madde Bağımlılığı ………………………………………………………. ………………………………………………………. 3
2.1.1. Bağımlılık ……………………………………………………………………………………………………………. 4
2.1.2. Madde bağımlılığı ………………………………………………………………………………………… .. 5
2.2. Maddelerin sınıflandırılması …………………………………………………… .. 6
2.2.1. Tütün ………………………………………………………………………………………… .. 7
2.2.2. Alkol …………………….. 7
2.2.3. Afyon …………………………………………………… 8
2.2.4. Uyarıcı ………………………………………………………………………………. 8
2.2.5. Sakinleştiriciler ………………………………………………………………………………………… .. 9
2.2.6. Halüsinojenler …………………………………………………… 9
2.2.7. Uçucu maddeler …………………………………………………………………………. on
2.2.8. Esrar ………………………………………………………………………………………. on
2.3. Madde bağımlılığının nedenleri …………………………………………………….. 10
2.3.1. Maddenin özellikleri ………………………………………………………………………………………… .. 11
2.3.2. Kişisel faktörler ………………………………………………………………………. 11. Gün
2.3.3. Çevresel faktörler ………………………………………………………………………………………… .. 13
2.4. Madde bağımlılığı ile mücadele ……………………………………………………… 15
2.4.1. Madde bağımlılığı ile mücadele eden kamu kurum ve kuruluşları ……………………. 16
2.4.2. Madde Bağımlılığı ile Mücadele Eden Sivil Toplum Kuruluşları ……………………………………………………. 20
2.6. Bağımsız Yaşam Derneği (BAY-DER) ………………………………………………………. 22
2.7. Madde bağımlılığı ve sosyal hizmet ………………………………………………. 24
3. ARAŞTIRMA MATERYALLERİ VE YÖNTEMLERİ ………………………………………………………. 26
3.1. Araştırma modeli ………………………………………………….. 26

3.2. Araştırma evreni ………………………………………………………………………………………… 26
3.3. Veri Toplama Araç ve Teknikleri ………………………………………………………………………. 27
3.4. Veri toplama süreci …………………………………………………….. 28
3.5. Veri analizi ………………………………………………… 28
4. SONUÇLAR …………………………………………………………………………………………… 29
4.1. Demografik Sonuç ………………………………………………………………………… 29
4.2. BAY-DER kuruluş süreci ……………………………………………………… .. 30
4.3. BAY-DER’in kurumsal ve teorik yapısı ……………………………………………………… 31
4.5. BAY-DER’de Profesyonel ve İdari Personel Tarafından Verilen Hizmetler ……. 33
4.5.1. Genel Koordinatör ………………………………………………………………………………………………. 33
4.5.2. Klinik psikolog – Psikoterapist …………………………………………………… .. 33
4.5.3. Değerler kılavuzu ……………………………………………………. 35
4.5.4. Eski kullanıcılar ………………………………………………… .35
4.6. BAY-DER’e müşteri kayıt işlemi …………………………………………………………………………………………… .. 35
4.7. Müşterilerin BAY-DER Kayıt Sürecinde Karşılaştıkları Zorluklar ve Başa Çıkma Yöntemleri ……………………….. ……………………. 37
4.8. BAY-DER’deki Teknik ve İdari Personelin uygulama sürecinde karşılaştıkları zorluklar ve bunlarla baş etme yöntemleri …………………… ……. 40
4.9. BAY-DER’in Kurumlararası İşbirliği ve Kurumsal Uygulamaları …………………………………………………….. 42
4.10. BAY-DER’in üstün güçlü yönleri ……………………………………………………. 45
4.11. BAY-DER’in İyileştirmeleri / Zayıf Yönleri ……………………………………………………………………… 46
5. TARTIŞMA ………………………………………………………………………………………………. 48
6. SONUÇ VE ÖNERİLER ………………………………………………………. 51
7. KAYNAKLAR …………………………………………………………………………………………… .. 55
EK ………………………………………………………………………………………… 59

TABLO ENDEKSİ
Tablo sayfa numarası
Tablo 1. Farklı müdahale düzeylerine göre sosyal hizmet uzmanlarının madde bağımlılığı tedavisi alanında oynayabilecekleri rollerden bazıları ……………………………….. ………………………….. . 25
Tablo 2. Tesiste tedavi gören kişilerin cinsiyeti, yaşı ve eğitim düzeyi ……………………. 29
Tablo 3. Kuruluşta çalışanların cinsiyeti, yaşı, eğitim düzeyi ve görevleri… 30

İKONLAR VE KISALTMALARIN GÖSTERGESİ
BAYDER: Bağımsız Yaşam Derneği
TUBİM: Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi
MEB: Milli Eğitim Bakanlığı
TBM: Türkiye Alkolizmle Mücadele Eğitim Programı AMATEM: Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Tedavi Merkezi GADEM: Gençlik ve Aile Destek Merkezi
BADEM: Bağımlılık Eğitim ve Danışmanlık Merkezi
İSTKA: İstanbul Kalkınma Kurumu
TÜBAM: Türkiye bağımlılık platformuyla mücadele ediyor
LSD: Liserjik Asit Dietilamid
DMT: Dimethy Birdptamin
TALİMATLAR: Dietiltriptalmin
DOM: Dimetoksimetil amfetamin
MDA: Metilendioksi amfetamin
THC: tetrahidrokanabinol
M.Ö.: M.Ö.
1

1. GİRİŞ
Alkol ve madde kullanımı çağımızın en ciddi toplumsal sorunlarından biridir. Toplumun tüm kesimlerini ne kadar hızlı etkilediği ve toplumlar arasında hızla yayıldığı açısından zamanımızın öncelikli konularından biri olarak belirlenmiştir. Çünkü uyarıcı kullanımı sadece kullanıcıyı değil, bireyin aile ve sosyal çevresini de ciddi şekilde etkilemektedir (Evren, 2014, s.59).

İnsanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri doğada var olan bazı bitki türlerinin insan ruhunu etkilediği tespit edilmiştir. Başlangıçta açıklanamaz olan bu değişiklikleri doğaüstü güçlere bağladılar ve hastalıkların doğaüstü güçlerden kaynaklandığına inandılar. İlk insanlar bu maddeleri hastalıkların tedavisinde ve dini törenlerde kullanmaya başladılar. Antik çağlardan beri kullanılan bu psikostimulanlardan en bilinenleri; Bunlar Güney Amerika’da “coca”, Orta Amerika’da “kaktüs peyote”, Doğu Afrika’da “kaf”, Batı Afrika’da “cola” ve Yakın Asya’da “kenevir ve haşhaş”tır. İnka uygarlıkları, Amerika kıtasında Aztek Mayası, Küçük Asya’da Sümer, Asur, Babil, Mısır, Roma ve Yunan uygarlıkları bu ürünlerin tarımını ilk kez geliştirmiştir (Köknel, 1976). , s.16).

Bağımlılık yapan maddeler konusunda halen çok sayıda araştırma yapılıyor. Özellikle insanın psikofizyolojik yapısındaki değişiklikler ve insanlarda bazı değişikliklere neden olması, kişilerin sosyal hayatını etkilemekte, bağımlıların hayatında olumsuz etkilere neden olmakta ve bu duruma bağlı olarak kişi psikolojik bir baskı içerisine girebilmektedir. Bu nedenle kişinin bu durumdan kurtulması, hayatını daha olumlu bir şekilde yaşaması ve kendini mutlu hissetmesi için bağımlılık konusunda sürekli araştırmalar yapılmakta ve bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. şimdi bu durumdan kurtulmak için.
Birçok kamu kurum ve kuruluşu, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, madde bağımlılığı sorununun ele alınmasında aktif rol oynamalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı birlikte çalışmalı, önleme, iyileştirme, izleme ve kontrol çalışmalarını birlikte yürütmelidir. . Çalışmaların sonuçlarından toplanan verilerle risk haritası oluşturulmalı ve bundan sonraki çalışmalara öncülük etmelidir. Çalışmalar akademi tarafından yorumlanmalı ve değerlendirilmeli, elde edilen bilgiler belgelenmeli ve sosyal politikaya dönüştürülmelidir (Taylan)

2.

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’de madde bağımlılığı tedavisinde özgün çalışmalarıyla öne çıkan ve bu alanda bağımlılıkla mücadele konusunda yetkin kuruluşlardan biri olan BAY-DER’in (Bağımsız Yaşam Derneği) faaliyetlerini detaylı olarak incelemektir. zaman. Bu anlamda öncelikle BAY-DER’in kurumsal altyapısı ve altyapısı denenmiştir. Ardından, kurumun kendine özgü uygulamaları, kurum bünyesinde sunduğu profesyonel hizmetler ve özgün uygulamaları, güçlü ve zayıf yönleri/geliştirilebileceği/geliştirilebileceği konusunda müşteri görüş ve önerileri ve bu konudaki öneriler sunulmuştur.
BAY-DER modelinin kültürel değerlere uygun özgün uygulama modelleri ile Türkiye’de uyuşturucu bağımlılarının tedavi ve rehabilitasyonunda öncü bir hizmet olduğu fikri bir bakış açısı haline gelmiştir. çalışmanın ana çıkış noktasıdır. Hatta farmakolojik olmayan uygulamalar, tesis altyapısı, uygulama modelleri ve eğitim teknikleri açısından sahada ciddi anlamda fark yaratabilecek bir model olarak değerlendiriliyor. tesis tarafından sağlanmaktadır.
Bu çalışmada gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda toplanan verilerin sosyal hizmet alanı perspektifinden değerlendirilmesinin BAY’ın öncü faaliyetlerinin geliştirilmesinde faydalı olacağı düşünülmektedir. -Uyuşturucu bağımlısı müşteriler için DER. madde yok. Araştırmayı bu kadar önemli kılan bir diğer unsur ise alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarına, madde bağımlılığı ile mücadele eden kuruluşlara, sosyal hizmet akademileri vb. derneklere ve bu alanda çalışan diğer vakıf ve kuruluşlara bilgi kaynağı olacak olmasıdır. Sosyal hizmet uzmanları, ciddi bir sorun olan madde bağımlılığı tedavisinde kullanılan yöntem ve uygulamalar hakkında yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile yüz yüze görüşme yaparak veri toplamayı planlamıştır. toplumda önemlidir. Araştırmanın amacına ve araştırma sorularının aydınlatılmasına ilişkin izlediği stratejiye göre nitel bir çalışmadır.
Sosyal hizmet uzmanları, bireylerin ve toplumun refahını artırma misyonları doğrultusunda, vakıflar, kamu ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapabilecek projeler üreterek, hassas bireylere ve gruplara hızlı ve kesin müdahalelerle ulaşabilirler. Sosyal hizmetin bu proaktif ve esnek yapısı, madde bağımlılığı gibi çok yönlü sorunlara neden olan bir duruma müdahale etmede oldukça etkili olabilmektedir.

3

2. MİNERAL BİLGİSİ
2.1. Bağımlılık Kavramı ve Madde Suistimali
Bağımlılık ve ilgili girişimler konusunda farklı görüşler vardır. Bağımlılık alanında yapılan araştırmalar incelendiğinde, bağımlılığın ortak bir tanımının olmadığı ve bağımlılık yapan maddeler için ortak bir zeminin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kullanım amacı ne olursa olsun bu madde kullanım sonrası insan hayatı üzerinde olumsuz etkilere, hatta ölüme bile neden olan bu maddenin etkisine göre de sınıflandırılmaktadır, birçok etkisinin olduğu bilinmektedir. insanlarda psikolojik ve fiziksel olarak. bağımlılık yapar ve insanları yıpratır.
Uyuşturucu bağımlıları, alıştıkları maddeden kurtulmak isteme, kendilerini mutlu hissetme, depresyondan ya da kaygıdan uzak olma duyguları nedeniyle bir cankurtaran gibi görünmektedir. Uyuşturucuların insanlar üzerindeki etkilerine bakıldığında gerçekten çok büyük bir yanılgı ve insanı kendine bağımlı hale getiren bu maddeler insanları kurtarmaktan çok daha kötü durumlara sokuyor.
Toplumun maddelerin zararlı olup olmadığı konusundaki görüşü, insan sağlığının bozulması, iletişimi olumsuz etkilemesi ve toplumu tehdit etmesi gibi etkiler sonucunda iki esasa göre belirlenir. Festival. Bunlar, maddenin doğrudan etkileri ve maddenin etkilerine ilişkin grup ve toplumların algılarıdır. (Zastrow, çev. Farmer, 2015 s.358-359).
Madde kullanımı ve bağımlılığı için bilinen ilk teorik açıklamaya psikodinamik denir. Bu yoruma göre, sözde klasik psikodinamik; Madde kullanımı eşcinsel cinsel dürtülerden korunma girişimi olarak yorumlanmaya çalışılsa da kuramsal psikolojik yaklaşımlar, madde kullanımına bağlı depresyon ile benlik işlevleri arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur (Babaoğlu, 1997, s.154).
Bağımlılık yapan maddeler konusunda halen çok sayıda araştırma yapılıyor. Özellikle insanın psikofizyolojik yapısındaki değişiklikler ve buna eşlik eden insandaki değişiklikler, insanın sosyal hayatını etkiler.

4

Bu durum bağımlının hayatında olumsuz etkilere neden olmakta ve bu durumdan dolayı kişi psikolojik baskı altına düşebilmektedir. Bu nedenle kişinin bu durumdan kurtulmasına, hayatını daha olumlu yaşamasına ve mutlu hissetmesine yardımcı olmak için bağımlılık konusunda bazı araştırmalar yapılmış ve bilimsel çalışmalar yapılmıştır. bu durumdan kurtulmak için.
2.1.1. Bağımlılık

Bağımlılık; Madde kullanımı sırasında ortaya çıkan fiziksel, zihinsel veya sosyal sorunlara rağmen, kayda değer sonuçlar elde etmek için madde kullanımının devam etmesi ve maddeyi kullanmayı bırakamama olarak tanımlanmaktadır (Ulusal Politika ve Stratejinin Uygulanması için Eylem Planı). Madde ve Maddelerle Mücadele Belgesi, 2010-2012, s.5).

Bağımlılık, bir nesneden vazgeçememek ve onunla kendini düşünememektir. Kişinin bir nesne ya da durumla bütünlük içinde olma hissi, kişi nesneyi kullanmaya başladıktan sonra sahte bir mutluluk duygusu olarak ortaya çıkar. Alışkanlık olarak adlandırılan bağımlılık ile bağımlılık arasında yasada yer alan en önemli özellik madde kullanıcılarında meydana gelen fiziksel bağımlılık ve toleranstır (Babaoğlu, 1997, s.150).
İnsan varoluş şartlarından dolayı bazen kendini yalnız hissedebilir. Kendini mutlu hissetmek için bir maddeyle olanları unutturmaya ve yalnız hissettiği için olanları unutmaya çalışır. İnsan hazzı bu alışkanlığın hakimiyetinde yer alır. Birey bir hayal kırıklığı durumu ile karşı karşıya kaldığında, mutluluk ve neşe yerine karamsarlık ve hoşnutsuzluk ön plana çıkmaktadır. Kişinin çevresiyle ilişkisi bozulur ve kendini soyutlama oluşur. Bunun sonucunda kişide kaygı, sinirlilik, güvensizlik gibi olaylar meydana gelir ve kişinin ruhsal yaşamında oluşur.
Alışılmış ilaç ve madde kullanımı kısa sürede daha kötü ve zararlı sonuçlara yol açmaktadır. Bu maddeler öncelikle merkezi sinir sistemine etki ederek, kimyasal yapıları nedeniyle insanların zihinsel yaşamını, duygu, düşünce ve eylemlerini değiştirerek kısa sürede ve kolay alışkanlıklar oluştururlar. onların çalışması. Bu nedenle insanlarda

5

Alışkanlığa bu tür maddelerin alışılmış kullanımı da eklendiğinde, bağımlılık oluşması muhtemeldir (Köknel, 1998, s.8).
Madde bağımlılığı, kişinin kullandığı maddeye karşı iradesini yitirmesi ve kendini bütüncül olarak kabul etmesi durumudur.
2.1.2. Madde bağımlılığı

Dünya Sağlık Örgütü’nün 1964 yılında yaptığı madde bağımlılığı tanımında madde bağımlılığı, “canlı bir organizmanın bir madde ile etkileşimi, onun özel işlevi, davranış değişiklikleri ve maddeye verilen diğer tepkiler sonucu ortaya çıkan zihinsel ve bazen fiziksel bir durum” olarak tanımlanmaktadır. Bu dürtü, maddenin ruhsal etkilerini deneyimleme veya yokluğundan kaynaklanan rahatsızlığı giderme arzusundan kaynaklanır ve bu dürtü, maddeyi almak için sürekli veya ara sıra karşı konulmaz bir dürtüdür. Bireyin kullanmakta olduğu maddeyi bırakmak isteyip de isteyerek bırakamadığı, bırakması durumunda ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin ya da zararlı etkilerini bilmesine rağmen maddeyi kullanmaya devam etmesi ve kendini bulması durumudur. bağımlıdır ve ihtiyacını karşılamak için her seferinde aldığı maddenin dozunu artırmak zorundadır. t uyuşturucu geliyor. Çünkü bu maddenin en büyük özelliklerinden biri kişiyi kendine bağımlı hale getirmesidir (Şahin, 2007, s.4-5).

Madde bağımlılığının başka bir tanımına göre bağımlılık, esrar, eroin, alkol, narkotik ilaçlar, seyrelticiler ve benzeri uçucu maddeler gibi doğal ve insan yapımı maddelerin düzenli veya sürekli olarak alınması sonucu ortaya çıkan psikolojik veya fiziksel alışkanlık olarak tanımlanmaktadır. Yaşar, 2012)., S.21).
Madde bağımlılığının birçok tanımı vardır. Verilen tanımlardan da anlaşılacağı gibi herhangi bir maddeye bağımlılığın madde bağımlılığı olarak tanımlanabilmesi için maddeyi kullanan kişinin maddeyi kullandıktan sonra bazı fizyolojik belirtiler göstermesi, b eksikliği durumunda ise kişinin direnmesi gerekir. madde ve fiziksel olarak yoksun hissediyorum. Bazen kişi uyuşturucu kullandıktan sonra veya kullandıktan sonra garip kullanmama davranışları sergileyebilir. Kişi aldığı madde ile asimile olduğunu düşünür.

6

ve vazgeçemedikten sonra bağımlıyı sosyal ve aile ortamından uzaklaştırabilir. Bundan sonra kişide bir takım psikolojik bunalımlar meydana gelir ve mutluluğa ulaşamaz.
2.2. Maddelerin sınıflandırılması
Madde bağımlılığı ile ilgili literatür taramasının sonuçlarına göre, maddelerin farklı sınıflandırmaları vardır. Uyuşturucu maddeler kökenlerine göre, doğal maddelere, sentetik ve uyuşturucu maddelere, yasal dayanaklarına göre yasal veya yasa dışı maddelere ve patolojik durumlarına göre merkezi sinir sistemini etkilemelerine göre sınıflandırılır (Çetin, 2013). Yalnızca bağımlılık yapan maddelere genellikle “yasadışı” veya “yasak-kısıtlı” gibi adlar verilmesine rağmen; Birçok yasal madde çoğu zaman yasa dışı olarak elde edilebildiğinden ve tıbbi olmayan amaçlarla kullanılabildiğinden, yasal ve yasa dışı maddeler arasında ayrım yapmak mümkün değildir (Tosun, 2008).
Günümüzde madde sayısı hala artmakta olduğu için maddeleri türlerine göre sınıflandırmak oldukça güçtür, genellikle bağımlılık yapan maddeler şu şekilde sınıflandırılır;
 Sigara (Tütün),
 Alkol
Opioidler: Morfin, Eroin, Kodein, Metadon, Meperidin,
Uyarıcılar: Amfetamin, Kokain, Ekstazi, Kafein,
Merkezi sinir sistemi depresanları: Barbitüratlar, Meprobomat, Benzodiazepinler (diazemxanat, ativan, riotril, rohypnol vb.) Alkol, Akineton,
Halüsinojenler: LSD (Liserjik AsitDietilamid), Meskalin, Psilosibin, DMT (dimetil Birdptamin), DET (dietiltriptalmin), DOM (dimetoksimetil amfetamin), MDA (metilendioksi amfetamin), Fensiklidin,
 Uçucu maddeler (Uçucu hidrokarbonlar): Seyreltici, Benzen, Gazolin, Tutkal (Bali gibi bağlayıcı),
 Esrar ve benzerleri

7

Bunlardan en yaygın olanı, dilimizde kullanılan uyuşturucu kavramına dahil olmayan ancak yüksek oranda bağımlılık yapan maddeler olan alkol ve tütündür. Bu maddelerin bazıları (örn. morfin, kokain, esrar) doğalken bazıları (örn. ecstasy) laboratuvarlarda üretilmektedir (Ögel, 2010).
2.2.1. Sigara
Belki de yanan tütünün en zehirli bileşenleri nikotin, karbon monoksit, katran ve kanserojen olarak bilinen bağımlılık yapan elementtir. Beynin zevk merkezlerinde bulunan nikotin reseptörleri adı verilen reseptörleri uyarır (Davison, 2004). Sigara içmek, nikotini insan beynine ulaştırmanın en faydalı yoludur. %25 nikotin kana karışır ve 10 saniye içinde beyne ulaşır. Uzun süreli sigara kullanımı ile ortaya çıkan veya artan tıbbi problemler arasında akciğer kanseri, amfizem, gırtlak ve yemek borusu kanseri ve çeşitli kardiyovasküler hastalıklar yer alır. Sigara içmenin sosyoekonomik maliyeti oldukça yüksektir. Her bir sigara içicisinin neden olduğu zarar toplandığında, bu 145 milyon verimsiz gün anlamına gelir (Davison, 2004).
Sigara, günümüzde en yaygın kullanılan bağımlılık yapıcı maddedir. Tütünün içinde bulunan bağımlılık yapan maddelerden biri olan nikotinin insan vücudu üzerindeki etkisi açısından ise kişinin sağlığı üzerinde olumsuz etki oluşturmaktadır. Ayrıca kendini buna bağımlı bulan ve sürekli sigara alma ihtiyacı hisseden bireyler ekonomik açıdan kendilerini zor durumda bırakabilirler.

