En iyi 8 divanu lugatit turk kimin eseri

Aşağıda konuyla ilgili en iyi bilgiler ve bilgiler yer almaktadır divanu lugatit turk kimin eseri Ekibin nuthuy.com kendisi tarafından derlenmiş ve sentezlenmiştir gibi diğer ilgili konularla birlikte: Divanü Lügatit Türk Özellikleri, Divanı Lügatit Türk, divanü lügati’t türk pdf, Divanı lügatit Türk kime sunuldu, Divanı Lügatit Türk nedir, Divanı Lugâti’t Türk Yazılış amacı, kaşgarlı mahmut’un divanü lügati’t türk adlı eserini araştırma, Türk dilinin ilk sözlüğü ve yazarı.

divanu lugatit turk kimin eseri

Anahtar kelime için resim: divanu lugatit turk kimin eseri

Hakkında en popüler makaleler divanu lugatit turk kimin eseri

Bulunuşundan Yayımlanışına Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün Hikayesi

  • Yazar: www.tdk.gov.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (8468 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Bulunuşundan Yayımlanışına Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün Hikayesi Dünyada eşi benzeri olmayan, Türk dilinin en değerli eseri Dîvânu … Farsçaya yaptığı çeviri Dîvânu Lugat-it Türk adıyla 2004 yılında Tahran’da çıkmıştır.

  • Arama sonuçlarını eşleştirin:   Bugün tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesinde olan Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün bulunuşu, yayımlanması ve çevirisi, ilgi çekici olaylar dizisidir. Eserin bulunuşu tamamen bir rastlantı sonucudur. Kitap dostu Ali Emiri’nin bilgisi, dikkati, kitap sevgisi ve çabaları olmasaydı eser bilgisiz …

  • Kaynaktan alıntı:

Divanü Lügati’t Türk Kimin Eseri?(Çözülmüş) – Türkiye bilgisi

  • Yazar: www.ahiskalilar.org

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (23622 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Divanü Lügati’t Türk Kimin Eseri?(Çözülmüş) – Türkiye bilgisi Divanı Lügatit Türk nedir kısaca özet? Dîvânu Lugâti’t- Türk (Arapça: ), Orta Türkçe döneminde Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat’ta …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Bugün tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesinde olan Dîvânu Lugâti’t- Türk ‘ün bulunuşu, yayımlanması ve çevirisi, ilgi çekici olaylar dizisidir. Eserin bulunuşu tamamen bir rastlantı sonucudur.

  • Kaynaktan alıntı:

Divanı Lügatit Türk Kimin Eseridir?(Doğru cevap) – Türkiye …

  • Yazar: www.ahiskalilar.org

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (24049 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Divanı Lügatit Türk Kimin Eseridir?(Doğru cevap) – Türkiye … Türk sözlüğün divanı anlamı gelen “ Divanü Lügati’t Türk ”, Oğuz soyundan gelen Mahmud …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Eserin içindeki dörtlükler hece vezniyle yazılmıştır. Çoğu 4+3 duraklı 7 heceli, kimileri ise 4+4 duraklı 8 hecelidir. Beyitlerin çoğu ise aruz vezniyledir.

  • Kaynaktan alıntı:

DÎVÂNÜ LUGĀTİ’t-TÜRK – TDV İslâm Ansiklopedisi

  • Yazar: islamansiklopedisi.org.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (10482 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler DÎVÂNÜ LUGĀTİ’t-TÜRK – TDV İslâm Ansiklopedisi Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Necib Âsım, Kilisli Rifat Bilge, Besim Atalay, Ahmet Caferoğlu olmak üzere birçok ilim adamı Kâşgarlı Mahmud ve eseri üzerinde …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Eseri önce Kilisli Rifat Bilge, Abdullah Âtıf Tüzüner ve Abdullah Sabri Karter Türkçe’ye çevirmişlerse de bu çeviriler yayımlanmamıştır. Bunlardan Kilisli Rifat ile Âtıf Tüzüner’in tercümelerinin müsveddeleri Türk Dil Kurumu Kitaplığı’nda, Abdullah Sabri Karter’in tercümesi ise yirmi iki defter hal…

  • Kaynaktan alıntı:

Divanü Lugati’t Türk Kim Yazmıştır | Edebiyat Öğretmeni

  • Yazar: www.edebiyatogretmeni.org

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (11336 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Divanü Lugati’t Türk Kim Yazmıştır | Edebiyat Öğretmeni Kaşgarlı Mahmut’un ünlü eserinin tam adı “Kitab-ı Divanü Lûgati t-Türk’tür. Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Eserini oluştururken nasıl bir yol izlediğini şöyle ifade eder: “Ben onların (yani Türklerin) en uz dillisi, en açık anlatanı, akılca en incesi, soyca en köklüsü, en iyi kargı kullananı olduğum halde onların şarlarım (şehirlerini), çöllerini baştan başa dolaştım. Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Ya…

  • Kaynaktan alıntı:

Divanü Lügatit Türk’ün Özellikleri – Çokbilgi.com

  • Yazar: www.cokbilgi.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (30008 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Divanü Lügatit Türk’ün Özellikleri – Çokbilgi.com – Kaşgarlı Mahmut, bu eseri yazmak için dünyanın dört bir yanındaki Türk toplulukları gezmiştir. – Ali Emiri tarafından tesadüfen bulunmuş ve üzerinde birçok …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Sözlüğün elde bulunan tek yazma nüshası 1266’da Şam’da temize çekilmiş ve 1915’te İstanbul’da Ali Emiri Efendi (1857-1923) tarafından tesadüfen bulunmuştur. (Ancak daha önceki yüzyıllarda Antepli Aynî ve Kâtip Çelebi de Divân’dan söz ederler.) Ali Emiri yazması 1917&#82…

  • Kaynaktan alıntı:

Divan-ı Lügati’t Türk Nedir Divanu Lugatit Türk Yazarı Kimdir

  • Yazar: www.edebiyatfakultesi.com

  • Değerlendirmek 4 ⭐ (38474 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 4 ⭐

  • En düşük puan: 2 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Divan-ı Lügati’t Türk Nedir Divanu Lugatit Türk Yazarı Kimdir Eline aldığı kitabın adını okuduğu anda Ali Emiri Efendi, bayılacak gibi olur… Dünyada eşi benzeri olmayan, Türk dilinin en değerli eseri Divanu Lügati’t-Türk’ …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Diyarbakırlı Ali Emiri Efendi her hafta sahaflara uğramaktadır. Sahaf Burhan Bey’e bir kadın bir kitap getirir ve otuz liraya satmasını ister. Burhan Bey kitabın o kadar etmeyeceğini söyler ama dursun bakalım belki satılır, diye kabul eder.
    Ali Emiri Efendi yeni gelen kitap olup olmadığını sorar. Bu…

  • Kaynaktan alıntı:

Kaşgarlı Mahmud kimdir? Divan-ı Lügati’t Türk’ün yazarı –

  • Yazar: www.hurriyet.com.tr

  • Değerlendirmek 3 ⭐ (2071 Derecelendirmeler)

  • En Çok Oy Alan: 3 ⭐

  • En düşük puan: 1 ⭐

  • Özet: Hakkında makaleler Kaşgarlı Mahmud kimdir? Divan-ı Lügati’t Türk’ün yazarı – Divânu Lügati’t-Türk isimli, dünyaca bilinen eserin yazarıdır. Eserini 1072 yılında Bağdat’ta yazmaya başladı. 12 Şubat 1074 tarihinde tamamladı …

  • Arama sonuçlarını eşleştirin: Türbede, Kaşgarlı Mahmud’un sandukasının bulunduğu bir oda, Kur’an okumak için bir salon ve müze bölümü bulunuyor. Müzede değerli âlimin kitap ve makaleleri, el yazması ve basma Kur’anlar ile bazı eşyaları var. Müzenin duvarında, Doğu Türkistanlı bir ressam tarafından büyük boyda yapılmış, Kaşgarlı …

  • Kaynaktan alıntı:

Çoklu okuma içeriği divanu lugatit turk kimin eseri

 işin adı
   Türkiye’nin yazı dilleri, lehçeleri ve lehçelerinin dil özelliklerini belirleyen Kaşgarlı Mahmud, kendisine itibar kazandırmasını umarak söz varlığını derleyip bir araya getirdi. tükenmez ve tükenmez bir kaynak.Dîvânu Lugâti’t-Türkadını verdi.
Döneminin yazı dilinin gramer ve lügat kurallarını eserinde toplayan Kaşgarlı Mahmud, diğer Türk topluluklarının ağız özelliklerini bu standart dil çerçevesinde hem sesler hem de söz varlığı açısından detaylı bir şekilde ele almıştır. Zamanla tespit ettiği morfolojik farklılıklara da dikkat çeken Kaşgarlı Mahmud,türk lehçesi(veyaonların ağzı)sözlükadını verdi.
Kaşgarlı Mahmud işiyle tam uyumlu bir isim seçmiş. GerçektenDîvânu Lugâti’t-TürkTürk asıllı halkların dil özelliklerini ve o dönemin söz varlığını olabildiğince ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan bir “divan”dır.

   
    Kaşgarlı Mahmud Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü Ne Zaman Yazmıştır?
Eserini Bağdat’a gelişinden önce mi sonra mı yazdığı konusunda görüşler farklı olsa da Kaşgarlı Mahmud’unDîvânu Lugâti’t-Türk1072’de yazmaya başladığı ve dört kez tamir ettikten sonra 1074’te tamamladığı söylenir.
Kaşgarlı Mahmud’un İstanbul Milli Kütüphanesi’nde bulunan tek nüshasının son sayfasında verilen bilgilerdenDîvânu Lugâti’t-Türk25 Ocak 1072’de yazmaya başladığı ve 10 Şubat 1074’te bitirdiği iyi anlaşılmaktadır.
kitabın el yazısı versiyonuMuhammed bin Ebi Bekir bin Ebi’l-Feth,Dîvânu Lugâti’t-Türkson sayfasındaketen’Yaz’ bölümünde Kaşgarlı Mahmud’un kaleminden alınan nüshaya bakarak yazdığı bilgileri verir. kayıt memuruMuhammed bin Ebi Bekir bin Ebi’l-FethKaşgarlı’nın kendi el yazısıyla yazdığı orijinal kitabı şu sözlerle bitirdiğini belirtiyor:
Kitap, dört yüz altmış dört yılının Cemâd-ül-üle (25 Ocak 1072) ayının birinci günü yazılıp dört defa revize edildikten sonra, 10 Şubat Pazartesi günü tamamlandı. 1074), dört yüz altmış altı yılının Cuma-ül-ahire ayının onuncu günü. Güç ve kuvvet, yüce ve büyük olan Allah’a ait olabilir. Bizim için bu yeterli. Patronaj ondandır…
buna rağmendırdır eden yıl’Beş timsah’ kelimesinin açıklandığı bölümde:
Bu kitabı yazdığımızda 469 yıldırdır eden yılOlmak
On iki hayvanlı Türk takvimiçubukyazılı olarak:
Biz bu kitabı yazdığımızda, dört yüz altmış altı yılında Muharrem idi.yılan yılıgirdi. Bu yıl geçtiğinde ve dört yüz yetmiş yıl geçtiğindeyıl yundgirecek
Farklı tarihler verilse de bu kayıtlarda karışıklık ve yazım yanlışlarının olduğu düşünülmektedir. Öncelikle bilinmelidir ki 467 yılı 470’den değil 466’dan sonra gelir. Bu kısımda 467 yılının 466’dan sonra geldiği söylenmektedir.
Bu konuda görüşler farklı olsa da genel kanaat Kaşgarlı Mahmud’un eserini yazmaya 25 Ocak 1072’de başlayıp 10 Şubat 1074’te bitirdiği yönündedir.
   Dîvânu Lugâti’t-TürkMilli Kütüphane’deki tek nüsha, Şam’a yerleşen Savalı birine aittir.Muhammed bin Ebi Bekir bin Ebi’l-FethKaşgarlı’dan yaklaşık iki yüz yıl sonra, 1 Ağustos 1266’da el yazısıyla yazılmıştır.