2.2.2. Alkol

Alkoller, kimyasal olarak bir yağlı hidroksil grubu içeren bileşiklerdir. Etil Alkol (alkol), topikal antiseptik olarak kullanılması dışında, ilaç olarak fazla bir önemi yoktur. Etil alkol, alınan miktara ve kandaki konsantrasyonuna bağlı olarak öforiden komaya ve ölüme kadar değişen merkezi sinir sistemi etkilerine neden olur. Alkolizm ve alkolizm eşanlamlı terimlerdir. Alkolizm, sağlık etkileri, trafik kazaları, intihar, suç işleme, ailelerin dağılması, ekonomik sorunlar, iş hayatı gibi birçok komplikasyonu olan önemli bir psikososyal sorundur. düşüş Bu nedenle çağımızın önemli bir halk sağlığı sorunudur. Psikiyatrik bir bakış açısına göre, alkolizm nasıl kullanılırsa kullanılsın tamamen alkolle ilgilidir.

8

Bu, her türlü davranış, duygu ve bilişsel yetenekler üzerinde geçici veya kalıcı etkileri olabileceğinden son derece önemli bir konudur (Uzbay, 2009; Öztürk, 2011).
2.2.3. afyonlar
Opioidler, küçük miktarlarda kullanıldıklarında analjezik, antidiyareik, antitussif ve rahatlatıcı etkileri olan bir yatıştırıcı ilaç sınıfını temsil eder. Opioidler, doğal (ör., morfin), yarı-sentetik (ör., eroin) ve sentetik morfin benzeri maddeleri (ör., kodein, hidromorfon, metadon, oksodon, meperidin, fentanil) içerir. Bu grupta en çok suistimal edilen maddelerden biri olan eroin, yaygın olarak enjeksiyon yoluyla verilir ve oldukça saf halde elde edildiğinde tütsülenebilir veya solunabilir. Diğer opiyatlar enjeksiyon ve ağızdan verilebilir (Coşkun, 2008). Opioidler, vücudun kendi afyon sistemindeki nöronal reseptörleri uyararak etkilerini üretirler ve belirgin bir fizyolojik bağımlılık yaratırlar. Afyon, onu kullanan insanlar için bir dizi soruna neden olur. Madde ve arzı, kullanıcının tüm sosyal faaliyetlerini ve ilişkilerini yöneten merkezi haline gelir. Geri çekilme semptomları son enjeksiyondan sonraki sekiz saat içinde başlayıp otuz altı saat içinde arttığı ve madde çok pahalı olduğu için bu maddeye günde 200 dolardan fazla harcamaya tolerans geliştirmiş bir kişi. Bağımlılar varlıklı değillerse, bu parayı fuhuş ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi yasa dışı yollarla elde etmek zorundadırlar (Davison, 2004).
500 eroin bağımlısı üzerinde yapılan 24 yıllık takip çalışması sonucunda, bu kişilerin %28’inin 40 yaşına kadar öldüğü belirlendi. İnsanların yarısı cinayet, intihar veya kazalardan, üçte biri uyuşturucudan ölmektedir. aşırı dozlar (Hyser ve diğerleri, 1993). Buna dayanarak, bu maddeleri kullanmış olan kişiler, bu maddelerin birçok zararlı etkisine rağmen madde kullanmaya devam etmekte, kendilerini yaşamla bütünleşme durumunda bulmaktadırlar ve kendilerini bağımlı hale getirmektedirler. ileride başı belaya girecek.
2.2.4. uyarıcı
Başlıca örnekleri amfetamin ve kokain olan uyarıcılar, merkezi sinir sistemi uyarıcılarıdır. Bu maddeleri alırken kişinin vücudu geçici bir enerjilenme durumunda görünecek ve kişinin uykusu bölünecektir. Bu özelliğinden dolayı daha çok sürücüler, öğrenciler ve gece çalışanları tarafından kullanılmaktadır. İlk uyarım, daha sonra bitkinlik yaratan enerjik bir durum yaratır. Ayrıca, gibi maddeler
9
Kullanım durumunda kişilerde kişilik ve davranış bozuklukları, kaygı ve şüphe oluşmasına neden olur (Milli Eğitim Kanunu, 2011).
2.2.5. yatıştırıcı
Bunlar merkezi sinir sistemi depresanları oldukları için Türkiye’de reçetesiz kullanımları engellenmiş olup, sadece özel reçete ile satın alınabilmektedir. Bunlardan kırmızı reçeteli uyarıcı ve mavi reçeteli ilaç sentetik ilaçlar olarak kabul edilir ve merkezi sinir sistemi üzerinde sakinleştirici bir etkiye sahiptir. Barbitüratlar ve benzeri hipnotikler, metakülon, benzodiazepinler, meprobamat gibi sedatifler ve anti-anksiyete ilaçları ile önemli zehirlenme ve bağımlılık durumları ortaya çıkabilir. Bağımlılık durumunda hareket, konuşma ve düşüncede yavaşlama, hafızada bozulma, konsantrasyon güçlüğü, duygusal dengesizlik ve temel kişilik belirtilerinde abartılar görülür (Öztürk, 2011; Tarhan).
2.2.6. halüsinojen
Bu maddeler bilinci, algıyı, ruh halini ve düşünmeyi büyük ölçüde etkiler, algı artar ve güçlenir ve normalde algılanmayan uyaranlar hissedilir. Değişen beden, zaman ve yer algısı ve bazen karışık görsel ve işitsel algılar; Sesleri duyma ve görme gibi renkleri algılayabilirler (Öztürk, 2011). Halüsinojenler, ağızdan alındığında sanrılara neden olan, gerçeklikten uzaklaşmaya ve dikkatin dağılmasına neden olan maddelerdir. Bir uyarıcı durdurulduğunda bile etkileri ve semptomları geri dönebilir. Bunlar, tamamen doğal mantar ve kaktüs çeşitlerini ve tamamen sentetik bileşenleri içerir. Ülkemizde kullanımları oldukça sınırlıdır ve güçlü bağımlılık yapma potansiyeline sahiptirler (Tarhan ve Nurmedov, 2011). Meskalin, fensiklidin ve skopolamin, benztropin, triheksifenidril ve biperiden gibi antikolinerjik etkileri olan ilaçlar, doz ve kullanım süresine bağlı olarak değişen şiddetlerde bağımlılık yapabilir, halüsinojen benzeri belirtiler gösterir. Bunlardan en çok suistimal edileni fensiklidindir. Fensiklidin belirli bir süre kullanıldığında LSD’den daha şiddetli düşünce bozukluklarına ve şizofreniye daha çok benzeyen psikotik görüntülere neden olur (Uzbay, 2009).
on
2.2.7. uçucular
Yapıştırıcılar (özellikle bally, yapıştırıcı vb.), incelticiler, yağ ve leke çıkarıcılar, giysi ve cam temizleme sıvıları, aseton içeren kozmetik ürünler, kumaş boyaları, çakmak sıvılar, boya incelticiler, yapıştırıcılar ve benzin sıklıkla kullanılan uçucu maddeler arasında sayılabilir. genç insanlar. Bu maddeler naylon torbaya konularak burundan solunarak verilir (Ögel K, Karalı A, Tamar D, Çakmak D. 1998). Uçucu madde zehirlenmesi, öfori, işitsel, görsel veya dokunsal halüsinasyonlara, artan saldırganlık eğilimine, uyuşukluğa (patolojik uyuşukluk), muhakeme bozukluğuna ve ayrıca genelleştirilmiş kaslarda zayıflık, bulanık görme, nistagmus (istemsiz göz hareketleri), stupor gibi semptomlara neden olabilir. koma (uyuşukluk). de ifşa edebilir. Bu etkilere ek olarak, uzun süreli inhaler kullanımı beyinde önemli yapısal değişikliklere neden olur ve bu değişiklikler bilişsel hareket bozuklukları gibi nörolojik ve davranışsal değişikliklerden sorumludur. (Sanal, 2009).
2.2.8. Esrar
Esrar, Cannabis Sativa adlı bir bitkinin kurutulmuş ve ezilmiş çiçek tepeleri, tohumları ve yapraklarından oluşur. Bağımlılık için çok az potansiyele sahip olmasına rağmen, esrardaki kesinlikle bağımlılık yapan etken madde tetrahidrokanabinoldür (THC). Esrar, beynin kannabinoid reseptörleri ile etkileşime girerek dopamin salınımını arttırır. Tütün olarak içildiğinde etkisi 2-4 saat, ağızdan 5-12 saat sürer. Esrar içildiğinde dış uyaranlara duyarlılık artar, detaylı algı oluşur, renkler daha parlak ve zengin görülür (Öztürk, 2011). Gözlerde kanama ve kaşıntı, ağız ve boğaz kuruluğu, iştah artışı ve gözlerde artan basınç, esrarın kısa vadeli etkileridir. Yüksek dozların ani duygusal değişikliklere, dikkat azalmasına, dikkat dağınıklığına, hafızada bozulmaya ve bazen halüsinasyonlara neden olduğu bildirilmiştir. Ayrıca esrar üreme fonksiyonuna, bağışıklık fonksiyonuna, yapıya ve akciğer fonksiyonuna ciddi şekilde zarar verebilir (Davison, 2004).
2.3. Madde kötüye kullanımının nedenleri
Madde bağımlılığının tanımı, etkileri ve sınıflandırılmasında olduğu gibi genel bir genellemede farklılıklar vardır. Madde kullanımının birçok nedeni vardır. Merak, arkadaş çevresi ve burada yaşanan çelişkili ve uyumsuz aile süreçleri en kişisel olarak ele alınabilir. Ancak kullanılan
11. Gün
Madde özellikleri, bireysel özellikler ve çevresel özellikler olmak üzere aşağıdaki üç genel başlık altında ele alınmaktadır (Tekalan, 2012, s.32).
2.3.1. maddenin doğası
Uyuşturucu kullandıktan sonra, kullanıcının sahte mutluluğu kısa sürer ve bağımlılık gücünü etkili bir şekilde ortaya çıkarır. Kullanılan maddenin özelliklerine göre alkol, morfin ve barbütürat (uyku hapı, sakinleştirici ve ağrı kesici yapımında kullanılan bir kimyasal) gibi maddeler çok bağımlılık yapar. Bağımlılık, bu maddelerden bir veya birkaçının alınması ve dozun artırılmasıyla oluşur (Yaşar, 2012, s.24).
Bağımlılık yapan maddeler kimyasal yapıları gereği merkezi sinir sisteminin reseptör hücrelerine bağlanarak çalışır ve bağımlılık yapar. İlaçların aşırı ve tedavi amaçlı kötüye kullanımı ile bağımlılık oluşabilir. Gevşeme, zindelik ve kuvvet durumlarının varlığı hissedilir ve bu maddeler alınmadığında yoksunluk belirtilerinden kaçınmak için maddeye devam edilir (Sağlıkbilgisi, 06.06.2018).
Bu tür ilaçları doktor tavsiyesi olmadan almak, vücudu rahatlatmak için bile olsa küfür olarak kabul edilir. Doktor tarafından önerilenler dışında tedavi amaçlı kullanılan bu ilaçlar zamanla bağımlılık yapar ve kişiyi kontrol altında tutar.
2.3.2. Kişisel faktörler
Kişisel özellikleri (kullanıcının kişiliği ve genetik özellikleri) göz önünde bulundurun; Madde bağımlılığı için belirli bir kişilik tipi yoktur ve herkes için bağımlılık riski vardır. Madde bağımlılığı bir ihtiyaçtan doğar ve maddeyi kullanan kişinin kişiliği ile yakından ilgilidir. Bağımlı, günlük hayatın zorluklarıyla baş etmek, kaçmak ve yapay bir cennete sığınmak ister (Özaydın, 1984).
Bağımlılar genellikle düşük öz saygısı, öz değeri, eksiklikleri ve kaygısı olan kişilerdir. Alkol ve uyuşturucu
on ikinci
Bu maddelerin kaygı azaltıcı özellikleri, onları zorluklardan kaçanlara yardımcı olarak faydalı kılar. Alkol ve uyuşturucuların oluşturduğu geçici sığınak ortamı ve bunların yarattığı rahatlama önce kullanıcıyı alıştırır, ardından bağımlılık yapar (Köknel, 1982, s.308).
Madde bağımlılığı geliştiren çocuklar genellikle olgunlaşmamış, sinirli, saldırgan, duygusal, dengesizdir, cinsel sorunları vardır ve aşırı derecede bağımlılığa ihtiyaç duyarlar. . Mutsuz çocuklukları, şiddetli fiziksel cezaları, aşırı korumacı tutumları, dengesiz ve bölücü aile ortamlarından kaynaklanan düşük benlik saygısı ve kendini kontrol edemeyen insanlar. Bu yapıya sahip çocuklar madde bağımlılığına yatkın olabilirler (Yaşar, 2012, s.21).
Bazı çocuklar davranışlarının sonuçlarını tam olarak anlamasalar da bireysel yapıları gereği risk almayı severler ve bu davranışlardan zevk alırlar. Maddeyi kolayca kullanmaya başlarlar. Çocukların lise ve üniversite eğitimine geçiş gibi zorlu süreçler olan yaşa bağlı belirli yaşam evreleri vardır ve çocukların bu dönemlerde uyuşturucu kullanma olasılıkları daha yüksektir. Kesin sonuçlara ulaşılamamakla birlikte, bazı veriler uyarıcı kullanan ebeveynlerin çocuklarında madde kullanım olasılığının daha yüksek olduğunu düşündürmektedir (Ögel ve Erol, 2005, s. 34- 37).
Özellikle gençler arasında madde bağımlılığı artıyor. Ergenlik, hormonların gençlerin cinsiyetini belirlemede en aktif olduğu dönemdir. Bu aşamada çocuklar genellikle sosyal veya aile kurallarını kişilik gelişiminin önündeki engeller olarak görürler. Kuralları çiğnemek ve meydan okuyan bir kişiliği ortaya çıkarmak için bir kriter gibi. Sinirlilik ve öfkeyi kontrol etme güçlüğü kolayca suç davranışına yol açarken, riski bir büyüme aracı olarak görmek, madde bağımlılığı girişimi gibi yasa dışı davranışları kolaylaştırır. gibi (Uzbay, 2011, s.12).
Bireyler, akran baskısı, onlara uyum sağlama isteği, tabulara karşı gelme isteği, sorumluluktan kaçınma, başarısızlık, güvensizlik ve duygusal kaçınma nedeniyle uyuşturucuyu dener. Zaten alışık olmadığım bahaneler ve iltica mekanizması, bir kere denemenin neresi yanlış, istediğim zaman bırakabilirim, bireyleri üstü kapalı olarak uyarıcılara bağımlı hale getirebilir (Sağlıkbilgisi, 6 Ekim 2012).
13
Ergenlik döneminde sorunlarla karşılaşan gençler, sorunlarına bir başka büyük sorun olan uyuşturucuda çözüm ararlar. Uyarıcı bağımlılığının en tanınmış kişisel özelliklerinden biri, heyecan ve değişimden zevk alma eğilimidir. Vücudun yeni uyaranlara maruz kaldığı hissi, kısa süreliğine de olsa zevk alma isteği, kişinin ilacın yapay büyüsüne düşmesinin bir nedeni olabilir. Uyuşturucu alt kültüründe yükseltilen ve yükseltilen terimler maddeden geçici bir rahatlama ve keyif almayı ifade eder (Kulaksızoğlu, 2008, s.218).
Genetik yatkınlığın madde kötüye kullanımı ve bağımlılığına katkısı bilimsel olarak halen tartışılmaktadır. Ailesinde madde kötüye kullanımı ve bağımlılığı olan kişilerde bu yatkınlığı gösteren verilere ek olarak, bunun tersini düşündüren veriler de vardır. Yakın akrabalar arasında ciddi bağımlılık örnekleri, madde kullanımı ve bağımlılığı risk değerlendirmesinde gözden kaçırılmaması gereken ayrıntılardır (Teb, 06.06.2018).
2.3.3. Çevresel faktörler
Çevresel faktörler göz önüne alındığında; Bireyin sosyal çevresi, akran grubu ve arkadaş çevresi ile etkileşimleri etkili olmakla birlikte, ilaçların yaygınlığının, erişilebilirliğinin ve temininin sağlanması önemli bir rol oynamaktadır (Tekalan), 2012, s.32.
Bireylerin sosyal düzensizlikleri, kişiler arası zorluklar, toplumdaki ırksal ve kültürel çatışmalar, insanların ruh halleri, maddi zorluklar ve buna eşlik eden ekonomik sorunlar, büyük yerleşim yerlerine göre biraz daha küçük yerlerde yerleşimden kaynaklanan sorunlar, aşırı göçten kaynaklanan sorunlar. Bu tür olaylardan sonra yalnızlaşan bireyler, kendilerini tatmin etmek için uyarıcıları kullanacaklardır ve bu da aşırı ve kontrolsüz kullanım sonrasında bağımlılığa neden olmaktadır.
Sosyal çevrede yaşanan olaylar sonrasında bireyde ortaya çıkan yalnızlık duygusu ve uyarıcı kullanımı sonrasında mutlu olacağı duygusu, davranışın devam etmesinde etkileyici rol oynar. Özellikle çocuklukta rol model olarak gördüğü kişi uyuşturucu kullanıyorsa, uyuşturucu kullanmak o kişi için o kadar çekicidir.
14
kötüye kullanma ve uyarıcı kullanma. Bu durum kişiye daha çekici gelmektedir.
Ergenlik döneminde akran ve akran ilişkileri güçlüdür ve gençler akran etkilerine açıktır. Bir grup arkadaşa sahip olmak, grup içinde değerli olmak için gençlerin en güçlü arzularından biridir. Madde testinde akranların oynayacağı büyük bir rol vardır. Uyuşturucu kullanan bir arkadaş grubu içinde olmak, madde kullanmaya başlamanın temel nedenlerinden biridir. Alkol ve diğer uyuşturucu kaçakçılığı ortamında yaşayan ve uyuşturucu kullanan arkadaşları olan ergenlerin, bu arkadaşların tavsiyeyi teşvik etmesi veya reddetmesi nedeniyle uyuşturucuya başlama nedeni olduğu bilinmektedir. İç kontrolü olmayan gençlerin önerileri. ve uyuşturucu madde alma veya kullanma iç disiplini (Kulaksızoğlu, 2008, s.218).).
Ebeveynlerinden bağımsız olma sürecindeki gençler, grup halinde test ederek davranışlarını geliştirirler. Grupta kalabilmek için boyun eğme, güven ve kararlılık süreçlerinden bir veya birkaçını kullanarak grubun ortak amaç ve ilkelerini uygulamaya başlarlar (Yaşar, 2012, s.22).
Ailede bireyden uzaklaşma ve bu ortamda bireyi aileden uzaklaştıran bazı davranışların ardından kişi kendini yalnız hissedebilir ve sığınak olarak bulduğu doğaya daha yakın hissedebilir. Özellikle şiddetli uyumsuzluk ve aile içi şiddet durumlarında, birey, büyük ölçüde erişilebilir bir boşlukta psikolojik ve kişisel olarak kendini kötü hisseder. Bu, bireylerin maddi şeylerden uzak durması, aile bireylerine sevgi gösterildikten sonra insanların aile duygularıyla bütünleşmesi ve mutlu olması için çok önemli bir olgudur.
Aile, okul ve sosyal çevrenin aşırı baskıcı tutumları nedeniyle bireyler kendilerini ifade etmekte zorlanabilirler. Baskı altında olmanın ve kendini tam olarak ifade edememenin yanı sıra uyuşturucu deneme ve diğer yasa dışı yollara yönelme sıklığı da arttı. Özellikle ergenlerin ailelerinde ve okullarında kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir sistem, madde bağımlılığını önlemede ve deneme riskini azaltmada önemlidir. Madde bağımlılığı riskini artıran spor, sanat, üretken hobiler ve sosyal aktivitelerden vazgeçin veya sınırlayın.
15
Bu özellik, bireylerin hem yapabilecekleri hem de başarabilecekleri, yapmaktan keyif alacakları bir özelliktir (Uzbay, 2011, s.12).
2.4. Madde bağımlılığıyla mücadele
İnsanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri doğada var olan bazı bitki türlerinin insan ruhunu etkilediği tespit edilmiştir. Başlangıçta açıklanamaz olan bu değişiklikleri doğaüstü güçlere bağladılar ve hastalıkların doğaüstü güçlerden kaynaklandığına inandılar. İlk insanlar bu maddeleri hastalıkların tedavisinde ve dini törenlerde kullanmaya başladılar. Antik çağlardan beri kullanılan bu psikostimulanlardan en bilinenleri; Bunlar Güney Amerika’da “coca”, Orta Amerika’da “kaktüs peyote”, Doğu Afrika’da “kaf”, Batı Afrika’da “cola” ve Yakın Asya’da “kenevir ve haşhaş”tır. İnka uygarlıkları, Amerika kıtasında Aztek Mayası, Küçük Asya’da Sümer, Asur, Babil, Mısır, Roma ve Yunan uygarlıkları bu ürünlerin tarımını ilk kez geliştirmiştir (Köknel, 1976). , s.16).
Bağımlılık yapan maddelerin gelişim tarihine bakıldığında, birçok ilacın hammaddesi olan ve “mekone” olarak bilinen afyonun insanlar tarafından ağrıları gidermek, ağrıları gidermek ve sorunları çözmek için kullanıldığı bilinmektedir. uyku sorunları. M.Ö. 5. yüzyılda Meloslu Diagoras tarafından kullanılmış ve bu maddenin etkisiyle kişi gerçekçilik hissini kaybetmiş ve sonuç olarak Diagoras halkına bu maddelerin kesinlikle kullanılmasını yasaklamalarını emretmiş ve zamanla afyon kullanıcılar büyüler tarafından canlı olarak lanetlendi. Ateşe atılmış halde bulunurlar ve 14. yüzyıl kilise kayıtlarında afyon üretimi ve kullanımı konusunda ciddi bir mücadele başlatılır (Babaoğlu, 1997, s.19). .
Ülkemiz kurulduğu ilk yıllardan itibaren insan fizyolojik yapısına zararlı maddelere karşı bir takım önlemler almış ve bu alana öncelik vermiştir. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere birçok kurum tarafından yapılan çalışmalar, bağımlılık yapan maddelerin kötüye kullanım sonrası insanlar arasında hızla yayıldığını tespit etmiş ve bu konuda önlem alma ihtiyacı hissetmiştir. bu alan.