Kaşgarlı Mahmud Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü neden ve nasıl yazmıştır?
   Kaşgarlı Mahmud, anıtsal eseriDîvânu Lugâti’t-TürkYazma sebebi ise ilk sayfada Allah ve Peygamber hakkındadır. Muhammed’in övgüsünden hemen sonra açıklar.
Uğurlu güneşin Türkiye burcunda doğduğunu, Allah’ın Türk hanlığını göğün katmanları arasına yerleştirdiğini, onlara Türk adını ve hükümdarı verdiğini yazdı. Allah’ın kendi zamanının hanlarını Türklerden aldığını ve milletleri yönetme ve onları tüm insanlığa hükmetmesi için dizginleri Türklere verdiğini söyledi. Kaşgarlı Mahmud, Türkleri salihlere hidayet eden Allah’ın, Türklerle beraber olanları, beraber çalışanları ve onlara katılanları aziz kıldığını, onları aziz kıldığını anlatır. Türkler sayesinde isteklerini elde ettiler ve onları yağmacıların şerrinden korudular.
Bilgelerin Türklerin oklarından korunmak için Türklere katılması gerektiğini yazan Kaşgarlı Mahmud, en iyisinin Türkleri memnun etmek olduğunu, onların dilini konuşmaktan başka çare olmadığını söylüyor. dertlerini dinleyebilmek.
Bu hususları kanıtlamak için Buhara ve Nişabur’dan iki farklı kraldan duyduğu bir anlatıyı tanık olarak aktarır. Her iki İmam da Kaşgarlı Mahmud’a, Muhammed’in dünyanın sonunun alametlerinden bahsederken, “Türklerin dilini öğrenin, çünkü onların hükümdarlığı uzun olacaktır” dediğini anlatmıştır. Ahir Zaman acıları ve Oğuz Türklerinin gelişi.
Eğer bu bir sesli hadis ise, o zaman Türkçe öğrenmenin bir peygamber emri ve dini bir zaruret olduğunu yazan Kaşgarlı Mahmud, hadis sahih değilse aklın çıkacağını söylüyor. Türkçe öğrenmek için komut.
Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt’teki zaferinin hemen ardından Türklerin, Türkçenin ve Türk dillerinin İslam dünyasındaki öneminin daha da arttığı bir dönemde, Türkçenin Araplara öğretilmesi ve Türkçenin Türkçenin öğretildiğini kanıtlamak amaçlandı. Arapça kadar zengin bir dildir.Dîvânu Lugâti’t-TürkKaşgarlı Mahmud yazdı…
Hazırladığı sözlükle Türkçenin söz varlığının gücünü ortaya çıkaran Kaşgarlı Mahmud, böylece Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu da göstermiş oldu. BöyleDîvânu Lugâti’t-TürkTürk dilinin at sırtında Arap diliyle birlikte gittiğini söyleyen Kaşgarlı Mahmud, söz varlığı ile birlikte Türk kültür ve medeniyetinin zenginliğini de gözler önüne serdi.
Eserlerinin birçok yerinde Türk ve Türk karakterini her zaman övmüş olan Kaşgarlı Mahmud, sözleri kendine alır ve Türk halkının en güzel ve etkili diline sahip en zeki, en eğitimli, en soylusu olmakla övünür. Turnayı çok iyi kullandığını iddia eden Kaşgarlı Mahmud, bu özellikleri sayesinde Türkiye’nin illerini dolaşarak Türk dili ve sözlü edebiyat olan Türkmence, Oğuzca, Çiğil, Yağma ve Kırgızcayı öğrendiğini ve ardından düzenlediğini söyledi. tüm bu bilgiler kitabında en uygun şekilde.
Uzun yıllardır birçok zorlukla karşılaşarak hazırlık yaptığını söyledi.Dîvânu Lugâti’t-TürkArayanların kolayca bulabilmeleri için kelimeleri belli bir sıraya koyduğunu söyleyen Kaşgarlı, Türkçenin anlatım derinliğini edebî ürünlerle ortaya koyduğunu söylüyor. atasözleri, deyimler ve şiir gibi. Bu nedenle eserinin sözlük bölümünde tanımladığı hemen her kelimenin yer aldığı örnek cümleler, şiirler, atasözleri ve deyimler vermekle ilgilenen Kaşgarlı Mahmud:
   Türk insanının görgü ve bilgisini göstermek için kitaplarına seslendirdikleri şiirlerden örnekler serpiştirdim. Sıkıntı ve sevinç anlarında asil bir anlam taşıyan ve ilk ağızdan ağızdan ağıza alınıp nesilden nesile aktarılan atasözlerini de kitaba dahil ettim. Böylece kitap en yüksek mükemmelliğe ve mükemmel saflığa ulaşır.Ayrıca sözlük yazma nedenlerini de örneklerle açıklıyor. Dokuz yüz otuz altı yıl önce yazmaya başladı.Dîvânu Lugâti’t-TürkBu yol, tanımları örneklerle pekiştiren Kaşgarlı Mahmud tarafından alınmıştır. Türkçe söz varlığındaki bu atılım Kaşgarlı Mahmud’a Türkçe söz varlığının babası unvanını kazandırmıştır.
   Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün yapısı
   Dilbilgisi, sözlük, ansiklopedi gibi yapılandırılmışDîvânu Lugâti’t-Türkiki ana bölümden oluşmaktadır.
Kitap, elimizdeki tek nüshadan yaklaşık yüz kırk yıl sonra, 1266’da ön sayfada yazılan açıklama ile başlamaktadır. Bu metin,Dîvânu Lugâti’t-Türkİşin değerini ortaya koyan bir tartışmayı ele alması ilginç.
ilk sayfanın en üstündeAl-Muhammed bin Ahmed Hatib Darreyyaimzanız veKahire 803bilgilerin okunabileceği bu imzanın hemen altına büyük harflerle yazılır.Kitabu Dîvanu Lugâti’t-Türkbaşlıkta ve ikinci satırdaTelif hakkı Mahmud bin el-Hüseyin bin Muhammed el-Kaşgarlı rahmetul-lahcümle yazılır.
buraya uzan,hatipzadeMakale, eserin değeri olup olmadığı sorusuna verdiği yanıtla sona ermektedir.hatipzadebu sözlerDîvânu Lugâti’t-TürkDeğerini ortaya çıkarır:
   Bu kitap çok uzun, çok değerli, çok önemli. Türkçe üzerine yazılmış birçok eseri okuyup çok iyi özümsemiş olmama rağmen bugüne kadar böyle bir kitap görmemiştim. Bu kitap hepsinden daha derli toplu, mükemmel ve şimdiye kadar gördüğüm tüm kitaplardan daha zengin bir kelime dağarcığına sahip. Bu kitabın değerini ancak Türkçede kendini ispatlamış olanlar anlayabilir. Bu sebeple bu kitabı yazan zatı rahmet ve dua ile anmak vazifemdir. Allah rahmet eylesin, kusuru varsa affola.Bilgili kişiler görür görmez bunu yayınlayın.Dîvânu Lugâti’t-Türkdeğerini anladığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.hatipzadeOkuduğunu söylediği ama adını vermediği kitapların yanı sıraDîvânu Lugâti’t-TürkKaşgarlı Mahmud’un değerini açıkça göstermesi, eserinin türünün diğer eserlerinden çok daha üstün olduğunu göstermektedir.