İçişleri Bakanlığı’nın uyuşturucu ve madde bağımlılığı tedavisine ilişkin çalışmaları yasaların üç teması altında sunulmaktadır. Bu; 12 Haziran 1933 Tarihli ve 2313 Sayılı Maddelerin Kontrolüne Dair 26 Eylül 2004 Tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
16
Kanun, 6 Mart 1986 tarih ve 3298 sayılı Uyuşturucu Kanunu’dur. Bu kanunlar kapsamında yapılan işler için kuruluşlara ayrıca ödenek verilmez. Kuruluşlar bu harcamaları kendilerine ayrılan ödeneklerden yapmakta, dolayısıyla yapılan harcamalar için net bir rakam elde etmek mümkün olmamaktadır. Yaklaşık rakamlar incelendiğinde ise harcamaların her yıl arttığı görülmektedir. Mücadele kapsamında önleyici faaliyetlerde bulunmak Anayasa’nın 58. maddesinde “Devlet, gençleri alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı, suç, kumar ve diğer kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır. Kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma yapma şartları belirtilmiştir. Bu kapsamda tüm kuruluşlarda ortak olan “Uyuşturucu Kontrol Veri Takip Sistemi” üzerinden bilgi, veri ve çalışmalar izlenebilmektedir. daha etkili ve işbirliği içinde çalışmak (Türkiye Uyuşturucu Raporu, 1 Eylül 2018).
2.4.1. Madde bağımlılığı ile mücadele eden kamu kurum ve kuruluşları
Türkiye’de birçok kamu kurum ve kuruluşu, madde bağımlılığını önleme, arz azaltma, talep azaltma, önleme, koruma, rehabilitasyon vb. alanlarda faaliyetlerini yürütmektedir. Görev, ulusal ve uluslararası koordinasyonu ve Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı Merkezi (TUBİM) tarafından yürütülen politikaların hazırlanması, izlenmesi ve değerlendirilmesini içeriyordu (Utsam, 15.06. 2018).
Madde bağımlılığı toplumsal ve kişisel pek çok sorunun kaynağı olduğu için nitelikli ve etkin bir dizi sosyal politika uygulaması ve hizmetini gerektirmektedir. Aslında özellikle okul çağındaki ergenleri madde kullanımı ve bağımlılığından korumak için ulusal politikaların geliştirilmesi gerekmektedir (Acar, 2008, s.6). Bu nedenle, koruma ve önlemeye dayalı madde bağımlılığı tedavi merkezlerinin güçlendirilmesi, güçlendirilmesi ve uygulanabilir sosyal politikaların geliştirilmesi kaçınılmazdır (Karataşoğlu, 2013, s.333). Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye’de madde kullanımı ve bağımlılığı ile ilgili sosyal politika oluşturma konusunda birçok çalışma yapmıştır.
Madde kullanımı ve bağımlılığı ile mücadelede sosyal hizmet disiplini ve mesleğinin, sosyal ve bireysel düzeyde, yani mikro-makro boyutlarda sosyal politika oluşturma ortamını hazırlayabilme ve yetkinliğinin önemi yadsınamaz. Aslında madde bağımlılığı olan çocuk ve ergenlere yönelik sosyal hizmet müdahalelerinin çok önemli olduğu vurgulanmalıdır (Daşbaş, Polat,
17
Ergenler arasında yaygın olduğu için, onunla mücadele etmek için formüle edilen sosyal ve eğitim politikalarının önlenmesi, eğitimi ve müdahalesi gerekir. Bu politikaların bireyler ve toplum için uygulanmasında birden fazla disiplinde görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanlarının aktif görev alması, politikaların uygulanmasının sonuçlarının verimli olmasını sağlayacaktır. daha olumlu sonuçlar.
Madde bağımlılığı ile mücadele konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapılmış pek çok araştırma var. Bu ortamda yapılan çalışmalarda okuldaki eğitmenler (okul psikologları) tarafından birçok koruyucu ve önleyici çalışma yapılmıştır. Madde Bağımlılığı ile Başa Çıkma Ebeveynler, Öğretmenler, Eğitim Yöneticileri ve Öğretim Görevlileri (Psikolojik Danışmanlar) El Kitabı, eğitmenlerin bu görevi tamamlamalarına yardımcı olması açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca danışmanlar tarafından yürütülen önleme ve koruma çalışmaları genel bir farkındalık ve anlayış oluşturmada etkilidir (MEB, 2010).
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda verilen eğitime bakıldığında, rızanın büyük bir ödül olduğu ve öğretilenin kayıtsız şartsız kabul edildiği okul öncesi ve ilköğretim döneminde aşağıdakilere dikkat edilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. ;
 Tutum ve davranışta rol model olun.
Zararlı maddeleri çocuğun anlayabileceği dilde açıklayın (kendisine veya başkasına verdiği ilaçları almamasını, tanımadığı kişilerden hiçbir şey almamasını, söylense bile reddetmesini öğretin. madde kullanmayı teklif edin) tanıdığı insanlardan bilmiyor vs.).
Zararlı ve faydalı maddelere karşı uygun tutumların geliştirilmesine yardımcı olmak.
Sağlık bilincini artırmak için araştırmalar planlayın ve yürütün.
Sağlıklarını korumaya yönelik davranışlarını takdir edin ve pekiştirin.
 Çocukların okulda, ailede ve sosyal hayatta uymaları gereken kuralları öğrenmeleri için. uygulamalarını desteklemek.
Çocukları reklamın olumsuz etkilerinden korumaya yönelik bilinçlendirme faaliyetleri yürütmek veya desteklemek.
18
Çocuğun ilişkilerinde beden ve ruh sağlığına zarar verebilecek istek ve önerilere hayır deme çabasını destekleyin (MEB, 2010).
MEB’e (2010) göre ergenlerde yapılan etkinliklerde ve araştırmalarda;
Okul ve sınıflardaki gruplara ve grupların özelliklerine dikkat edin.
Kişisel korkular veya endişeler değil, maddeler ve yan etkileri hakkında gerçek bilgiler sağlayın.
Sağlık bilincini artırmak için araştırmalar planlayın ve yürütün.
 Çocukların okulda, ailede ve sosyal hayatta uymaları gereken kuralları öğrenmeleri için. uygulamalarını desteklemek.
Kendilerini sağlıklı bir şekilde ifade etmeleri için uygun etkinlikler ve ortamlar oluşturun.
Okulda ve sınıfta yapılabilecek tüm etkinliklerde yetenek ve yeterliliklerini gösterebilecekleri görev ve sorumluluklar almalarını sağlamak.
 Öğrencilerin okul araç ve gereçlerini uygun kurallar çerçevesinde kullanmalarını sağlamak.
 İlaçların gençlerin sağlığı ve görünümü ile spor ve diğer faaliyetler üzerindeki olumsuz etkilerini açıklamak,
Onları spora ve diğer sosyal faaliyetlere (sinema, tiyatro, resim, müzik vb.) yönlendirin.
Madde bağımlılığı ile mücadelede aile katılımının yanı sıra, toplumun biyo-psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak için multidisipliner ekibin bir üyesi olarak okul sosyal hizmet uzmanının rol ve görevleri sıralanmıştır. öğrencilerin sosyo-ekonomisi. Bu kapsamda Özbesler,
1. Öğrencinin psikolojik, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını değerlendirmek,
2. Çok disiplinli bir çerçevede öğrenci, aile ve okul personeli için biyolojik-psikolojik-sosyal program ve planlar oluşturmak,
19
3. Koruyucu ve iyileştirici hizmetler ile sosyal hizmet müdahalelerini doğrudan okul ortamında gerçekleştirmek,
4. Öğrencileri eğitimsel, sosyal, duygusal ve maddi yönden korumak,
5. Eğitim sürecinde diğer profesyonellerle bilgi alışverişinde bulunarak danışmanlarla çalışmak,
6. Aile-okul-toplum ilişkisi koordinasyon ve işbirliğine dayalı olmalıdır,
7. Okul ortamında bunları görev ve sorumluluklar olarak sıralar, kayıtları düzenler ve yönetir (sayfa 23-24).
Madde bağımlılığı ile ilgili faaliyetler yürüten bir diğer önemli kuruluş olan AMATEM’de birçok kişi ayakta tedavi görebildiği gibi yatarak tedavi ve rehabilitasyon üniteleri de alabilmektedir. acil durumlarda bireyler için. Kişiler başvuru profillerini tamamladıktan sonra poliklinikte sorunları tespit edilir. Bireyin ihtiyaçları olan tedavi planı, içinde sosyal hizmet uzmanının da bulunduğu bir tedavi ekibi tarafından belirlenir. Terapist ve tedavi ekibi, bireylerin tedaviye yönelik motivasyonlarını oluşturmak ve güçlendirmek için birlikte çalışırlar (Ertoğlu, 2013).
AMATEM’de, tedavinin ilk aşamasında bireylere dış uyaranlardan uzak bir terapötik ortam sağlanır. Bir terapist tarafından uygun bir sosyal hizmet müdahalesi geliştirilmeden önce, bireyin genel tıbbi durumu, psikolojik durumu, alkol kötüye kullanım öyküsü ve sosyal bir sorunla ilişkisi değerlendirilir. görüşmeler yoluyla topluma kazandırılmıştır (Dilbaz, 1998). Görüşmenin ilk aşamasında bireyin hayatı ve sorunları hakkında genel konuşmalar yapılır. Aynı şekilde alkolün kişinin hayatındaki yeri ve alkol kullanımının sağlığını nasıl etkilediği konusunda da öznel olmadan sohbetler devam ediyor. İlk görüşme, birey ve sosyal hizmet uzmanı arasındaki ilişkinin kurulmasında önemli bir adımdır ve ayrıca bireyin sorunları hakkında açıkça konuşmaya istekli olduğunun anlaşılmasını sağlar. doğrudan ele almak yerine problemler üzerinde çalışarak ayrıntılı ve değişken bir şekilde. . Bireylerle yapılan kişisel görüşmeler, alkolün genel olarak insanların hayatlarını nasıl kontrol ettiğini ilk açıklayanlar oldu ve bu aşamada yapılan grup toplantılarında konuya daha detaylı bir giriş yapıldı. tedavinin sonraki aşamaları. Alkolizm tedavisinde içmenin olumsuz etkilerinden bahsetmek önemli bir noktadır. İçme probleminizi tamamlayın
20
Bunun tam olarak farkında olmayan bireyler için ise şu an içinde bulundukları durum ile gelecekte olmak istedikleri yer arasındaki ayrım vurgulanmaktadır. Alkol kullanım sorunu olduğunu düşünenler için alkol sorunlarının kendileri için ne yarattığı ve durumu değiştirmek için neler yapabilecekleri hakkında sohbetler yapılır. Tedaviye hazır bireylere, alkol üzerinde hakimiyet kurmak için aldıkları kararlara karşı seçenekler sunulur. Terapist bireyin geçmişini incelerken arkadaşça davranır ve asla tehditkar değildir. Aynı zamanda bireylerle yapılan görüşmeler yoluyla elde edilen bilgilerin gizliliğini sağlar. Alkol ve bira bağımlılığı olan bireylerin karşılaştıkları sosyal ve ekonomik sorunlar arasındaki ilişkiyi araştırırken, çelişkili cevaplar verdiklerini öne süren uzman aileleri de dinlemiştir (Dilbaz, 1998, s.78-79).
1994 yılında UMATEM olarak kurulan ÇEMATEM, 18 yaş altı bireylere yatarak madde bağımlılığı tedavisi hizmeti veren bir kuruluştur. 2003 yılında ayaktan başvurularla hizmet vermeye başlamıştır. Çocuklar genellikle madde kullanımının zararlı etkilerini anlayacak bilgi birikimine sahip değildirler ve durumun verdiği zararın bilincinde olsalar bile iradeleri zayıf olduğu için maddelerden daha fazla keyif almaları sağlanır. Bu nedenle yetişkinlere uygulanan tedavilerde farklı yöntem ve uygulamalar uygulanmaktadır. Kurumsal başvurular genellikle aileler tarafından, çok nadiren çocuklar tarafından yapılmaktadır (Hemensağlık, 1 Eylül 2018).
2.4.2. Madde bağımlılığıyla mücadele eden yerel yönetimler ve STK’lar
Türkiye’de madde kullanımı tüm dünyada olduğu gibi gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini etkilemektedir. Ülkemizde birçok üniversite, akademi, kuruluş, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşları uyuşturucu önleme ve madde kullanımı konusunda çok sayıda araştırma yapmaktadır. En önemli adımlardan biri, çocukları ve gençleri tedavi maliyeti önlemeden daha yüksek olan madde kullanımı ve bağımlılığından korumak için sektörler arası ortak bir politika oluşturmaktır (Avrasya, 18 Haziran 2018).
Bağımlılıkla mücadele konusunda Yeşilay başta olmak üzere pek çok araştırma var. Yeşilay, Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle Türkiye genelinde Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) ile işbirliği yaparak,
21
Hedef kitle çeşitliliği açısından ülkemizde bugüne kadar uygulanan en kapsamlı önleme programı ve aynı zamanda bağımlılıkla mücadelede yenilikçi yaklaşımlar konusunda ülkemizdeki ilk programdır (Yılmaz, 2014).
Bisri Hafi Gençlik ve Dayanışma Derneği, madde bağımlılığı ile mücadele çerçevesinde ulusal ve uluslararası kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütmektedir. Faaliyetlerinde, bireylerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmeleri için toplumun bilinç ve kaynaklarını seferber etmeyi amaçlar. Yetişkinlere, çocuklara ve aile bireylerine danışmanlık, rehabilitasyon ve eğitim hizmetleri verilmektedir (Bisrihafi, 1 Ağustos 2018).
Mavi Hilal Danışmanlık Merkezi (YEDAM), müşterilerine madde bağımlılığı konusunda ücretsiz ve ayaktan danışmanlık hizmeti veren bir sivil toplum kuruluşudur. Merkeze başvurular bireysel olabileceği gibi danışmanlığa ihtiyaç duyan kişiler aralığındaki kişilerden de alınabilir. Merkezde kişinin bağımlılık düzeyinin belirlenmesi, psikolojik destek verilmesi ve ardından başvuru sahibinin ikametgahının ziyaret edilmesi hizmetleri verilmektedir. Merkezde danışmanlık ve yatarak tedavi hizmeti verilmemektedir (Yedam, 1 Eylül 2018).
Oya Bahadır Yüksel Çocuk ve Ergen Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, 2008 yılından bu yana Gaziantep Metropoliten Alanı çatısı altında 13-18 yaş arası genç yetişkinlerin tedavi ve rehabilitasyonunda faaliyet göstermektedir. bölgede uyuşturucu kullanımı. Merkezin temel amacı, ergenlerin ve çocukların madde kullanımından uzak durmalarına yardımcı olarak, fiziksel, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayarak topluma yeniden kazandırılmalarını desteklemektir. ve öğrenmeleri (Berkcan
Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Sağlığı Müdürlüğü’ne bağlı Gençlik ve Aile Destekleme Merkezi (GADEM) 2015 yılında Bursa’da açıldı. Hizmet sınırları içinde ikamet eden madde bağımlılarının tıbbi tedaviye erişimini sağlamak, psikososyal destek sağlayarak madde kullanım oranlarını azaltmak, risk altındaki çocuklara, genç yetişkinlere yönelik önleme ve önleme çalışmaları yaparak toplumsal farkındalığı artırmak, organizasyonun temel amaçlarıdır. ve yetişkinlerin uyuşturucu kullanma ihtiyacını azaltmak (Karaman, 2017).
22
Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği İstanbul ve Sancaktepe Belediyesi Genel Sekreteri tarafından hayata geçirilen Sancaktepe Bağımlılığı Eğitim ve Danışmanlık Merkezi (BADEM) projesi de İSTKA tarafından maddi olarak desteklenen bir uygulamadır. Ağırlıklı olarak yerel düzeyde faaliyet gösteren merkez, Sancaktepe, Sultanbeyli, Çekmeköy gibi alanlarda etkin bir şekilde faaliyet gösterirken, İlçe Mütevelli Heyeti, Milli Eğitim Müdürlüğü, Müftülük, Şehir, Toplum Sağlığı Merkezi ve Sosyal Hizmetler Merkezi. Uygulamanın temel amacı, önleyici tedavi hizmetlerini geliştirmek ve rehabilitasyona yönelik eğitim ve danışmanlık faaliyetleri sağlamaktır (Karaman, 2017).
2.6. Bağımsız Yaşam Derneği (BAY-DER)
Bağımsız Yaşam Derneği (BAY-DER), hayırseverlerin katkılarıyla, madde bağımlılığı alanında önleme ve iyileştirme araştırmaları yapmak üzere 2013 yılında İstanbul’da kurulmuş bir dernektir. Bu amaçla bu kuruluş, madde bağımlılığı tedavisi alanındaki uzmanlar aracılığıyla ve diğer madde bağımlıları ile işbirliği içinde bağımlılara gerekli eğitim, rehberlik, danışmanlık, tedavi, rehabilitasyon ve desteği sağlar. diğer kuruluşlar; Toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye yönelik faaliyetler yürütür ve gönüllü olarak detoksifikasyona katılır. Bu kapsamda kurum bünyesinde genel koordinatörler, psikologlar, değer eğiticileri, bağımlılık danışmanları, servis elemanları, sekreterlik ve proje asistanları görev yapmaktadır. Ayrıca 10 kişilik yatarak rehabilitasyon servisi ve bağımlılar için ayaktan danışmanlık hizmetleri bulunmaktadır. Bu birimde ayrıca spor salonu, müzik ve resim atölyeleri, yemek odası, sohbet odası ve çok amaçlı salon bulunmaktadır. Ayrıca derneğin faaliyetleri şu şekilde sıralanabilir (Karaman, 2017);
Psikososyal Değerlendirme ve Danışmanlık: Bağımlılık konusunda dernekten hizmet alan ailelerinin programlarına bağlı kalmaları ve bağımlıların psikososyal değerlendirmesi yapılarak ilgili destek sistemleri etkinleştirilir. Mesleki değerlendirme sonucunda gençler için müzik, resim, okuma vb. gereklidir. Çalıştay oluşturulur.
Tedavi Sürecinin Uygulanması ve Takibi: Dernekten hizmet alan bağımlılardan tıbbi yardıma ihtiyacı olanlar için ilgili kurumlara başvurulur ve sonrasında takip edilir.
23
tamamlamak. Takiple birlikte tıbbi tedavisini tamamlayanlar derneğin rehabilitasyon programına aktarılır.
Psikososyal destek ve rehabilitasyon: Dernek tarafından sağlanan rehabilitasyon hizmetleri, bağımlının dernek ve tedaviye uyumunu öncelikli kılan öncelikler arasında yer almaktadır. Bağımlılarda güven duygusunun yeniden oluşturulmasına yönelik değerler eğitimi çerçevesinde yürütülen çalışmalar; bağımsız olma ve günlük yaşamdaki sorunlarla başa çıkma gibi beceriler kazanır. Psikodinamik ve bilişsel teknikler kullanılarak verilen terapötik hizmetler ile bağımlıların kendi sorunlarına yönelik farkındalıklarının artırılmasına yardımcı olunmaktadır. Ayrıca kültürel, sosyal, sanatsal ve sportif birçok aktivite ile yeni yaşam dinamikleri oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Önleme-Koruma Araştırmaları: Bağımlılık, iletişim, problem çözme stratejileri, çocuk gelişimi gibi konularda ailelere ve öğrencilere yönelik eğitim ve seminerler bu çerçevede düzenlenmektedir. yerel yönetimler ve eğitim kurumları ile orta ve yüksek öğretim düzeyinde işbirliği. Ayrıca sosyal medya çalışmaları ile bu alanla ilgili farkındalık yaratma ve önleme faaliyetleri yürütülmektedir.
Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Vakfı (TÜBAM-P): Derneğin koordinasyonunda 10 sivil toplum kuruluşundan oluşan Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Vakfı kuruldu. Bir yıl içerisinde en az 50 STK ve 50 kişinin katılımıyla bir platform olarak geliştirilmesi hedeflenen bu çalışmada en temel olanı, Türkiye’de bağımlılık konusunda çalışan devlet ve STK’ların envanteri, özel sektör ve akademisyenlerin faaliyetleridir. ve bağımlılık alanında kuruluşlar arasında işbirliğini geliştirerek. Etkinlik çalışmalarının arttırılması amaçlanmaktadır (Karaman, 2017).
BAY-DER’de yapılan görüşmelerden elde edilen verilerle birlikte, örgütün 5 yıllık geçmişinde toplam madde bağımlılığı tedavi hizmetlerinden yaklaşık 535 kişinin yararlandığı belirlendi. organizasyon. Ayrıca tesiste şu anda 5’i yatarak, 7’si ayakta olmak üzere toplam 12 kişi tedavi görüyor.
Bağımlılık tedavisi alanında geniş bir faaliyet yelpazesine sahip olan BAY-DER de çalışmada detaylı olarak ele alınacaktır.
24
2.7. Madde bağımlılığı ve sosyal hizmet