Çalışmaya sonradan eklenen bu makalenin ardından,Muhammed bin Ebi Bekir bin Ebi’l-FethkalemindenDîvânu Lugâti’t-TürkAnılarla başlar.
Her el yazmasında olduğu gibi, eserikiyüzlüBaşlangıçta yani başlangıçta Allah ve Hz. Muhammed’i öven ayetler vardır. Ancak bu iltifatlardan sonra Kaşgarlı Mahmud, Türkleri ve Türk karakterini diğer yazmalarda bulunmayan bir şekilde övmekte ve Türkçe öğrenmenin gerekliliğine vurgusunu hadislere dayandırmaktadır.
Eserinin sözlüğünü sekiz farklı kitaptan derlediğini ve her kitabı isim ve fiil olmak üzere iki kısma ayırdığını söyleyen Kaşgarlı Mahmud, olası ve imkansız kelime türlerini de verdi. bir tablodaki kitaplarda bulunur. Eserinde ne tür kelimelere yer vermemiştir; artık kullanımda olmayanlar.
Baştan itibaren 27 sayfayı kapsayan ve Türkler hakkında çok önemli bilgiler içeren bu bölümde, Türk diasporasının yaşadığı bölgeleri gösteren ilk Türkiye haritası da bulunmaktadır.
   Dîvânu Lugâti’t-TürkSözlük bölümü yirmi sekizinci sayfada başlamaktadır. Sözlük ayrıca isimler ve fiiller olmak üzere iki ana bölüme ayrılmıştır. Türkçe kelimelerin açıklamaları harf sayısına ve Arapça yapılan harflerin niteliğine göre sıralanmış, örnek cümleler tekrar Türkçe ve Anlamları Arapça yazılmıştır.
Metinde Türkçe önde gelen kelimeler yazıldığından, kelimeler göstermek için doğrudan üstlerine kırmızı mürekkeple çizilir. Tanımları açıklayan örnek cümleler de üstlerinde kırmızı mürekkeple çizgilerle gösterilmiştir.
İsim-kategori sözcükleri sözlükte Türkçe olarak verildikten sonra yanına Arapça karşılığı yazılır ve Arapça olarak açıklanır. Fiiller bölümünde, geçmiş kesinlikli üçüncü şahıs çekimlerindeki Türkçe fiiller gösterildikten sonra anlam verilmemiş ve makalenin başında fiil ile birlikte örnek cümleler İngilizce olarak yazılmıştır. Türkiye. Arapça anlamlar kırmızı mürekkeple vurgulanan Türkçe örnek cümlelerin yanında görüntülenir. Böylece makalenin başındaki fiilin anlamı ortaya çıkar.
Sözlük bölümünde madde başı kelimelerin bu sıraya göre verilmesi Kaşgarlı Mahmud’un dil bilgisinin yanı sıra dil öğretimi bilgisine de sahip olduğunu göstermektedir.
Hazırladığı mükemmel eserle Türkçe öğrenme sözlüğünün temellerini atan Kaşgarlı Mahmud,Dîvânu Lugâti’t-TürkSekiz ayrı bölümden oluştuğunu belirtir. Araplara Türkçe öğretmek ve Türkçenin Arapça gibi güçlü bir dil olduğunu kanıtlamakDîvânu Lugâti’t-TürkBu nedenle kitabı yazan Kaşgarlı Mahmud’un eserini Arap dilinin gramer özelliklerine göre ayırdığı tespit edilmiştir.
Kaşgarlı MahmudSekim ayının her iki bölümüDîvânu Lugâti’t-TürkSonunu şu sözlerle açıkladı:
   Hamd alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur… Hüseyin oğlu Mahmud diyor ki: Biz bu kitabı yazmaya başladığımızda Türkçe kelime toplamaya, kural, kural ve yöntemleri bildirmeye, bölümleri açıklama ve sıralamaya söz vermiştik. Bu sözümüzü tuttuk ve amacımıza ulaştık. Gereksiz kelimeleri, gereksiz şeyleri ve eski rakamları kitaptan çıkardım. Burada biten kitabımız sonsuza kadar sürsün. Allah’a hamd, uzun ömür ve ebedîlik, Muhammed’e ve onun soyuna salât ve selâm olsun…
Dîvânu Lugâti’t-TürkXI’in sözlük bölümünü oluşturan bölümler. Bu 19. yüzyıl Türk dilinin söz varlığını ortaya koyan eşsiz bir hazinedir.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Sözlüğü
  Kaşgarlı Mahmud’un Türklere en büyük hizmeti, yaklaşık bin yıl önceki Türk topluluklarının söz varlığını örneklerle sunmasıdır.
Birçok sayım sonucundaDîvânu Lugâti’t-TürkSözcük dağarcığı hakkında çeşitli veriler toplanmıştır. Yayınlayan Carl BrockelmannMitteltürkischer Wortshatz nach Mahmud al-Kaşgaris Divan Lugat at-TürkEserde 7.993 kelime bulunmaktadır. Besim Atalay’ın 1943’te yayınlanan üç ciltlik çevirisinin “içindekiler” kısmında verilen kelime sayısı 8783’tür.Dîvânu Lugâti’t-TürkÖzbekçe yayında 9222 kelime bulunmaktadır. M. Vefa Nalbant’ın eserinde,Dîvânu Lugâti’t-TürkYazının başında 5.147’si isim, 3.477’si fiil olmak üzere 8.624 kelimenin bulunduğu söyleniyor. Verilerdeki bu farklılığın nedeni, bazı çalışmalarda makalenin başındaki kelimelere ek olarak, örnek cümlelerdeki kelimelerin de söz varlığına dahil edilmiş ve makalenin başındaki kelimelerle birlikte değerlendirilmesidir. şey.
Söz varlığı içerisinde Uygur, Oğuz, Türkmen, Kırgız, Çiğil, Yağmalar, Argu ve diğer Türk topluluklarına özgü kelimelerin yanı sıra genel olarak Türk dilinde kullanılan kelimeler de bulunmaktadır. Kaşgarlı Mahmud bununla yetinmemiş, Türk ağzının yanı sıra bu ağızların ağızlarında yerel olarak kullanılan sözcüklere de yer vermiştir.
Kaşgarlı Mahmud’un kelime hazinesinde şahıs isimlerine yer vererek detay vermesi esere ansiklopedik hatta ansiklopedik bir nitelik kazandırmıştır. Bunlar arasında şehirler, köyler, dağlar, nehirler, denizler gibi coğrafi isimler, kişi ve topluluk isimleri bulunmaktadır.
Kaşgarlı Mahmud’un özellikle Türk topluluklarının isimlerini açıkladığı yazılarında verdiği detaylar dikkat çekicidir. Kaşgarlı Mahmud, bu isimler hakkında özlü bir tanım vermekten ziyade ayrıntılı bilgi vermek ve anlattıklarını özdeyişler, pasajlar ve kelimelerle desteklemekle ilgilendi. antik.
   Dîvânu Lugâti’t-TürkTürkçe söz varlığı, Türk kültürünün tarihsel boyutunu ve özelliklerini gerçekten ortaya koymaktadır. Bu kelime dağarcığını incelediğimizde aile yapısını, akrabalık ilişkilerini, eski ve yeni inançları, sosyal hayatı, devlet yapısını, ekonomik faaliyeti, sanatı, sanatı, yemeği, iletişimi, ulaşımı, silahları kısacası her şeyi ortaya koyan tek bir kaynakla karşılaşıyoruz. Türkler.
   