Madde, insanlar üzerindeki farklı etkilerinden dolayı, bağımlılık tedavisi sırasında diğer sağlık sorunlarından farklıdır. Onları farklı kılan ise kişinin maddeyi gönüllü olarak kullanmaya başlaması ve burada kendi bedenine zarar verdiğini bilmesidir. Bu seçimin rasyonel bir seçim olup olmadığı net değildir, ancak daha sonra bağımlılığa giden yolu başlatan bu davranış, bağımlılığın davranışsal bir sorun olarak ele alınmasının ve bağımlılığa alternatif yaklaşımların temelini oluşturmaktadır. Bilişsel-davranışçı yaklaşımlar tedavide önemli bir yere sahiptir. (Polat, 2014).
Ayrıca sosyal bilim, madde kullanım davranışını sosyal bir perspektiften açıklamaya çalışmış ve çeşitli motivasyonlara işaret eden teoriler üretmiştir. Bireyin kendi sosyal çevresinde ailesiyle olan ilişkisi, başka bir bireyle olan ilişkisi ve toplumla olan ilişkisi bu kuramların çıkış noktalarıdır. (Lettieri ve diğerleri, 1980).
Madde bağımlılığı tedavisine sosyal-çevresel bir boyut kazandırmak, bağımlılık tedavisi alanında çalışan profesyonellerin en çok hissettiği ihtiyaçtır. Sosyal hizmet mesleğinin birey-aile-grup-toplum ve topluluk düzeyindeki geniş işlev ve rolleri, madde bağımlılığı tedavisinde önemli bir profesyonel kaynak olarak kullanılabilir (Polat ve ark., 2014).
Madde kötüye kullanımı, çeşitli risk ve koruyucu faktörlerin etkileşiminden kaynaklanan, biyolojik kökenleri olduğu kadar psikososyal kökenli bir davranış sorunu olarak da düşünülebilir. Madde bağımlılığı tedavisinin belirtilen amacı, kişiyi maddeden uzaklaştırmak ve mümkün olduğunca uzun süre kullanmak (nüks) olduğunda, tedavi sırasında ve sonrasında bağımlıların sosyal durumlarının ele alınması önemlidir (Ramo, 2008). Bir bağımlının çevresinde onu uyuşturucu kullanmaya iten sosyal faktörler göz ardı edildiğinde, başarılı uzun süreli tedavi olası değildir. Böylece madde kullanımına mevcut yaklaşım biyo-psikososyal bir model çerçevesinde şekillenmektedir. Biyo-psikososyal model, bağımlılığı biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin bir kombinasyonu ile açıklar. Buna göre bağımlılık bu faktörlerden sadece biri ile değil, bunların birleşimi ile ortaya çıkmaktadır (Borsos, 2009). Biyolojik yatkınlıklar, kişilik özellikleri, stres, ruhsal bozukluklar, baş etme becerilerinin eksikliği gibi birçok faktörün yanı sıra bazı
25
Bölgede madde kullanımının açık veya zımni onayı, akran gruplarının ve kültürlerin etkisi, düşük sosyoekonomik durum ve madde bulunabilirliği gibi birçok sosyal faktör Yüksek madde bağımlılığı için de etkilidir.
Sosyal hizmet mesleği, geniş müdahale yelpazesi ve zengin rol çeşitliliği ile bu konuların birçoğu üzerinde araştırma yaparak grup içinde önemli bir işlevi yerine getirebilecektir. Sosyal hizmet uzmanlarının farklı müdahale düzeyleri ve farklı roller çerçevesinde madde bağımlılığı tedavisi alanına yapabilecekleri katkılar tabloda sunulmaktadır.
Tablo 1. Farklı müdahale düzeylerine göre sosyal hizmet uzmanlarının madde bağımlılığı alanında üstlenebilecekleri rollerden bazıları.
Mikro
makrolar
Kedi
danışma rolü
Madde bağımlıları ve aileleri için danışmanlık
Bağımlılık tedavisi ve rehabilitasyon hizmetlerini iyileştirmek için hastane düzeyinde değişiklik sağlayın
Madde bağımlılığı alanındaki politikalara katkıda bulunmak
Kaynak arayan rolü
Madde bağımlılığı yaşayan birey ve ailelerin kaynaklara erişimini sağlayın (tedavi olanakları, rehabilitasyon hizmetleri, kendi kendine yardım grupları vb.)
Madde bağımlılığı tedavisi ve rehabilitasyonu alanında farklı kuruluşlar arasında işbirliğini kolaylaştırmak
Bağımlılık sektöründe karşılanmayan ihtiyaçları hedefleyen projelerin geliştirilmesine katılmak Maden bağımlıları için iş fırsatlarını iyileştirmek için araştırma yapmak
yol gösterici rol
Bağımlılar ve aileleri için bağımlılığın nedenleri, dinamikleri ve etkileri konusunda eğitim.
Sağlık personeli / öğretmenler / aileler ve diğer gruplar için eğitim programları geliştirin
Bağımlılık ve sosyal dışlanma konusunda toplumu bilinçlendirmek ve politika yapıcıların dikkatini bu konuya çekmek için programlar ve kampanyalar düzenleyin.
O’Melia ve Dubois (2013) tarafından geliştirilen çerçeve madde bağımlılığı alanına uyarlanmıştır (10). Burada bahsedilen çalışmalar sadece örnektir ve alandaki sosyal hizmet uzmanı işlevlerinin tamamını kapsamamaktadır.
26
Belirli bir sonuca yönelik sosyal hizmet uzmanları tarafından kurulan ilişkiler ve müdahaleler. Belirtilen süre içerisinde gerekli uygulamalar yapılır ve istenilen sonuçlara ulaşıldığında müdahale sonlandırılır. Kurulan bağ içinde yapılan müdahalelerde normal davranış ifade edilemez. Kanun, sosyal hizmet uzmanları için yasal sorumluluklar belirlemektedir. Bu sorumluluklar, özel hayatlarında yaptıkları davranış ve seçimlerin aksine teorik ve profesyonel olmalıdır (Duyan, 2012, s.2).
Madde bağımlılığı tedavisinde sosyal hizmet uzmanının tedavi sürecine tek katkısı “çevrede birey” bakış açısı ve bireye ve aileye yönelik müdahaleler olacaktır. kendisi, sosyal çevresindeki insanlar ve daha geniş anlamda sosyal kaynaklar ve politikalar. Psikiyatrik tedavi ekibinin bir parçası olarak yapılan madde bağımlılığı tedavisi sırasında bu tür çalışmaların yapılmasının tedavinin etkinliğini arttırmada etkili olabileceği düşünülmektedir. bireysel bağımlılık tedavisi ve bağımlıların topluma yeniden kazandırılması ve yeniden kazanılması.
3. ARAŞTIRMA MATERYALLERİ VE YÖNTEMLERİ
3.1. Araştırma konusu
Bu tez araştırması, araştırma sorularının aydınlatılmasına dayalı olarak üstlendiği amaca, teorik temele ve stratejiye göre nitel bir araştırma durum çalışmasıdır. Nitel araştırmalarda sayısal verilerden çok sözel vurguya dikkat çekilirken, olay ve olguların kendi çerçeveleri içinde açıklanması ve anlaşılması amaçlanır. Fenomenolojik yöntemde veri kaynağı, çalışmanın kaynağını oluşturan olgu ve olayları ve bu verileri temsil edebilecek aracıları içerir.
3.2. Evren ve Kalıplar
Nitel araştırmalarda evrenin tüm çeşitliliğini, çeşitliliğini ve zenginliğini mümkün olduğunca genelleme yapmadan temsil edecek bir çerçeve elde edilir. Örneklem büyüklüğü, araştırmacının kaynakları tarafından belirlenir. Buna dayalı olarak araştırmanın amacına uygun olarak bu çalışma için BAY-DER’den veriler toplanmıştır.
Bu çalışma, araştırma deneklerini oluşturan BAY-DER’de 3 idari personel ve 8 madde bağımlılığı eğitimi almış olmak üzere toplam 11 kişi üzerinde yapılmıştır.
27
uygulanmış. Burada ruhsatlandırma sürecinde BAY-DER yönetimi ile görüşülerek tesis tarafından personel ve madde kullanım eğitimi almış kişilere ilişkin dijital veriler toplanmıştır. Tam sayım planlandığı için çalışmada örnekleme yapılmamıştır.
3.2.1. Katılımcılar
Katılımcılar iki farklı gruba ait olup, birinci grup BAY-DER’den 3 çalışandan oluşmaktadır. Geriye kalan 8 kişilik grup ise tesiste bağımlılık tedavisi gördü. Araştırmada toplam 11 kişiden veriler toplanmış ve betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Bu doğrultuda ilgili personel için “M” kodu, bağımlı kişiler için ise “K” kodu kullanılmaktadır.
 K1: Bağımlı, Erkek, 17 yaşında, Ortaokul
 K2: Bağımlı, Erkek, 28 yaşında, Ortaokul (1 öğrenci liseden ayrılmış)
 K3: Bağımlı, Erkek, 37 yaşında, İlkokul (Ortaokul 1 terk)
 K4: Bağımlı, Erkek, 32, Birincil
K5: Bağımlı, Erkek, 24 yaşında, Lise (Üniversite)
 K6: Bağımlı, Erkek, 27 yaşında, Ortaokul (1 lise terk)
 K7: Bağımlı, Erkek, 33 yaşında, Ortaokul
 K8: Bağımlı, Erkek, 26, Lise
 M1: Organizasyon Görevlisi, Bay, 36 yaşında, Üniversite, Müdür Yardımcısı, Genel Koordinatör
 M2: Organizasyon personeli, Erkek, 28 yaşında, Lisansüstü, Klinik Psikolog
M3: Organizasyon Sorumlusu, Erkek, 28 yaşında, Üniversite, Değerler Mentoru, Genel Koordinatör Yardımcısı.
3.3. Veri toplama araçları ve teknikleri
Nitel araştırmalarda araştırmacının oluşturduğu ölçütler araştırmacıya özgüdür ve araştırmacıya özgüdür. Dokümanlar, gözlemler, röportajlar, fotoğraflar ve yazılı görüşmelerden oluşan araştırmadan elde edilecek veriler amaçlanmaktadır. Buna dayalı olarak veri toplama aracı olarak hazırlanan araştırma sorularının yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır.
Yarı yapılandırılmış görüşme formatına bakıldığında temelde iki formdan oluşmaktadır. İlk form BAY-DER’de çalışan 3 idari personele, ikinci form BAY-DER’de bağımlılık tedavisi gören 8 kişiye uygulanmıştır.
28
Birinci formda bireylerin sosyo-demografik bilgilerini (cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve kuruluştaki personel) ölçen 4 soru, örgütün organizasyonu ve yapısı ile ilgili 9 soru. örgüt, örgüt personeline yönelik 8 soru ve örgütlerde madde bağımlılığı ile mücadele ve ilgili araştırmalar. Madde bağımlılığı ile ilgili 5 soru ve madde bağımlılığının sonuçları hakkında toplam 29 soru içermektedir.
İkinci formda, bağımlılık tedavisi görenlerin sosyo-demografik bilgilerini (cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi) ve tedavi görenlerin BAY-DER karşılaşma öykülerini ölçen 3 soru bulunmaktadır. bağımlılık, BAY-DER’de aldıkları eğitim, aldıkları eğitimde zorlandıkları noktalar ve çözümde nasıl takip ettikleri vb. 6’sı konu ile ilgili olmak üzere toplam 9 soru bulunmaktadır.
3.4. Veri toplama süreci
Etik kurul tarafından onaylandıktan sonra araştırma alanındaki bağımlılara ve bu kişi ve personel olan BAY-DER çalışanlarına onay alındıktan sonra ulaşılmak üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. ilgili kuruluş tarafından onaylanır. Bu bağlamda, sağlıklı veri toplama için görüşme formlarına geçmeden önce kurum bünyesinde çalışan personele destek verildi ve araştırma içgörüleri sağlandı. Görüşme formlarının doldurulması araştırmacının sorumluluğundadır. Araştırmacı, tesis personeline ve tesiste tedavi gören kişilere her türlü görüşmeyi uygulamaktan sorumludur.
3.5. Verileri analiz edin
Araştırma süreci tamamlandıktan sonra elde edilen verilerin tematik analizi için içerik ve betimsel analiz gereklidir. İçerik analizi, elde edilen bilgilerin derinlemesine incelenmesinde ve bu bilgileri yorumlayan kavram ve temalara varılmasında etkilidir. Bu temelde nitel araştırma yoluyla elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilir. Bu şekilde madde bağımlılığı tedavisi gören personel ile kişi arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Nitel araştırma alanlarını keşfetmeyi, sonuçları bulmayı, gerçeği anlamayı ve sorularımıza yanıt bulmayı amaçlar. Araştırmada konu başlıkları belirlendikten sonra betimsel analiz yöntemi ile konular arasındaki benzerlikler ve farklılıklar anlaşılmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmanın sonuçları konu bazında tartışılmıştır.
29
4. SONUÇLAR
Araştırmanın bu bölümünde, çalışmada bahsedildiği gibi betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. BAY-DER’de 3 profesyonel personel ve burada bağımlılık tedavisi gören 8 aday olmak üzere toplam 11 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırma, kolay erişime ve araştırmaya gönüllü katılıma dayanmaktadır. Veri toplama sırasında, daha önce de belirtildiği gibi, görüşme formu, araştırma sonrasında uzman görüşleri ve daha önce yapılmış çalışmalar dikkate alınarak, araştırmaya katılanlarla yüz yüze görüşme ve ses kayıtları yoluyla oluşturulmaktadır. Öte yandan, kodlama, bağımlılık tedavisi gören katılımcılar için “C” ve dernekteki profesyonel personel için “M” olarak düşünülmüştür.
Bu bölümde öncelikle çalışmanın demografik sonuçları verilmiştir. Dernekte öğrenim görenler ve meslek personelinin cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi sorular tablolaştırıldıktan sonra tesiste çalışanlardan veriler elde edilmiştir. ve tesise kayıtlı olanlar, çalışmanın ana bulgularında aforoz olarak sunuldu.
4.1. Demografik Tespit
Tablo 2. Tesiste tedavi görenlerin cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi
Katılımcılar
Seks
Yaşlanmak
Akademik seviye
K1
Oğlan
17
lise
K2
Oğlan
28
Ortaokul (Lise 1 öğrenci okulu bıraktı)
K3
Oğlan
37
İlkokul (1 öğrenci ortaokuldan ayrıldı)
K4
Oğlan
32
İlkokul
K5
Oğlan
24
Lise (Okyr Üniversitesi)
K6
Oğlan
27
Ortaokul (Lise 1 öğrenci okulu bıraktı)
K7
Oğlan
33
lise
K8
Oğlan
26
lise
Tablo 1’deki çalışmada yer alan BAY-DER katılımcılarının yaş bulgularına bakıldığında en büyüğünün 37, en küçüğünün 17 yaşında olduğu; Eğitim durumlarının ilköğretim ve lise düzeyleri arasında farklılık gösterdiği, birinin üniversite öğrencisi ve tüm cinsiyetlerin erkek olduğu belirlendi.
30
Tablo 3. Kuruluşta çalışanların cinsiyeti, yaşı, eğitim düzeyi ve görevleri
Katılımcılar
Seks
Yaşlanmak
Akademik seviye
Organizasyonel misyon
M1
Oğlan
36
Lisans
Başkan Vekili,
Genel Koordinatör
M2
Oğlan
28
Eşit
Klinik Psikolog
M3
Oğlan
28
Lisans
Değerler Koçu,
Genel Koordinatör Yardımcısı
Tablo 2’de araştırmaya katılan BAY-DER meslek personelinin yaş bulgularına bakıldığında en büyüğünün 36, en küçüğünün 28 olduğu; eğitim yeterliliklerinden biri yüksek lisans, diğer ikisi üniversite; Kuruluşta farklı pozisyonlarda çalıştıkları ve hepsinin erkek olduğu belirlendi.
4.2. Faaliyet alanı içerisinde sosyal sorumluluk projelerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamayı hedefleyen BAY-DER Suffa Vakfı’nın kuruluşu, öncelikle madde bağımlıları başta olmak üzere zor durumdaki gençlerle iletişim kurmak için Büyükçekmece ilçesinde bir sosyal proje başlattı. Bu proje ile 220 genç rehabilite edilerek topluma kazandırılmıştır. Bu proje çerçevesinde yapılan çalışmalara özgün bir kimlik kazandırmak için Prof. Dr. Dernek, Mustafa Kemal ÖZSOY ve 27 hayırsever ile kuruldu. Kuruluşta görev yapan profesyonel ve idari personelin işbirliği ile eksiklikler tespit edilmiş ve bir takım değişikliklerden sonra dernek madde bağımlılığı tedavisi sırasında ilaç dışı tedavi yöntemleri ile bu alanda öncü olmuştur. M2, dernek oluşum süreciyle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“… Sanırım bu bizim deneyimlerimizden geliyor. Daha önce gördüğümüz vakalar sonucunda sistemin kusurlarına ve aşamalarına bakarak Avrupa’da yapılan çalışmalardan örnekler aldık ve Türkiye’ye uygun bir model haline getirmenin ön saflarındayız ve devreye almaya başladık… ”
otuz birinci
Kuruluşta çalışan profesyonellerin daha önceki mesleki tecrübeleri nedeniyle dernek, başvuru sahiplerinin bu alandaki, özellikle bu alandaki eksikliklerin farkında olduğu alanda çalışanların çalışmalarının ardından son şeklini vermiştir. M1 kurumsal şekillenme konusundaki düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Daha önceki STK’ların başındayken, eski bağımlılar sahada ciddi sorunlar olduğunu ortaya çıkararak, alana dikkat edilmesi gerektiğini ve özel çalışmalar yapılması gerektiğini söylediler. , bunu değerlendirme aşamasına aldık ve böyle yeni bir grubun yeni bir çalışma modeli ortaya çıkaracağına inanan bir çalışmaya katıldık…”
M3, böyle bir şeye ihtiyaç duymalarının projede yer alan uzmanların ve idari personelin daha önceki deneyimlerinden kaynaklandığını söylüyor:
“…Bağımlılık sektöründe gördüğümüz eksiklik ve bu proje için ortaya çıkan ihtiyaç…”
Araştırmaya katılanların görüşleri ve dernek hakkındaki bilgileri dikkate alındığında, BAY-DER’in yeni bir uygulama olduğu ve beş yıllık bir geçmişi olduğu görülmüştür. Suffa Vakfı ile kurulan ilk şirket olan BAY-DER’in kendi iç yapısını oluşturmaya başladığı ve özgün faaliyetleriyle alanında öncü olduğu görülmektedir.
4.3. BAY-DER’in kurumsal ve teorik yapısı
Bu proje, sosyal sorumluluk projelerinin mümkün olduğunca hayata geçirilmesine katkıda bulunmayı hedefleyen Suffa Vakfı tarafından ilk kez İstanbul’da hayata geçirildi. Projeyi hayata geçirdikten sonra madde bağımlılığı tedavisi alanı büyük talep görerek 2013 yılında kurulmuştur. Ayrıca bu merkezde çalışan klinik psikolog (Psikoterapist), değer koçu, insan kaynakları profesyonel kadrosu ve genel koordinatörler; Sorumluluğu üstlenen ve merkezi yöneten bir dernek başkanı var. Bu kişilere ek olarak, sekreter, sayman, sayman, diğer yönetim kurulu üyeleri organizasyonda görev yapar ve organizasyonun yönetim kurulunda vekil olurlar.
32
teslim aldılar. Kuruluşun yıllık bütçe planı, yönetim kuruluna sunulur ve yıllık faaliyet planı hazırlandıktan sonra karara bağlanır. Örgütün genel koordinatörü M1 örgütle ilgili görüşlerini şu şekilde dile getirdi:
“Suffa Vakfı aracılığıyla yürütülen bu proje 2013 yılında Mustafa Kemal ÖZSOY tarafından 27 kişilik bir derneğe dönüştürüldü. Değerler koçu, genel koordinatör, klinik psikolog ve okulda görev yapan insan profesyonel kadrosu. Ayrıca teşkilatın başı hocamız Mustafa Kemal’dir. Bu kişilere ek olarak, sekreter, sayman, sayman, diğer yönetim kurulu üyeleri organizasyonda görev yapar ve organizasyonun yönetim kurulunda vekil olurlar. Teşkilatın mali konuları, yıllık bütçesi, çalışma planı genel kurulda görüşülür. ”
Kuruluştaki idari işlemler, bir sonraki yıl kuruluş yönetim kurulu tarafından görüşülerek ve uygulanarak karara bağlanır. Ayrıca idari yapılanma Dernek Başkanlığı ve Genel Koordinatörlük görevine devam etmektedir. BAYDER modelinin kuruluşlardaki kurumsal temelleri ile ilgili tüm sorularda, katılımcıların, bilimin ışığında organizasyonel bilgi geliştirmiş ve daha önce bağımlısı olan bir grup yaşlı kullanıcı ile görevlerini tamamladıkları tespit edilmiştir. tedavi. Bu kuruluş özellikle ilaç dışı tedavi uygulamalarında ön planda olup, alanında lider kuruluşlardan biridir. M2 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“Özellikle psikoz vakalarında veya şiddetli psikotik belirtileri olan vakalarda kendimizi bir psikiyatriste yönlendiriyoruz. İşbirliği içinde çalışıyoruz ve hastaların durumlarını ve ilaçlarını izliyoruz. Ayrıca tesiste ilaçsız tedavi olması ve tesisteki personelin daha önce bağımlılık tedavisi görmüş olması nedeniyle bilimin ışığında bu alanda bilgi birikimini geliştirmiştir. ve tesisin teorik altyapısını oluşturmak. ”
33
Birlikte çalışmak ve organizasyonda deneyim sahibi personelin yer alması, organizasyonun teorik altyapısını güçlendirecektir.
4.5. BAY-DER’de profesyonel ve idari personel tarafından verilen hizmetler
BAY-DER’de çeşitli eğitim kurumlarında görev yapan profesyonel kadro, klinik psikologlar ve değer koçları tarafından hizmet verilmektedir. Okuldaki personele ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:
4.5.1. Genel Koordinatör
Yönetim kurulunda yer alan dernek genel koordinatörünün görev ve sorumlulukları aşağıdaki gibidir:
Kurum içi finansal işlemler,
 Personelin çalışma esasları ve kuruluşun idari işlemleri,
 İK faaliyetleri,
 BAY-DER modelinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması.
4.5.2. Klinik Psikolog – Psikoterapist
BAY-DER’de psikolojik destek biriminde görev yapan psikolog – alan terapistinin görevleri şunlardır:
 Daha önce tesiste görüşülen müşteri ve ailesi hakkında detaylı bilgi almak için görüşmeler yaparak müşteriye tesisin adaptasyon sürecinde yardımcı olmak,
Vaka çalışmasında planlanan psikoterapötik yaklaşımları uygulamak,
 Müşteriler ve aileleri ile grup çalışması ve aile görüşmeleri yapmak,
 Kuruluşta denetim konusunda eğitim kurslarına katılıp, aynı zamanda kuruluşta belirli dönemlerde düzenlenen mesleki eğitim kurslarında aktif rol alarak, bilgi alışverişinde bulunarak ve bu konuda kendimi geliştirerek,
Ayrıca oryantasyon eğitimi gibi eğitim kursları da veriyorlar.
34
 Klinik psikolog tarafından tesiste uygulanan 12 aşamalı rehabilitasyon programının esasları aşağıdaki gibidir;
1. İrademizin kullandığımız maddeye boyun eğdiğini ve bizi yönettiğini kabul etmek,
2. Profesyonel kadronun irade gücümüzü ve ruh sağlığımızı iyileştirebileceğini anlamak,
3. Hayatımızı doğaüstü bir gücün kaderine terk etmek,
4. Geçmişte yaptığımız eylemleri vicdanımız açısından düşünmek,
5. Hatalarımızı Allah’a, kendimize ve çevremize samimiyetle anlatmak,
6. Davranışlarımızı ve kendimizi düzenlemek için Tanrı’ya samimi hazırlığımız.
7. İyileşmesi için Allah’a dua ederiz,
8. Geçmişte incittiklerimizi hatırlıyor ve zararı telafi etmeye hazırlanıyoruz,
9. Geçmişte incittiklerimizi hatırlamak ve bir daha incitmeyeceğimize emin olduğumuzda onlardan özür dilemek,
10. Kendimizi kontrol etmeye devam edin ve fark ettiğimizde hatamızı kabul edin.
11. Tanrı’ya dua etmeye, ibadet etmeye ve meditasyon yapmaya devam edin, Tanrı’nın bize ne verdiğini bizim algıladığımız anlamda anlamaya çalışın, güç için dua edin,
12. Bu adımların bizim sonumuz olduğu bilincini tüm girişimlerimizde benimsemeye çalışın (Yeniden, 15 Eylül 2018).
Tesiste klinik psikolog tarafından yürütülen Tütün, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Programı (SAMBA), madde bağımlılığı tedavisi için geliştirilmiş bir programdır. Programın amaç ve hedefi, bağımlıları kendi durumları hakkında bilinçlendirmek, bırakmaları ve tekrarlamamaları için gerekli becerileri kazanmalarına yardımcı olmak, iletişim yöntemlerini öğrenmek ve madde kullanımındaki hatalarının farkına varmalarını sağlamaktır. . Program farklı kuruluşlara ve bağımlı tesislere uygulanabilir. Öğrenmesi kolay ve
35
Yapılan bir programdır (Ögel K., Koç C., Aksoy A., Basabak .A, Evren C. 2012, s.5).
4.5.3. Değerler Koçu
Bir organizasyonda çalışan bir değer eğiticisinin görev ve sorumlulukları şu şekildedir:
 Danışanlara manevi ihtiyaçları konusunda yardımcı olmak,
Kurumun danışanlarının tedavi süresince kuruma uyumunu sağlamak için kurum psikoterapisti şirketinde çalışmak,
Organizasyonda genel koordinatör yardımcısı olarak idari işlemleri sağlamak,
Müvekkil ile yapılacak tedavilerde eski kullanıcılar ve psikologlarla işbirliği yapmak.
4.5.4. eski kullanıcı
Eski kullanıcılar, bağımlılık tedavisi ile kişi geçmişte bir maddeyi bıraktıktan sonra eğitim kursları ile kendini geliştirerek bağımlılıklarını tedavi etme konusundaki deneyimleriyle diğer madde bağımlılarını eğitmektedir. Organizasyon içindeki görev ve sorumluluklar aşağıdaki gibidir;
 Organizasyonda arabuluculuk yapar,
Psikologlar ile bağımlılık tedavisi gören bireyler arasındaki iletişim ve koordinasyonun sağlanmasında aktif rol oynamak,
 Tesise kabul için başvuran bağımlıların tedavi sırasında tesise uyum sağlamasına yardımcı olmak,
Müvekkilin bağımlılık tedavisi sırasındaki durumu hakkında psikoloğa rapor vermek,
 Bağımlılık tedavisi gören danışanlara 7/24 eşlik etmek ve izlemek,
 Genel koordinatörler, psikologlar, değer eğitimcileri ve ailelerle işbirliği yapın.
4.6. BAY-DER’e müşteri kayıt işlemi
Tesis başvuru sürecinde bağımlının ön başvurusunu tamamladıktan sonra, hastanın tıbbi geçmişi hakkında detaylı bilgi almak için tesis psikoloğu ile görüşme yapılması önemlidir. kişi ve hastayı tanımak. Valilik yönetimindeki kurum, il ve illere web adresleri, sosyal ağ hesapları, başvurular.
36
Bu kurumun işbirliği ile Sağlık Bakanlığı, AMATEM, İlçe ve İl Yönetimleri ile 92 STK’nın başkanlığında Uyuşturucu Önleme Koordinasyon Kurulu kurulmuştur. M1 okula başvuru sürecine ilişkin düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Telefonla randevu alınır. Randevu alındıktan sonra toplantıya kişisel kayıt formlarınız sekreter tarafından doldurulur. Ardından şirket psikoloğumuzla görüşmeye devam ettik. Web sitemizde başvurular mevcuttur, sosyal medya hesaplarımız, bir kaç tanesi, bağımsız yaşam dernekleri, uyuşturucusuz, Türk bağımlılık mücadele platformu Türkiye, siyah beyaz ve benzeri sosyal medya hesaplarımız bulunmaktadır. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Vakfı’na üye olduğumuz için Türkiye’nin her yerinde çok sayıda STK var. Buradan hastalar bize yönlendirilecek. Grubun çatısı altında Türk gençlerine yönelik STK’lar platformu, Türkiye genelinde 92 STK’dan hizmet alıyor. Hastalar buradan geliyor, Türk aile geçmişi 300 STK, biz oraya üyeyiz, hastalar buraya geliyor. İl Uyuşturucu Önleme Koordinasyon Kurulu üyesiyiz, hastalar Valilikten yönlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı, AMATEM, İlçe ve İl Yönetimleri ile birçok kamu kurum ve kuruluşundan yönlendirilmektedir…”
Tesise yapılan başvuruların büyük bir kısmının hasta ve personel gibi tesisle daha önce teması olan kişilerin tavsiyesi üzerine yapıldığı ve bu kişilerin tesise nasıl yönlendirileceği konusunda hastanın kabul edildiği belirlendi. M2, başvuru süreciyle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“…Çoğunlukla tavsiye ile geliyorlar. Burada tedavi görmüş kişiler veya yakınları bize başvuruyor. Hemen hemen tüm ilgili kamu kurumları bizi tanıyor, bakanlık düzeyinde tanınıyoruz ve buradan referanslarımız var. Yönlendirmeler bireylerdir, kuruluşlar değil…”
37
Tesise yapılan başvuruları ve başvuru sürecini incelediğimizde, gelen başvuruların tesiste çalışmış veya orada bağımlılık tedavisi görmüş kişiler tarafından yönlendirildiğini belirledik. Ayrıca başvuruların çoğunun STK’lar, İl, Sağlık Bakanlığı, Kaymakamlık gibi yerler tarafından bu kuruma gönderildiği tespit edilmiştir. Adaylar kayıt merkezine ilk kez geldiklerinde, katip rehberliğinde adaylarda ön başvuru doldurulur, daha sonra hastanın tıbbi geçmişi daha iyi bilinir ve başvuru önceden yapılır. ön kayıt ve kurum içi kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra kurum psikoloğu ile gerçekleştirilir.
4.7. BAY-DER Kayıt Sürecinde Müşterilerin Karşılaştığı Zorluklar ve Başa Çıkma Yöntemleri
BAY-DER’de bağımlılık eğitimi alan bazı kişiler eğitimlerinde sorun yaşadıklarını, bazıları ise sorun yaşamadıklarını ifade etti. K1, uygulama sürecindeki engellerle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Sıradan insanların başına gelmesi gereken şeyler. Hiçbir şey beni zorlamadı, yani şu anda…”
Danışanların tedavi sırasında karşılaştıkları sorunlar arasında tedaviyi kabul etmemeleri ve hasta olduklarını kabul etmemeleridir. Organizasyondaki profesyonellerin müşterilere yaklaşımının onları psikolojik olarak güçlendirdiği ve bu anlamda daha güçlü hissettirdiği tespit edilmiştir. K2, organizasyondaki uyum süreci aşamasında yaşadığı sorunları şu şekilde sundu:
“…Beni kendim olmaya zorlayan tek şey hastalığımı kabullenmemekti. İyileşip buradan gideceğimi, çalışacağımı ve hayatıma devam edeceğimi düşündüm. Kabul etmekte zorlanıyorum. Yaptığım şeye bağımlı olmayı kabullenmek benim için zordu. Bir psikolog ve diğer arkadaşlarım sayesinde duygusal destekle üstesinden geldim…”
Tedavi sürecinde, tesisteki eğitim sürecinde profesyonel ve idari personelin disiplinini ve hastanın tedaviye yanıtını sağlamak amacıyla.
38
Kurumun kendi uygulamalarını belirli bir çerçeve içinde uyguladığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda başvuru sahiplerinin bunu bir sorun olarak gördükleri tespit edilmiştir. K3 bu konudaki endişelerini şu şekilde dile getirdi:
“… Yatılı bakımdayken telefonumuzu, paramızı, her şeyimizi aldılar. Sadece ehliyetimiz ve akademimiz kaldı. Bir şeye ihtiyacımız var mı, çikolata bile, görevliye soruyoruz. Aniden özgürlüğünüz kısıtlanıyor, bu da gençleri çok mutsuz ediyor. Buraya geldikten sonra teslim olmuş gibi hissettim. Çocuklarımı görememek benim için çok zor oldu. Çocuklarımı görememek beni çok sinirlendiriyor. Bu sorun beni motive etti. 3.haftada yatarak diş doktoruna gittim, tesis evde yiyip içmeme izin verdi ve sonra dışarı çıktım, eve geldiğimde faturalarla dolu dolaba baktım ve beni gördüm. Kendime bir soru sordum, ben bu evdeyken dolap boştu. Faturalar üç yıldır duruyor, bu insanlar haklı diyorum, bir hafta ayık kalamadım, sorunun bende olduğunu anladım. Ondan sonra yatarak tedavim sırasında telefon aramayı bıraktım ve uğramak için izin istedim…”
Kuruma yapılan ilk ziyaretten sonra kişilerin kuruma uyum sağlamakta zorlandıkları tespit edilmiştir. Tedavi başladıktan sonra hastanede yalnızlık ve farklı bir ortamda olma hissi kişinin ruh sağlığını etkiler. Özellikle bir organizasyon içerisinde müşterilerin kültürel farklılıklar nedeniyle birbirlerini farklı algıladıkları ve birbirlerine uyum sağlamakta zorlandıkları tespit edilmiştir. K5, okula uyum süreciyle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“…Bayder yüzünden değil ama buradaki çevre koşulları beni biraz zorladı. 50 günlüğüne buraya geldiğimde, gitmeyi düşünmeye başladım. Buraya gelip gidenlerin kültürel farklılıkları ve psikolojik sorunları beni tiksindirmeye başladı. alışmaya başlıyorum. Gün geçtikçe hayata daha fazla dahil olmak istiyorum. Buradaki en eski benim, benim için yenileri
39
kulağa garip geliyor. Gün geçtikçe yeni gelenlerle sorun yaşamaya başladım. Asistanlığımı bitirdiğimde 50 gündü. Sonra sabah evden çıkıp akşam gitmeye karar verdim. Okulum başladıktan sonra gönüllü olarak gelip 3 ay kaldım. Sonra tekrar eve döndüm…”
Örgüt içindeki kişilerin daha önce yaşadıkları problemlere bağlı olarak bazı kişisel problemlerinin olduğu tespit edilmiş ve burada yaşanan problemler bir takım uygulamalarla giderilmiştir. dernekte gerçekleştirilmiştir. Eğitim kurumu başvuru sahiplerinin tedavi sürecine girmeden önce özellikle kullandıkları maddeler nedeniyle hem kendilerine hem de ailelerine önemli maddi sıkıntılar yaşattıkları belirlendi. tedavi görmüşler ve aldıkları eğitimden sonra bunun farkına varmışlardır. Ayrıca kurumda yer alan bazı ruhsal temelli uygulamaların kişinin ruhsal olarak zenginleşmesine ve kişinin kendini daha güçlü hissetmesine yardımcı olduğu tespit edilmiştir. K6 bu konudaki düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Kişisel sorunlarım ve çağrışım sorunlarım var. Düşünerek ve mantıklı yollar arayarak kişisel sorunlarımı aşmaya çalıştım. Dernekte öğrendiğim uygulamalar ve eğitim yöntemlerini kullanarak dernekle ilgili sorunlarımı aştım. Benim şahsi derdim borçlarım ve ödemelerim. Aileme çok zarar verdim, özellikle maddi olarak. Buradaki arkadaşlarımla konuşup fikirlerini sorarak bu sorunları aştım. Bu sorunu şimdi düzelttim. Eşleştirme sorunum; onlar konuşmalar. Topluluk fikrini sevmiyorum. Gitmek istemiyorum, namaz kılmak için sohbetten uzak duruyorum. Sanırım biraz zaman ayıracağım ve ne dediklerini dinleyeceğim. Dinledikçe dini inançlarımı güçlendirmeye başladı. Sıkıntılarımın gittiğini hissetmeye başladım. Sonra bu sohbetleri sevmeye başladım. Eğitimimiz sırasında kabullenmeyi de öğretiyorlar. Bu belada gördüklerimin gerçekten de güzel şeyler olduğunu anladım. Bunu kabul ettim…”
Bir eğitim kurumunda gerçekleştirilen faaliyetlerin tedavi görenler ve kuruma alışma konusunda rahat olanlar üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.
40
Özellikle enstitüde zihinsel güçlendirme ile ilgili yapılan bazı konuşmaların ardından insanların uyum sürecini kolaylıkla atlattığı ve kendilerini güçlü hissettikleri belirlendi. K7, organizasyonel uyum sürecine ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Benim burada bir sorunum yok. Yeni evlendim ve çalışmıyorum. Ama ondan sonra toparlandım. Buradaki öğretmenlerim ve arkadaşlarımla herhangi bir sorunum yok. Buraya geldiğimde kendimi huzurlu hissediyorum. Genelde sabah 8’de geliyorum ve akşam 5’te çıkıyorum. Sorunları düşünüyorum ama buradan aldığım zihinsel destekle bunları aştım. Dua, sabır ve zikir ile üstesinden geldim. Bunları kalbimden yaptım…”
Müşterilerin organizasyon içerisinde özellikle organizasyon içindeki adaptasyon sürecinde karşılaştıkları sorunların organizasyon içerisinde gerçekleştirilen bazı uygulamalarla aşıldığı tespit edilmiştir. Özellikle tesis tedavisine başlamadan önce kişilerin daha önce yaşadıkları sorunlardan dolayı sıkıntı yaşadıkları ve tesiste çalışan profesyonel ve idari personelin bu durumdan kurtarmak için bir takım girişimlerde bulunarak insanları iyileştirdiği tespit edilmiştir. durum. Ayrıca tesiste tedavi gören kişilerin sıklıkla farklı kökenlerden gelen kişilerden oluştuğu ve kültürel farklılıklar nedeniyle kişilerin birbirlerini tanımada sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. onların arasında. İçinde kurumda düzenlenen bazı oryantasyon eğitim kurslarının kurumdaki bu durumu aştığı tespit edilmiştir.
4.8. BAY-DER’de Mesleki ve İdari Personelin Uygulamada Karşılaştığı Zorluklar ve Baş Etme Yöntemleri
Uygulama sürecinde profesyonel personelin yaşadığı zorluklar, tesiste çalışan idari personel, rehabilitasyon tedavisi sürecindeki aşamalar konusunda ailelerle fikir ayrılığı yaşaması ve aile başarısızlığı göz önüne alındığında tedaviye aktif olarak katılmaktadır. Bu konudaki duyarsız işlem ve eylemler sorunlara yol açmaktadır. Grup terapisi sırasında, bağımlının kendini güçlenmiş hissetmesi ve tedaviye olumlu geribildirim vermesi için ailenin de tedavi sürecine dahil olması önemlidir. M1 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
41
“Aile ile çalışma, aile ile karşılıklı detoksifikasyon sürecine yönelik çözümler konusunda anlaşamama, ailenin bu soruna direnmesi ve ailenin sürece karşı duyarsızlığı insanları Bağımlılığın tedavisini zorlaştırıyor. Aile istemeyince bir çözüm bulamayınca kabul ettik ve çalışmaya devam ettik.”
Kurum bünyesinde yapılan başvuruların çok pahalı olması ve proje için devlet tarafından alınan ücretlerin kurumun kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olmaması nedeniyle kurumun ihtiyaçları tam olarak karşılanamamaktadır. . Sonuç olarak, kuruluş faaliyetlerini uygulamada zorluklarla karşı karşıyadır. Ayrıca aile değişim sürecinde planlı müdahaleye dahil olmadığı ve bu konuda duyarsız davrandığı için tedavi sürecinde zorluklar yaşanmaktadır. İnsanların kuruluş hakkında fazla bilgisi olmadığı için insanlar bağış yapmak istediklerinde cahil davranıyorlar. M2 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“İyi bir hastaneden bir hastayı bir aylığına yatırdığınızda 30.000 civarında ödüyorsunuz ama devlet size 1 yıllık bir proje için (düşük finansman desteği) 70 ila 100 bin arası ödüyor ve bu bizim için zor oluyor. şu anda. bu aktiviteyi çıkar. Ailelerle de çalışmakta zorlanıyoruz. Onlarda değişim sağlamak çok zor, 20-30 yıldır var olan bir yapıyı değiştirmek çok zor. Yeniden şekil vermekte zorlanıyoruz. Rehabilitasyondayım dediğinizde bağış yapmak çok zor, alınmayın, beyne takılmayın dediğini çokça duyuyoruz.”
Bağımlılar tedavi sırasında maddi zorluklarla karşılaştıklarından tedavi sonrasında eski ortamlarına dönebilmektedirler. Bağımlılara verilen tedavi hizmetleri de bireyin maddi yetersizliği nedeniyle tam olarak sağlanamamaktadır. Özellikle aile, tedavi sırasında bireyin tedaviye olumlu yanıt vermesine karşı duyarsız kalmamalıdır. Ailenin bağımlıya karşı duyarsızlığı, bağımlının durumu kabullenmesine ve maddeye bağlanmasına neden olur. M3 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
42
“Aile ve maddi sorunları olanlar eski çevrelerine dönemezler, çevrelerini değiştiremezler, ev değiştirebilirler, iş değiştirebilirler ama bunu herkes yapamaz ve kişisel kayıplar yaşayabiliriz. Kamunun, ciddi anlamda pahalı girişimler olan konut ve işyeri değişiklikleri için devlet desteğinden haberdar olması gerekiyor. Ailelerin ve insanların ruhsal farkındalığa ihtiyacı vardır. Öğretmenlerimiz bilinçli olsaydı, sıkıntılı çocukları arka koltuğa atmak yerine bilinçli bir ilgi gösterilselerdi onları bu tehlikelerden kurtarabilirlerdi.
Tesisin tedavi sırasında karşılaştığı sorunların başında ailevi sorunlar gelmektedir. Özellikle bir eğitim kurumunda yürütülen faaliyetler sırasında ailenin sürece dahil olmaması ve bağımlıdan uzak durması çok yanlış bir durumdur. Ailenin bu konuda bilinçlendirilmesi ve tedavi sırasında bağımlı ile birlikte çalışılması önemlidir. Ayrıca maddi olarak tedaviyi bitirememe veya bağımlının tedaviyi tamamladıktan sonra aynı ortama dönmesi nedeniyle bağımlılık tedavisinin yarım kalmasına ve kişinin geri dönmesine neden olabilir. bağımlılık yapan maddeler. Ayrıca toplumu bilinçlendirmek için okullarda madde kullanımına başlama riski olan ergen ve çocukların bilgilendirilmesi ve buralarda farkındalık yaratılması konusunda araştırmalar yapılması önerilmektedir. toplumun kalabalık olduğu camiler gibi.
4.9. BAY-DER’in Kurumlararası İşbirliği ve Kurumsal Uygulamaları
BAY-DER’in diğer kuruluşlarla olan ilişkilerine baktığımızda özellikle özgün faaliyetleriyle karşımıza çıkıyor. BAY-DER’e başka kurumlardan sevk edilen hastaların da rehabilitasyon, sosyal adaptasyon ve sosyal adaptasyon yaklaşımlarıyla insanları güçlendirmeye yönelik bazı araştırmalar yaptıkları tespit edilmiştir. tesisteki ruha dayanmaktadır. Özellikle kurum içi ilaç dışı tedavilerde de ön plandadır. 12 aşamalı eğitim programı, samba eğitim programı… gibi temel eğitim kurslarının yanı sıra tesisin psikologları da kendi uzmanlıklarına sahiptir.
43
Uygulamaları ile birlikte bazı eğitim ve rehabilitasyon araştırmaları da yapılmaktadır. M1 bu faaliyetler ve kuruluşlar arası işbirliğine ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Tesisimizde sadece detoksifikasyon üzerine çalışıyoruz, ikincisi derneğimiz tamamen ücretsiz ve üçüncüsü ilaçsız tedavinin yanı sıra başka tedaviler de yapabiliyor. rehabilitasyon, sosyal uyum, ruh temelli ve gönüllü yaklaşımlardır. Ayrıca eğitim kurumunda profesyonel bir kadronun bulunması eğitim kurumunda yapılan uygulamalarda verimlilik açısından oldukça önemlidir. 12 aşamalı eğitim programı uluslararası olarak uygulanmakta olup, samba eğitim programı uygulanmaktadır. Ayrıca bu iki program ana eğitim kurslarının yanı sıra psikologlarımızın bireysel çalışmalarıdır. Gerekli testler ve görüşmeler sonucunda profesyonel bir klinik psikolog tarafından model oluşturuldu…”
Ayrıca M2 okulda uygulanan 12 aşamalı eğitim programı, samba eğitimi ve okuldaki diğer uygulamalı etkinliklere ilişkin görüşlerini de şu şekilde dile getirdi:
“…Profesör Dr. Kültekin Ögel tarafından geliştirilen samba programının tüm oturumlarını okulda yapıyoruz. bağımlılıktan kurtulma Tesis içerisinde temel eğitim ve diğer eğitimleri verenler arasında tesisteki değer eğitimcileri de yer almaktadır.Ayrıca okulda sosyal aktiviteler de uyguluyoruz. ve bir psikolog tarafından muayene edilerek hastaya hangi uygulama ve tedavi şeklinin uygulanacağına doktor karar verir.Bu uygulamalar sonucunda bireyler tedaviye daha uygun hale gelirler. kişinin motivasyonunu ölçmek için hastanede veya ayakta tedavi sağlanır.
44
Rehabilitasyon dediğimiz 7-10 gün kuruma gidip programımıza alıyoruz ve bu süre içerisinde kişiyi analiz etmeye çalışıyoruz. Herhangi bir tıbbi durum varsa, bunların sonucunda psikotik belirtiler yoksa herhangi bir hastalık durumunda rehabilitasyon programına alınırız.
BAY-DER’i diğer kuruluşlardan ayıran en temel özellik kurum içinde profesyonel gönüllülüğün esas alınmasıdır. Fazla mesai ve diğer işyerlerinde olduğu gibi aynı ücret kavramı ortak payda gibi görünse de tesiste çalışan çalışanların hiçbir beklentisi olmadan işi sevmesi ve sahiplenmesi taban için daha fazla avantaj yaratmıştır. Maaşlı çalışanların yanı sıra tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak yarı zamanlı çalışanlara sahip olmak da bir diğer uygulamadır. M2 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Kurumumuzda profesyonel gönüllülük, ikiniz de iş için gönüllüsünüz, çalışma mantığınız ve maaşınız var, bu çalışanlar psikolog, meslek grubu gibi çalışıyor bu pek çok STK’da yok, basit bir profesyonel olmayan yerde yarı zamanlı çalışıyorlar. gönüllülük esası. Diğer özellik ise, bağımlılığı tamamen inceliyor olmamızdan farklı olmamız…”
Detoksifikasyon konusunda eğitim almış kişilerin eğitim sonrası personel olmalarının tesiste müşterilere uygulanan arıtma sürecinde büyük avantaj sağladığı görülmektedir. Özellikle bir bağımlının tedavi sırasında yaşayabileceği sorunları önceden tahmin edebilen eski kullanıcılar, kişinin olumlu yanıt alması için önlemler alır. tedaviden kurtarabilir ve kişinin ilaçtan şekerden daha sağlıklı bir şekilde kurtulmasına yardımcı olabilir. Ayrıca bu kişiler kurumda değerlerin ve manevi farkındalığın eğitiminde de önemli rol oynamaktadır. Örgüt içinde farklı inanç ve kültürlerden insanlara yaklaşmak kişiseldir. Tüm bireyleri olduğu gibi kabul eden kurum, kendine özgü uygulamalarıyla diğer kurumlardan farklılığını göstermektedir. M3 bu konudaki düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:
“… Uzmanlar tarafından üç yönlü bir sistem kullandığımız gerçeği, bu sistem hem psikoterapide, hem de spiritüel terapide ve eski kullanıcılarda kullanılıyor.
45
Eğitim değerleri ve manevi farkındalık açısından diğer kurumlardan farklıyız. Değerler eğitimcisi olarak Kuran-ı Kerim ve anlamı, ilahi, yükselişlei nur kitapları, akaid (iman kaynağı), fıkra ve hikayeler gibi manevi güçlendirme çalışmaları yapılmaktadır. İnsan sorununun boyutuna ve durumuna göre yönlendirmeler, kitap tavsiyeleri ve özel sohbetler yapılmaktadır. Örgüte kayıtlı farklı dinlere mensup bireyler bulunmaktadır. Ayrım yapmadan hizmet veriyoruz. Sohbetlere ve derslere katılabilmek isteyenleri, katılmak istemeyenleri veya katılmayanları yönlendirmeye ve cesaretlendirmeye çalışıyoruz ama seçim yapıp yapmamakta tamamen özgürüz, sadece başka bir kapı sağlıyoruz, belki derdin maneviyattandır diyerek…”
BAY-DER’in diğer kurumlarla ilişkisini düşündüğümüzde, özellikle bağımlılık tedavi merkezleri arasında yönlendirme yaparken. Bağımlılık tedavisi görmek isteyen kişilerin BAY-DER dışındaki kuruluşlardan talepte bulunmaları halinde, bu kuruluşlar gerekli gördüğü takdirde buradan BAY-DER ile iletişime geçilecek ve gerekli bilgilendirme yapılacaktır. Örgüte gelen taleplerin genellikle Kaymakamlık, İl, Sağlık Bakanlığı, Devlet ve STK’lardan geldiği görülmektedir.
Tesisteki bağımlılık tedavisi çalışmalarına baktığımızda, uluslararası kabul görmüş 12 aşamalı eğitim programı olan samba eğitim programı en çok benimsenenler arasında yer aldı. Bunlara ek olarak kurum içinde gerekli görülmesi halinde bazı örgüt psikoloğu eğitim programlarında da uygulanabilmektedir.
4.10. BAY-DER’in üstün güçlü yönleri
Organizasyonun öne çıkan güçlü yönleri göz önüne alındığında, organizasyondaki çalışanların birbirleriyle uyum içinde olmaları ve 7 gün 24 saat müşterilerine hizmet vermeleri güçlü bir yön olarak görünmektedir. M1 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
kırk altı
“…Gücümüz sivil toplum ruhudur. Herkese 7/24 hizmet verebiliriz. İnsanların akşamın her saatinde kapımızı rahatlıkla çalabilecekleri, dertlerini anlatabilecekleri bir sistemimiz olduğu için bu konuda müşterilerimize güven aşıladığımızı düşünüyorum… “
Tesiste çalışan personelin alanında uzman olması tesisteki bağımlılarla ilgili yapılan araştırmalarda büyük önem taşımaktadır. Ayrıca enstitüde tedavisini tamamlamadan önce ve bitirdikten sonra bağımlı olması, kendini geliştirmesi ve bir alanda uzmanlaşması, ileride yapılacak çalışmalarda danışan açısından doğabilecek olumsuzlukları öngörebilir. ve bazı uygun önlemleri alın. Başvuru sahiplerinin yaşadıkları sorunları tespit etmek ve başvuru sürecinde karşılaşabilecekleri sorunları önceden tahmin etmek için tesis personelinin önceden bağımlılık tedavisi görmüş olması önemlidir. M2 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…Profesyonel bir kadroya (psikologlar, değer eğitmenleri, eski kullanıcılar) sahip olmak bizim gücümüzdür. Ayrıca çalışanların ikili ilişkilerinin iyi olması güçlü yönlerimizden biri…”
Organizasyonda çalışan personelin alanında uzman kişilerden oluşması organizasyonun bir gücü olarak ortaya çıkmaktadır. M3 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“…En güçlü yanımız, her alanda çalışan profesyonel kadroya sahip olmamız…”
Tesis bünyesindeki personelin alanında uzman olması ve personelin eski bağımlı olması nedeniyle bağımlıların tedavisi konusunda bireylere daha fazla destek olunabilmektedir.
4.11. BAY-DER’in İyileştirmeleri / Zayıf Yönleri
BAY-DER’in zayıf/uygulanabilir yönleri dikkate alındığında, madde bağımlılığı alanında kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yapılmaması, gerçekte mağdurlar yaratmaktadır. Madde bağımlılığı nedeniyle tedavi gören bir hastanın ek teşhisi
47
Sağlık Bakanlığı’na başvurulmaması, başarısızlık durumunda kurumun ihmali ön plandadır. M1 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
Zayıflığımız, kamu kurum ve kuruluşlarıyla çalışamamamız, bağımlılık sektöründe daha hızlı entegrasyon sağlayamıyoruz. Örnek vermek gerekirse, ek bir tanı alan bir hastanın psikiyatrik takibinde zorluk yaşadık. Bu bizim zaafımız çünkü madde kötüye kullanımı ile eş tanı konulan hastalar var ve bu hastaları tedavi etmemiz ve izlememiz zor.”
Kuruluşta çalışan sayısının az olması nedeniyle kuruluşta halen yeterli madde bağımlılığı faaliyetleri bulunmamaktadır. M3 bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
“Zayıfımız, düşük kadromuz nedeniyle hizmet verilebilecek insan sayısının sınırlı olmasıdır. İnsan kaynakları kıt, işleri yapma şeklimizde kusurluyuz”.
Kurumun zayıf/yapılabilir yönlerine baktığımızda, özellikle kurumun diğer kurumlarla resmi bir protokolü olmadığında, kurumlar arası insan transferinde sorunlar yaşanmaktadır. . Bu şekilde tedavi için başka bir tesise gönderilen veya başka bir tesisten BAY-DER’e gelen hastalar hakkında bilgi alışverişi yapılması mümkün değildir. Bu da tedavi sırasında istenilen skorun elde edilmesini zorlaştırır. Ayrıca eğitim kurumunda yeterli sayıda personel bulunmadığı için uygulamada yeni uygulamalara odaklanmak mümkün olamamaktadır.
48
5. TARTIŞMA
Bu çalışmada, Bağımsız Yaşam Derneği tarafından Türkiye’de bağımlılık tedavisi ve rehabilitasyonu alanında yapılan çalışmaların gözden geçirilmesi ve daha önce yapılmış çalışmaların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışmanın tamamı sosyal hizmet mesleği perspektifinden değerlendirilmektedir.
Sosyal hizmet perspektifinden bakıldığında bağımlılık, en temel bireylerin mikro ve makro yaşamında bozulmalara neden olan ve kişinin sosyal işleyişine müdahale eden bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmada ağırlıklı olarak ele alınan bağımlılık yaptığı iddia edilen sorunlar, sosyal hizmetin en temel sorunlarına karşılık gelmektedir. Uyarıcı kullandıktan sonra kişi yaşadığı psikolojik ve sosyal sorunlar nedeniyle kendini çaresiz hisseder ve beraberindeki ekonomik sorunlarla birlikte ilaçları ortadan kaldırma yeteneği ile zayıflayabilir. Bunun dışında kullanımdan dolayı algı ve diğer sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenlere ek olarak, bireyleri uyarıcı kullanmaya motive eden şey, sosyal hizmette bir ilgi alanıdır. Dolayısıyla sosyal hizmet ile madde bağımlılığı arasında kurulan mesleki ilişkinin kapsamlı olduğu düşünülebilir.
BAY-DER’in kuruluşuna bakıldığında, uyarıcı madde bağımlılığı alanında araştırma yapılması arzu edilmektedir. Daha sonra bu alandaki çalışmaları ile ilişkilendirilen bu araştırma, bağımlılık alanındaki uygulamalarının başında gelmektedir. İlaç dışı tedavi uygulama alanında bir ilk olan kuruluşun teorik ve kurumsal yapısıyla her geçen gün kendini geliştirdiği görülmektedir. Hekimlere yönelik alkol ve madde kullanım bozuklukları eğitim programı için derlenen Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları El Kitabı’nda (1998), zorunlu haller dışında birey tarafından istense dahi ilaç kullanımının gerekli olmadığı belirtilmektedir. Bu araştırmaya baktığımızda madde bağımlılığı ile mücadelede ilaç tedavilerinin şart olmadığını ve bu tedavilerle ciddi sonuçlara ulaşılabileceğini görüyoruz. ilaç içermez, ancak BAY-DER değerlendirmesine de uygundur.
Modelin bir diğer önemli özelliği de kurum bünyesinde yürütülen faaliyetlere eski kullanıcıların da dahil edilmesi ve müşterilerin süreçte karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit edip müdahale edebilmesidir. rol yapmak.
49
önem açısından. Çünkü bu noktada, kişilerin müşterinin yaşadığı durumu analiz edebilmeleri ve sürece nasıl dahil olduklarını düşünmeleri önemlidir.
Bunlara ek olarak kurum içinde verilen iç denetim ve eğitimlerle sağlam bir yapı oluşturmak isteyen BAY-DER’in personelini geliştirmesine olanak sağladığı gözlemlenmiştir. Şu anda ve zor durumlarda hem müşteri hem de profesyonel personel ile bir inceleme yapma fırsatı sağlayın. Ayrıca iç hizmet, personel arası eğitim sunumları, ekip ve organizasyon içi uyum konularında eğitimler ile iç yapısını güçlendirmeyi amaçlamakta ve bu yolda ilerlemektedir. .
Enstitüdeki vakalar incelendiğinde, BAY-DER’e başvuranların en çok uyarıcı madde bağımlılığı tedavisi için STK’lardan rehberlik aldıkları belirlendi. Hastanın düşük sosyoekonomik durumu, tedavi sırasında ücretsiz hizmet sağlanması ile ilişkilidir. Katılımcıların çoğu bu durumu ifade etmiştir. Düşük farkındalık ve organizasyonel destek fırsatlarının eksikliği, organizasyonun kendisini tanıtmasını ve sınırlı sayıda müşteriye hizmet vermesini engellemektedir. Ayrıca işbirliğinin beklenen düzeye çıkamaması, diğer tesislerle yapılan uygulamaların devreye alınmasını da azaltmaktadır.
BAY-DER’in yetkisine uygun önleyici çalışmalar yapmadığı tespit edildi. BAY-DER modelinin bağımlılık ve rehabilitasyon hizmetleri üzerine çalışması nedeniyle, madde bağımlılığını önlemeye yönelik uygulanan eğitim programlarının bir kısmının kurumun aldığı ihtiyaçlara göre düzenlendiği tespit edilmiş ve genel araştırma bu konu esas alınarak yapılmıştır. . Bağımlılık alanında tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşlar, her ne kadar önleme çalışmaları yapmasalar da zaman zaman yaptıkları muhakkaktır. Uygulamalar geliştikçe diğer kuruluşların ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda önleyici çalışmalar sisteme kazandırılabilir.
Modelin tedavi sürecinde benimsediği 12 aşamalı eğitim programı, samba programına kendi alanında farklı yaklaşımlar olarak öne çıkıyor. Eğitim ve 12 aşamalı samba ile danışan ve madde bağımlılığı ile ilgili bazı etkinlikler yapılmaktadır.
50
Tedavi sırasında, müşterinin düzenli olarak başka şeylerle meşgul olduğundan emin olun, böylece maddeden kurtulun. Bu süreçte danışanın yaşadığı zorluklara rağmen tesisteki değer eğitmenleri, klinik psikologlar ve diğer profesyonel personel ile durumu düzeltmek için çalışmalar yapılmakta ve eğitimin sürekliliğini sağlayarak ilaçları ortadan kaldırmayı hedeflediği savunulmaktadır. Hakan Karaman (2017) tarafından yapılan benzer bir çalışmada da Mavi Hilal Danışma Merkezi incelenmiş ve öne çıkan uygulamalar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İlaç dışı tedavilerin uyumlu olduğu gösterilmiş olmasına rağmen, YEDAM’ın yataklı bir merkez olmaması hizmet verilebilecek hasta sayısında ve elde edilen sonuçların azalmasına neden olabilir. Uygulamadan olumlu sonuçlar. BAY-DER’de organizasyonun yatılı merkezde çalışıyor olması bu tür sorunların yaşanmasını engellemektedir.
Bağımlılığın değişen doğası nedeniyle tedaviler günlük olarak değişebilir. Bu nedenle, tesisin özgün uygulamalarının geliştirilmesi ve tedaviden sonuç alınması için kurumlar arası eğitimlerin düzenlenmesinin okula katkı sağlayacağı ve bu uygulamaları mükemmelleştireceği varsayılmaktadır. bu alanda eksik olan yön. Tedavi sürecinde aktif olarak yer alan klinik psikologların tedaviden sonuç alabilmek için etraflarındakileri de sürece dahil etmek için bazı araştırmalar yaptıkları varsayılmakta ve bunun bağımlılık konusunda olumlu geri bildirimler sağlayacağı düşünülmektedir.
BAY-DER modelinde insanlık, bireysel yaklaşımda temel bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Tedavi tesisine başvuranlardan biri olan BAY-DER’in herhangi bir beklentisinin olmaması ve ön görüşmelerde bireylere bunu hissettirmesi, tedaviye olumlu yanıt vermesi açısından danışan için önemlidir. Bu yaklaşıma göre, modelin bağımlılık yapısına uygun olarak bu modele göre detoksifikasyon yaklaşımının her birey için gerekli olduğu ve danışanlar arasında yakın bir ilişki kurulmasında etkili olduğu gösterilmiştir. ve baz.
51
6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Araştırmaya katılanların görüşleri ve dernek hakkındaki bilgileri dikkate alındığında, BAY-DER’in yeni bir uygulama olduğu ve beş yıllık bir geçmişi olduğu görülmüştür. Suffa Vakfı ile birlikte kurulan ilk şirket olan BAY-DER’in kendi iç yapısını oluşturmaya ve özgün faaliyetleri ile alanında öncü olmaya başladığı tespit edilmiştir.
Birlikte çalışmak ve organizasyonda deneyim sahibi personelin yer alması, organizasyonun teorik altyapısını güçlendirecektir.
Tesise yapılan başvuruyu ve başvuru inceleme sürecini inceledik ve başvurunun tesiste çalışmış veya tesiste bağımlılık tedavisi görmüş kişilerin rehberliğinde alındığını belirledik. orada. Ayrıca başvuruların çoğunun STK’lar, İl, Sağlık Bakanlığı, Kaymakamlık gibi yerler tarafından bu kuruma gönderildiği tespit edilmiştir. Adaylar, ilk başvurular tesise gelmeden önce başvuru formu doldurulur ve hasta ön başvuru yapıldıktan sonra kişinin özgeçmişini daha iyi tanımak ve sağlıklı bir tedavi süreci için başvurulur. bunun yerine kurum psikoloğu ile ön görüşme yapılır ve kayıt işlemi tamamlanır.
Tesiste tedaviye başlanmadan önce kişilerin daha önce yaşadıkları sorunlardan rahatsız oldukları, tesiste çalışan uzman ve idari personelin bu durumdan kurtarmak için bazı çabalarla insanları güçlendirdiği belirlendi. . Ayrıca tesiste tedavi gören kişilerin sıklıkla farklı kökenlerden gelen kişilerden oluştuğu ve kültürel farklılıklar nedeniyle kişilerin birbirlerini tanımada sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. onların arasında. Okulda yapılan bazı oryantasyon eğitimleri ile bunun aşıldığı belirlendi.
Tesisin tedavi sırasında karşılaştığı sorunların başında ailevi sorunlar gelmektedir. Özellikle bir eğitim kurumunda yürütülen faaliyetler sırasında ailenin sürece dahil olmaması ve bağımlıdan uzak durması çok yanlış bir durumdur. Ailenin bu konuda bilinçlendirilmesi ve tedavi sırasında bağımlı ile birlikte çalışılması önemlidir. Ayrıca maddi sıkıntılar nedeniyle
52
Tedavi sona ermemişse veya tedavi bittikten sonra bağımlının aynı ortama dönmesi, bağımlılık tedavisinin kesintiye uğramasına ve kişinin maddeye geri dönmesine neden olabilir. Ayrıca toplumu bilinçlendirmek için okullarda madde kullanımına başlama riski olan ergenlerin ve çocukların uyuşturucular hakkında bilgilendirilmesi ve önleyici araştırmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir.
BAY-DER’e kurulduğu günden bu yana okulda tedavi gören adayların tablosu ve başvuru yapan kişilerin kayıtları incelendiğinde, kadın başvuru sahiplerinin hiç başvurmadığı görülmektedir. Bu durum işletmenin kadın müşteri kabul etmemesinden kaynaklanmamaktadır. Görüldüğü üzere işletmenin din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın hizmet misyonunu yerine getirmeye devam ettiği görülmektedir. Kadın aday sayısının az olmasının eğitim kurumunun farkındalığının düşük olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Tesisin tedavi sırasında karşılaştığı sorunların başında ailevi sorunlar gelmektedir. Özellikle bir eğitim kurumunda yürütülen faaliyetler sırasında ailenin sürece dahil olmaması ve bağımlıdan uzak durması çok yanlış bir durumdur. Ailenin bu konuda bilinçlendirilmesi ve tedavi sırasında bağımlı ile birlikte çalışılması önemlidir. Ayrıca maddi yetersizlik nedeniyle tedaviyi bırakmanın veya kişinin tedaviyi tamamladıktan sonra eski bağımlılık ortamına dönmesinin de bağımlılık tedavisinin kesilmesiyle sonuçlandığı ve kişinin tekrar bağımlı hale geldiği belirlenmiştir. Tekrar. Ayrıca toplumsal farkındalığın artırılması için okullarda madde kullanımına başlama riski olan ergen ve çocukların bilgilendirilmesine yönelik araştırmalar yapılması ve aynı zamanda risk altındakilerin bilinçlendirilmesi önerilmektedir. cami gibi yerler. kalabalık sosyal konum.
Bu tesiste madde bağımlılığı tedavisi için yapılan araştırmalara baktığımızda 12 aşamalı eğitim programı uluslararası olarak benimsenmiş ve samba eğitim programı en uygulanabilir olanlar arasında yer almıştır. En. Bunlara ek olarak örgüt psikologları, örgüt içinde gerekli görüldüğü takdirde bazı eğitim programlarında da uygulanabileceğini belirlemişlerdir.
53
Kurumun zayıf/yapılabilir yönlerine baktığımızda, özellikle kurumun diğer kurumlarla resmi bir protokolü olmadığında, kurumlar arası insan transferinde sorunlar yaşanmaktadır. . Bu şekilde tedavi için başka bir tesise gönderilen veya başka bir tesisten BAY-DER’e gelen hastalar hakkında bilgi alışverişi yapılması mümkün değildir. Bu da tedavi sırasında istenilen skorun elde edilmesini zorlaştırır. Ayrıca tesiste yeterli sayıda personel bulunmadığı için aslında yeni personel alınması gerekmektedir. Personel eksikliğinden dolayı eksikliklerinin gerçekte de hissedildiği tespit edilmiştir.
Önerilerin, her açıdan ve sosyal hizmet mesleği açısından, Türkiye’de madde bağımlılığı tedavisi ve rehabilitasyonunda öncü bir model olarak BAY-DER’in gelişimine katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Türkiye aşağıda sunulmuştur;
a) BAY-DER, alanında daha fazla gelişmek ve alanında lider olarak güçlenmek için diğer kamu ve özel kuruluşlarla işbirliği yapmalı ve kuruluşlardan gelebilecek ihtiyaçlar doğrultusunda Öz eleştiri yapabilmelidir. Bu şekilde yapılacak bazı araştırmalarla örgütün tanınırlığının artacağı ve daha fazla adaya ulaşarak hedeflerine ulaşma yolunda ilerleyebileceği düşünülmektedir. .
b) BAY-DER’in madde bağımlılığı ile ilgili ilaç dışı tedavi faaliyetleri ile ünlü olduğu bilinmektedir. Özellikle hasta ek tedavi için reçete aldıktan ve bir takım tesislere nakledildikten sonra tedavisini tamamen durdurduktan sonra hasta hakkında bilgi alışverişinde bulunmak için bağımlılık tedavisi gören kişinin kuruluşlarla iletişime geçmesi gerektiği düşünülmektedir. bu konuda bazı araştırmaların yapılması önerilmektedir.
c) Madde bağımlılığı ile mücadele eden BAY-DER’in kuruluş misyonunda yer almayan önleme çalışmaları bir eksiklik olarak görülmektedir. Çünkü madde bağımlılığı tedavisi sadece hasta olan kişiyi değil, kişi maddeye maruz kalmadan önce de tedavi etmeyi amaçlar.
54
Kendisine verilen bazı eğitimlerle bunu önlemenin tedaviden çok daha önemli olduğu düşünülmektedir. Bazı önleme çalışmaları yaparak bu madde hakkında daha fazla bilgi sahibi olan kişilerin tedaviye ihtiyacı olmayacağı düşünülmektedir.
d) Tedavi sırasında bazı ailevi sorunlar görülebilir. Bireyin özellikle danışanla birlikte bazı bağımlılık tedavi uygulamalarına dahil olması tedaviyi kabul etmesi ve durumu çabuk atlatması açısından önemlidir. Ancak kabul sürecinde ailelerle yapılabilecek görüşmeler ve konuyla ilgili bilgilendirici çalışmalar ile ailenin bu sürece katılımının kolaylaştırılabileceği düşünülmektedir. Böyle bir uygulamanın özellikle danışanın tedaviyi kabul etmesi ve muhtemelen ailesinin yanında olduğunu hissettikten sonra tedaviye daha hızlı yanıt vermesi açısından kişiyi yalnızlıktan kurtarabileceği düşünülmektedir. .
e) Kuruluş, müşterilerine finansal, etik, sosyal ve psikolojik danışmanlık desteği sağlar. Bu desteklerin sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi için farklı meslek gruplarından profesyonel bir kadronun bir araya getirilmesine çalışılmış ancak halen Sosyal Hizmet Uzmanı açığı bulunmaktadır. Kurumda çalışan Sosyal Hizmet Uzmanları müracaatçılara sosyal hizmet disiplini perspektifinden bakarak müdahale edecekleri için sonucun daha olumlu olması beklenmektedir.
55
7. REFERANSLAR
ACAR, H. (2008). Türkiye’nin Ulusal Gençlik Politikası nasıl yapılandırılmalıdır International Journal of Humanities, 5 (1), 1-20.
AVRASYA.EDU.TR. Bağımlılıkla Mücadele Araştırma Merkezi Model Geliştirme Çalıştayı, Trabzon, www.avrasya.edu.tr; Erişim tarihi: 18.06.2018.
BABAOĞLU, A.N. (1997). Uyuşturucu Tarihi, Kaynak Yayınları, Ankara.
Maddeler ve Narkotik Maddelerle Mücadele Ulusal Politika ve Strateji Belgesinin Uygulanmasına İlişkin Eylem Planı, Başbakanlık, Ankara, 2012.
BERKCAN, M.G., AKDOĞAN, A. (2015). Gaziantep Şehir Çocuk ve Ergenlerde Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, Uluslararası Madde Bağımlılığı Sempozyumu kitabında.
BR-İ HAF GENÇLİK VE KATILIM SESİ, (2017). http://bisrihafi.org.tr/tuzugumuz, Erişim Tarihi: 01.08.2017
BORSOS, D. (2009). Bağımlılık modelleri. İçinde: Fisher G, Roget NA (ed). Madde Bağımlılığını Önleme ve Tedavi Ansiklopedisi
COŞKUN, F. (2008). Gaziantep Üniversitesi Merkez Yerleşkesindeki Üniversite Öğrencilerinde Alkol ve Madde Kullanımı. Yüksek lisans Tezi. Gaziantep: Tıp Fakültesi Gaziantep Üniversitesi.
ÇETİN, Y. (2013). Yalova Ölçeğinde Madde Bağımlılığı ve Bağımlılık Algısı. Yüksek lisans Tezi. İstanbul: Yalova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
DASBAŞ, S., POLAT, G.,
Davison, CG, NEALE JM, Dag I. Editör. Anormal zihniyet. Ankara: Türk Psikologlar Derneği; 2004.
DİLBAZ, N. (1998). Ankara’nın AMATEM Penceresinden Türkiye’nin Bağımlılık Yapan Fotoğrafı., Http://www.sdplatform.com/Dergi/450/Ankara-AMATEM-windowsTurkiyenin-bagimlilik-fotografi.aspx; Ziyaret: 21.06.18
56
DUYAN, V. (2012). Sosyal hizmetin temel ilkeleri, yaklaşımları, müdahale yöntemleri. Ankara: Sosyal Hizmet Merkezi. s.2
ERTOĞLU, M.N.; (iki bin on üç). Ankara’da Alkol Tedavisi Gören Bireylerin Karşılaştığı Sorunlara Yönelik Tedavi Motivasyonu ile Sosyal Hizmet Uygulaması Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Amatem, Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
GONCA, S. (2014). Madde bağımlılığı tedavisinde sosyal hizmet mesleği, Okmeydanı Tıp Dergisi, İstanbul.
HEMENSAĞLIK.COM, (2018). Bağımlılık tedavi edilebilir bir hastalıktır, https://www.hemensaglik.com/makale/bagimlilik-tedavi-edilir-bir-hastalik, Erişim: 01.08.2018
MOBİLYA SETİ, (2017). Türkiye Uyuşturucu Raporu (2016 verileri), http://www.narkotik.pol.tr/TUBIM/Documents/TURKIYE%20UYUSTURUCU%20REPORTU%202017.pdf; Erişim: 01.09.2018
KARAMAN, H. (2017). Türkiye’de bağımlılık alanında bir toparlanma modeli olarak Mavi Hilal Danışma Merkezi’nin incelenmesi, Türkiye Mavi Hilal Derneği.
KARATASOĞLU, S. (2013). Sosyal politika boyutuyla madde kötüye kullanımı. Türk İdari İnceleme, 476, 321-352.
KÖKNEL, Sayın (1998). Alkolizm ve Madde Suistimali. İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi.
KULAKSIZOĞLU, A. (2008). Ergen psikolojisi, 10 baskı, Remzi Kitabevi, İstanbul.
LETTIERİ DJ, SAYERS M. (1980), Wallenstein H. Uyuşturucu Bağımlılığı Kuramları Seçilmiş Çağdaş Perspektifler, (Polat, Gonca’dan alıntı). NIDA Araştırma Monografı 30. ABD: Pearson
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, (2010). Madde Bağımlılığı Öğretmen El Kitabı, Özel Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ankara
EĞİTİM BAKANLIĞI. (2011). Uyuşturucu ve uyarıcılardan korunma. Ev ve Tüketici Hizmetleri: Ankara
O’MELIA MW, (2013). Dubois BL. Genelci sosyal hizmet uygulaması: Güçlendirici bir yaklaşım, ABD: Pearson, 14-18. (Alıntı: Polat, Gonca)
57
ÖĞEL K. (2010). Sigara, Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları: Tanı, Tedavi ve Önleme. Tekrar oynat. İstanbul
ÖGEL K. ve EROL B. (2005). Çocuklarda Tütün, Alkol ve Uyuşturucu Maddeleri, Morpa Kültür Yayınları, İstanbul
ÖGEL K., KARALI A., TAMAR D., ÇAKMAK D. (1998). Alkol ve Madde Suistimali El Kitabı. AMATEM Bakırköy Ruh ve Ruh Hastalıkları Hastanesi. www.ogelk.net., 17 Haziran 2018’de erişildi
ÖGEL K., KOÇ C., AKSOY A., BAŞABAK .A, EVREN C. (2012). Uyuşturucu, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Programı (SAMBA). tekrar oynat
ÖZAYDIN, S. (1984). Toksikomani, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul.
ÖZTÜRK OM, ULUŞAHİN A. (2011). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. 11. Baskı. Ankara: Tıpta Nobel Kitabevi.
RAMO DE. (2008). Madde bağımlılığı nüksünün gelişimsel modelleri (Doktora Tezi). San Diego, San Diego Eyalet Üniversitesi. (Alıntı: Polat, Gonca)
SAĞLIKBİLGİSİ.COM; Uyuşturucu bağımlılığı, www.saglikbilgisi.com ›Türkiye Sağlık Sitesi› ​Ruh Sağlığı, Erişim: 06.06.2018.
SANAL, Y. Uzun mesafeli sürücülerde madde kullanımı, madde erişimi ve madde testi ile ilgili bakış açıları. Yüksek lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi, Adli Tıp Enstitüsü, Sosyal Bilimler Fakültesi; 2009.
ŞAHİN, M. (2007). Türkiye’de Madde Bağımlılığı Tez İncelemesi, Tezsiz Yüksek Lisans Yarıyıl Projesi, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Eğitimi Anabilim Dalı
TARHAN, N. NURMEDOV S. (2011) Bağımlılık, Hayal mi Gerçek mi, Birinci Baskı, Alkol ve Madde Bağımlılığı. İstanbul: Tima Yayınları.
TAYLAN, H. H. ve GENÇ, Y. (2017), Lisede sigara, alkol ve uyuşturucu/uçucu/uyarıcı sigara içme eğilimleri: Kocaeli vakası, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl : 5, Sayı: 47, Haziran, s.198
TEB.ORG.TR; Bağımlılık, www.teb.org.tr, Sağlık, Erişim: 06.06.2018.
TEKALAN, A. (2012), “Uyuşturucuya Genel Bakış” Mavi Hilal, Bağımlılık Tedavisi, Aylık Sağlık, Eğitim ve Kültür Dergisi, Yıl: 87, Sayı; 936, Ocak, s.32.
58
TOSUN, M. (2008) Madde Kullanımına Genel Bir Bakış. Türkiye’de ruh hastalıkları yaygın. Sempozyum serisi 62:201–220.
AKGÜK, A. KAPTI A. Türkiye’nin Uyuşturucuyla Mücadele Politikası: Politika Sürecinin Analizi, www.utsam.org, Erişim: 15.06.2018.
UZBAY, T. (2009). Madde bağımlılığı. Sürekli Mesleki Eğitim Dergisi, 21:5-15.
YAŞAR, V. (2012). “Çocuklarımız dost görünen düşmanlara yakalanmasınlar diye” Aylık Sağlık, Eğitim ve Kültür Yeşilay Sağlık, Eğitim ve Kültür Dergisi 88. Yıl, 946 Sayı yayın, s: 20, İstanbul
YEDAM, (2018). http://www.yedam.org.tr/ne-yapyiz, Erişim Tarihi: 01.09.2018
YENİDEN. (2018). http://www.yeniden.org.tr/bilgimerkezi/genel%20bilgiler/kendineyardim.asp, Erişim tarihi: 15 Eylül 2018
YILMAZ, S. (2014) Bağımlılıkla Mücadele Araştırma Merkezi Model Geliştirme Çalıştayı, Trabzon.
ZASTROW, C. (2015), Sosyal Hizmete Giriş (D.B. Farmer, Çev.), Nika Publishing, s. 358-359, Ankara
59
EKLEMEK
EK 1.1: VERİ TOPLAMA ARACI (Görüşme Formu)
YAPI GÖRÜŞME SORUSU (1) – KURUMSAL ÇALIŞANLAR
Sayın Katılımcılar,
Bu çalışma, “Madde Bağımlılığı ile Mücadelede STK’ların Rolü (Örnek BAY-DER)” araştırması amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma Sağlık Bilimleri Enstitüsü Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Fakültesi Sosyal Hizmet Fakültesi bünyesinde yürütülmekte olup, vereceğiniz yanıtlar hiçbir şekilde aleyhinize kullanılmayacaktır. üslup ve mahremiyete saygı gösterilecektir. Çalışmayı tamamlamak için tüm soruları yanıtlamanız önemlidir. Aziz_cingö, görüşme formuyla ilgili sorularınızı yanıtlıyor.[e-posta korumalı]Araştırmayı yürüten Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ’e e-posta adresi üzerinden sorabilirsiniz.
Katkınız için teşekkürler.
Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ
Sağlık Bilimleri Enstitüsü sküdar. Üniversite
Sosyal Hizmet Yüksek Lisans Öğrencisi
COĞRAFİ SOSYAL BİLGİLER
1. Cinsiyet nedir?
( ) Erkek kadın
2. Yaşınız nedir?
(……………………..) Lütfen belirtiniz.
3. Eğitim seviyeniz nedir?
() Ortaöğretim () Üniversite diploması () Lisans () Yüksek Lisans ve üzeri () Doktora () Diğer …………
4. Organizasyondaki rolünüz nedir?
(……………………) Lütfen açık ol
ARAŞTIRMA SORUSU
A. DEVRİME GİRİŞ, DEVRİMİN YAPISI İLE İLGİLİ SORULAR
1. Organizasyonun amacı nedir?
2. Madde bağımlılığı ile ilgili bir kuruluşa başvurularınızı nasıl sağlıyorsunuz? Tedavi için size ulaşmak isteyenler size nasıl yaklaşıyor? Bu konuda çalıştığınız bir kurum var mı?
3. Bir kuruluş olarak sizi diğer STK’lardan ayıran nedir?
4. Bir kuruluş olarak güçlü ve zayıf yönleriniz nelerdir?
5. Organizasyonun hiyerarşik yapısı nedir?
6. Derneğinizde SWOT analizi, kısa, orta ve uzun vadeli çalışma programı var mı?
7. Tedaviye muhtaç bireyler varsa ilaç ihtiyaçları nasıl karşılanmaktadır?
8. Kurumda bakmakla yükümlü olunan kişilere verilen hizmetler sonucunda ücret durumu nedir?
60
9. Kurumun gelir kaynakları nelerdir? Başvurduğunuz programlar, personel vb. Ödemeniz ne kadar?
B. SADECE KURUMSAL BİREYSEL SORULAR
10. Bu projeye nasıl dahil oldunuz?
11. Ne kadar süredir çalışıyorsunuz?
12. Size göre uyuşturucu bağımlılarıyla çalışmanın zorlukları nelerdir? Zorlandığınız noktalar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
13. Projedeki görev ve sorumluluklarınız nelerdir?
14. Projedeki personel sayısı sizce yeterli mi?
15. Psikolog ve eski kullanıcı arasındaki işbirliğini nasıl değerlendirirsiniz?
16. Eski kullanıcının projeye katkısı nedir, eski kullanıcı olmasaydı projenin ilerleyişi nasıl olurdu?
17. Daha önceki deneyimlerinizi göz önünde bulundurarak, eski kullanıcının gelecekteki projelere dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
C. BİRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ VE YAPILAN İŞLERLE İLGİLİ SORULAR
18. Üzerinde çalıştığınız proje nasıl geldi?
19. Madde bağımlılığı için ne tür hastalara hizmet verilmektedir? Bu kişileri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
20. Madde bağımlılığı örgütü olarak yürüttüğünüz faaliyet ve uygulamalar hakkında bilgi verir misiniz? Bağımlılar için hangi bağımlılık rehabilitasyon programlarını kullanıyorsunuz?
21. Kayıtlı kişinin ihtiyaçları (uygulanan tedavi, farmakolojik olmayan tedavi planı) nasıl belirlenir?
22. Bağımlılıkla mücadelede üstlendiğiniz faaliyetlerde en çok hangi sorunları yaşadınız? Bu sorunları aşmak için ne gibi çözümler düşünüyorsunuz?
D. UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞININ SONUÇLARINA İLİŞKİN SORULAR
23. Madde bağımlılığı araştırmalarının yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
24. Madde bağımlılığı ile mücadelenizde hangi noktaya değindiniz?
25. Kuruluşunuzun madde bağımlılığı ile mücadele konusundaki çabalarına ilişkin geri dönüşüm analiziniz nedir?
Katkınız için teşekkürler…
altmışbir
EK 1.2: VERİ TOPLAMA ARACI (RÖPORTAJ)
YAPI GÖRÜŞME FORMU (2) – BAĞIMLILIK
Sayın Katılımcılar,
Bu çalışma, “Madde Bağımlılığı ile Mücadelede STK’ların Rolü (Örnek BAY-DER)” araştırması amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma Sağlık Bilimleri Enstitüsü Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Fakültesi Sosyal Hizmet Fakültesi bünyesinde yürütülmekte olup, vereceğiniz yanıtlar hiçbir şekilde aleyhinize kullanılmayacaktır. üslup ve mahremiyete saygı gösterilecektir. Çalışmayı tamamlamak için tüm soruları yanıtlamanız önemlidir. Aziz_cingö, görüşme formuyla ilgili sorularınızı yanıtlıyor.[e-posta korumalı]Araştırmayı yürüten Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ’e e-posta adresi üzerinden sorabilirsiniz.
Katkınız için teşekkürler.
Aziz Muhammed Hüdai CINGÖZ
Sağlık Bilimleri Enstitüsü sküdar. Üniversite
Sosyal Hizmet Yüksek Lisans Öğrencisi
COĞRAFİ SOSYAL BİLGİLER
1. Cinsiyet nedir?
( ) Erkek kadın
2. Yaşınız nedir?
(……………………..) Lütfen belirtiniz.
3. Eğitim seviyeniz nedir?
() Okuma yazma bilmeme () İlköğretim () Ortaöğretim () Üniversite Mezunu
() Lisans () Yüksek Lisans ve üzeri () Doktora
ARAŞTIRMA SORUSU
1. Daha önce hangi maddeyi/maddeleri kullandınız? Sizi uyarıcıları kullanmaya motive eden şeylerden ve yaşamınızda ne gibi farklar yarattığından bahseder misiniz?
2. Uyuşturucuyla mücadelede BAY-DER’den önce herhangi bir tedavi gördünüz mü, olduysa hangi tesis ve kuruluşlarda ve ne gibi sonuçlarla tedavi gördünüz?
3. Madde bağımlılığı konusunda sizi BAY-DER’e getiren nedir? Bu kuruluşla nasıl bağlantı kurdunuz ve neden burayı seçtiniz?
4. BAY-DER’de almış olduğunuz eğitimler (rehabilitasyon, duygusal destek, yatılı bakım vb.) sırasında madde bağımlılığı ile mücadelede sizi zorlayan şeyler nelerdir? Onları yenmek için hangi çözümü seçeceksiniz?
5. Uyuşturucuyla mücadele (uyuşturucuyla mücadele yöntemleri) konusunda almış olduğunuz eğitimin sizin için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? BAY-DER ile tanıştıktan sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?
6. Madde bağımlılığı ile mücadeleniz sırasında çevrenizdekilerin (aile, arkadaşlar vb.) size karşı tutumları hakkında bilgi verir misiniz?
katkınız için teşekkürler
62
EK 2: EĞİTİM KOMİTESİ RAPORU
63
EK 3: KURUMSAL LİSANS
altmış dört
EK 4: PROGRAM RAPORU
ÖZET
İsim: AZİZ MUHAMMED HÜDAİ CINGÖZ
Doğum Yeri ve Tarihi: ZMİR / 20 Mayıs 1993
Yabancı dil: İngilizce
İletişim e-posta adresi):[e-posta korumalı]
Eğitim Durumu (Kurum ve Akademik Yıl)
Lise: Prof. Dr. Muzaffer Kula Lisesi / 2008-2012
Lisans: Üsküdar Üniversitesi / 10.10.2012-15.06.2016
Yüksek Lisans: Üsküdar Üniversitesi / 27 Eylül 2016-…
İstihdam Kurumu(ları) ve Yılı: (yok)
Yayınlar (SCI ve diğer): (yok)
Diğer konular: (yok)

Metin kaynağı:bayder.com.tr

Bağımlılıkla mücadelenin asırlık çınar ağacı: Mavi Hilal

Bağımlılıkla mücadelenin asırlık çınarı: Yeşilay

Tarih

Gizlilik ve çerezler

Aydınlatma Politikası

ses dosyası

Dosya

Tablo Covid-19

covid-19’a karşı aşılar

Yayın İlkeleri

Etiketler

Sosyal medya

basın Odası

Metin kaynağı:www.aa.com.tr

Sitenin altındaki yorumlara yanıt verin

Ali: Bilmiyorum arkadaşlar yorumlarda cevap verirler umarım.

Hakkında video eğitimleri bağımlılık yapan maddelere karşı mücadele eden öncü kuruluş

keywords: #ülketv, #ülketvizle, #ülke'debusabah, #ülkedebusabah, #ülkehaber, #seldaatalay, #ülkedebusabah, #regaipbostan, #ülkedebusabah14şubat, #ülkedebusabahizle, #ülkedebusabahregaipbostan

Bağımlılık nedir? Bağımlılıktan kendimizi ve ailemizi nasıl koruruz. Bağımsız Yaşam Derneği Başkanı Regaip Bostan bağımlılıkla mücadele konusunda bilgiler verdi.

Türkiye ve dünya gündemini etkileyen en önemli haberler, özel stüdyo konukları ve uzman isimlerin canlı telefon bağlantılarındaki anlatımlarıyla zenginleşiyor. Bu Sabah, ilk ağızdan olayların nedenleri ve sonuçlarını ekrana taşıyor. Aktüel haberlerin yanı sıra çevre, ekonomi, borsa, spor, sağlık haberlerinin de izleyiciye aktarıldığı Bu Sabah’ı gündemden haberdar olmak isteyenler kaçırmayacak. Selda Atalay’ın başarılı sunumuyla Ülke’de Bu Sabah hafta içi her gün Ülke TV’de.

#SeldaAtalay #ÜlkedeBuSabah #RegaipBostan

Ülke TV’yi sosyal medyada takip etmek için;

Twitter :

-https://twitter.com/ulketv

Instagram:

-https://www.instagram.com/ulketv

Facebook:

-https://www.facebook.com/ulketv

keywords: #bağımlılık, #doçdr.onurnoyan, #npistanbulbeyinhastanesi, #الادمان, #مكافحةالادمان, #علاجالادمان, #مصحة, #مصحةلعلاجالادمان

يمكنكم التواصل على الرقم التالي للاستفسار او الحجز 00905386358998

Bağımlılıkla Nasıl Mücadele Edilir? Bağımlılık tedavisi nasıl uygulanır? Bağımlılıkla ilgili her şeyi Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Doç. Dr. Onur Noyan anlattı…

NPİSTANBUL Beyin Hastanesine ulaşın: +90 216 633 0 633

Facebook :

-https://www.facebook.com/npistanbul

Twitter :

-https://twitter.com/npistanbul

Instagram :

-https://www.instagram.com/npistanbul/

YouTube :

-https://www.youtube.com/watch?v=0IlWggQbJrE

LinkedIn :

-https://www.linkedin.com/company/npistanbulbeyinhastanesi/

keywords: #maddebağımlılıkuyuşturucuhap

madde bağımlılığı

keywords: #İhlasHaberAjansı, #iha, #IhlasNewsAgency, #sondakika, #ihayoutube, #haberler, #gündem, #siyaset, #asayiş, #uyuşturucubağımlısıgenç, #gaziantep, #ismailA

Gaziantep’te 7 yıldır uyuşturucu bağımlısı olan genç, tedavi görerek sağlığına kavuşmak istiyor. Yetkililerden yardım talebinde bulunan genç, uyuşturucu bataklığından kurtulmak istiyor.

İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin:

-http://bit.ly/IHA-Abone

Gaziantep’te uyuşturucu bağımlısı olan 25 yaşındaki İsmail A., madde bağımlılığından kurtulmak istiyor. Uyuşturucudan kurtulmaya karar veren İsmail A., uyuşturucuya 7 yıl önce arkadaş ortamında başladığını söyleyerek, devletten destek istedi. Uyuşturucunun hiçbir soruna çare olmadığını ve madde kullanımına başladığı için pişman olduğunu belirten genç, uzatılacak yardım elini bekliyor.

“Uyuşturucunun pençesinden kurtulmak istiyorum”

Eski sağlığına kavuşmak istediğini anlatan İsmail A. artık damarlarının çekilmeye başladığını belirterek, “Eroin bağımlısıyım. 7 yıldır eroin kullanıyorum. Son 1 yıldır uyuşturucuyu damardan almaya başladım. Damarlarım çekilmeye başladı. Bu maddeden artık kurtulmak istiyorum ama maddi imkanlardan dolayı bu çukurdan bir türlü çıkamıyorum. Birileri bir el uzatmadığı sürece de bu çukurdan çıkamayacağım. Ailemin imkanı yok, akrabalarım benden bıkmış durumda. Krizdeyken, evin eşyalarını götürüp satıyorum. Annem bana dayanamıyor artık. Bir an önce bu maddeden kurtulmak istiyorum. Uyuşturucunun pençesinden kurtulmak istiyorum” dedi.

“Arkadaş ortamında uyuşturucu bağımlısı oldum”

Uyuşturucuyu arkadaş ortamında kullandığını ve kullandıkça da bağımlı olduğunu ifade eden İsmail A., “Bekar evimiz vardı. Arkadaşlar gelir giderdi. Önce esrar içerdik, sonra bunu çoğaltmaya başladık. Arkadaşlar getirirdi. İçmeye devam edince bağımlı oldum. Bağımlı olmam derdim ama olmuşuz işte. Sonraları krizlerine girmeye başladık. Ondan sonra da bir türlü bırakamadık. Arkadaş ortamından dolayı uyuşturucu bağımlısı oldum” diye konuştu.

“Uyuşturucu satıcıları, içicileri kullanıyor”

Uyuşturucu satıcılarının bağımlıları ‘torbacı’ olarak kullandığını dile getiren İsmail A., “Gaziantep’te Vatan Mahallesi var. Maddeye buradan ulaşabiliyorum. Diyebilirim ki bu mahallede herkes bu işi yapıyor. O semt, bu iş üzerine kurulmuş şekilde. Artık içicileri kullanmaya başlamışlar. Kendileri hapis yatmamak için, torbacı diye tabir edilen sokak satıcılarını kullanıyorlar. Maddeyi kullananlar krize girmemek için torbacılık yapıyor” dedi.

“Krizdeyken gözüm hiçbir şeyi görmüyor”

Krizdeyken gözlerinin hiçbir şeyi görmediğini kaydeden İsmail A., evin eşyalarını satmaya başladığını söyleyerek, “Plazma televizyonumuz vardı, telefonlarımız vardı bunları sattım. Kendi çeyizlerime kadar satıp madde aldım. Daha önce işim vardı. Krize girince işe gidememeye başladım. İş yerimde sevilmeme rağmen bir yere kadar tahammül edebildiler. İş yerimden ayrılmak zorunda kaldım. Bana birilerinin destek olmasını istiyorum. Uyuşturucuya başladığım için çok pişmanım. Kurtulmak istiyorum bu maddeden” şeklinde konuştu.

“Kimse bu illete yaklaşmasın”

Uyuşturucunun çare olmadığını ve uyuşturucu illetinden uzak durulması gerektiğini söyleyen madde bağımlısı genç, “Annem üzülüyor, her gün ağlıyor. Anneme dayanamıyorum. Elimden bir şey gelmiyor. Sağlığıma kavuşup, çalışıp, ailemi kimseye muhtaç etmek istemiyorum. Annem gidip komşulardan para istiyor bu çok zoruma gidiyor. Elimden bir şey gelmiyor. Ben krize girdiğimde annem komşulardan gidip para buluyor. Kimse bu illete yaklaşmasın” ifadelerini kullandı.

“Çocuğumun kurtulmasını istiyorum”

Uyuşturucu bağımlısı İsmail A.’nın annesi Emine A., oğlunun madde bağımlılığından kurtulması için yardım talebinde bulunarak, “Ben çocuğumun kurtulmasını istiyorum. Allah’tan başka benim kimsem yok, el atanım yok. Bir hayır sahibi benim çocuğumu kurtarırsa hayrında kalır. Benim tek dileğim bu çocuğumun kurtulmasını istiyorum. Rabbimden tek dileğim çocuğumu bu pislikten arındırsın. Beni dinleyen tüm yetkililerden yardım bekliyorum. Oğluma el uzatılmasını istiyorum. Allah rızası için. Cumhurbaşkanımız, belediye başkanlarımız bize oğluma yardımcı olsunlar. Oğlum bu illetten kurtulmak istiyor. Oğluma yardımcı olsunlar” diye konuştu.

#haber #sondakika #gündem

================================

İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi

-http://www.iha.com.tr

İhlas Haber Ajansı Sosyal Medya Adresleri

-https://facebook.com/iha.com.tr

-https://twitter.com/ihacomtr

-https://instagram.com/ihacomtr/

-https://plus.google.com/+ihatr_ihacomtr/

İhlas Haber Ajansı hakkında

-http://www.iha.com.tr/hakkimizda.html

İhlas Haber Ajansı’na ulaşmak için

-http://www.iha.com.tr/hakkimizda.html

https://insamer.com/tr/madde-bagimliligi-ve-mucadele_1601.html

See more articles in category: faqs

Maybe you are interested

Sale off:

Best post:

Categories