    Kaşgarlı Mahmud’a Göre Türkiye
  Eserin ilk bölümünde Allah ve Hz. Muhammed’i övdükten sonra Türklerden övgüyle bahsetmek,Dîvânu Lugâti’t-TürkTürkleri ve Türkleri hemen her fırsatta öven Kaşgarlı Mahmud’un takip eden sayfalarında,Türkiyeşöyle tanımlayın:
   TürkiyeAllah’a selam olsun, Nuh peygamberin oğlunun adı budur. Nitekim, “Uzun zamandır insan görmüyorum (o bir şey değil mi)?” cümlesinde, Adem peygamberin adı “insan” kelimesiyle anıldığı gibi, Allah da kullanır. Türk oğlu Nuh’un çocuklarına hitap ederken bu isim. Ayette geçen “kişi” kelimesi, bir kişinin ortak adı olarak kullanılmaktadır. ‘İnsanları en iyi şekilde yarattık. Sonra aşağıya doğru hareket ettiriyoruz. Ayette geçen “insanlar” kelimesi, “aptallar müstesna, salih ameller işleyin” ifadesi, topluluğu, çoğul ifade etmektedir. Nuh’un oğlunun adı olduğu zaman bir kişi için Türkçe kelime. Oğullarının adı olduğunda, ‘insan’ kelimesi gibi kitle ve topluluğu temsil ediyordu. Kelimenin tekil ve çoğulu da kullanılır. Aslında Rum, İshak peygamberin oğlu Esav’ın oğlu Rum’un adıdır. Çocukları da bu adla anılır.
Ayrıca isim olarak kullanılan Türklerin Allah’ın verdiği isimler olduğunu söylüyoruz. Zira Kaşgar’ın halefi oğlu İmam Şeyh Hüseyin’in İbn-ül-Garki’den aktardığına göre, İbn Abi’d-dünya denilen Şeyh Ebu Bekir el-Mugide’l-Cerjarani, Allahu Taala kitabında yazdığını söyledi. : “Ordum var, adını Türk koydum ve doğuya koydum. Bir ülkeye kızdığım zaman o ülke için Türklere musallat olurum” dedi.
Bu, Türklerin herkesten üstünlüğüdür. Yüce Allah, kendilerine bir isim vermiş, onları yeryüzünün en yüksek yerine, en saf atmosferlerinde yerleştirmiş ve onlara ‘Kendi Ordum’ adını vermiştir. Bu erdemlere ek olarak, Tho halkının güzellik, sevimlilik, zarafet, incelik, tatlılık, büyüklere saygı, sözünü tutma, sadakat, tevazu, cesaret gibi erdemlerinden bahsetmeye gerek yoktur. Her biri gerekli olan duygular ve cesaret. övgü.
Bu özellikler aşağıdaki pasajda belirtilmiştir:
   Kaçak görürse hafızası Türkçediro türkgördüklerinde
   Ayga anig anig aycionur diyorlarMuŋar tegir ulugugVe haysiyet onun lehinemunda naru kesilirDaha sonramahrum kalacak
   Türk hakkında bu bilgiyi veren Kaşgarlı Mahmud, hem tekil hem de çoğul olarak ortak ad olarak kullanılan Türk kelimesini de sözlüğüne almıştır:
   TürkiyeKelime Türkçede tekil veya çoğul olarak kullanılmaktadır.Kimsin?’Sen kimsin?’Türk erkekleriCevap “Türküm” oldu.Türk süsleri atlandı’Türk ordusu at sırtında’
   Türk Kabilesi Theo Kaşgarlı Mahmud
   Kaşgarlı Mahmud, yirmi kabileden oluşan Türklerin kökeninin Nuh Peygamber’in oğlu Yafes ile oğlu Türk’e dayandığını yazar. Durumun, İbrahim’in oğlu, İshak’ın oğlu olan İbrahim’in soyundan Esav ve oğlunun oğul olarak adlandırılmasına benzediğine dikkat çekiyor. Rum ve Rum’un torunları.
Türklerin her aşiretinin farklı kollara ayrıldığına işaret eden Kaşgarlı Mahmud, bu kolların sayısını ancak Allah’ın bilebileceğini söyleyerek, sadece büyük boy ve kollardan bahsetmiştir. işlerindeki ana karakterleri. Ancak Kaşgarlı Mahmud’un Oğuzlara özel bir önem verdiği ve Oğuzların bütün kollarını isim ve pullarıyla detaylandırdığı tespit edilmiştir. Bunun nedeni, Kaşgarlı’nın eserini yazarken Oğuzlardan biri olması ve aynı dönemde Oğuzların çoğunluğunu oluşturan Selçuklu Sultanı Alparslan’ın ordusunun Anadolu’da ilerlemesi ve ortaya çıkışı olabilir. siyasi bir güç olarak Kaşgarlı’nın Oğuz’un kolunu ve hayvanlarına koydukları pulları bilmesi gerektiğini yazması, bu düşüncenin doğru olabileceğini düşündürmektedir.
Oğuz halkı için büyük önem taşıyan Kaşgarlı Mahmud, batıdan doğuya Türk boylarının her birinin yaşadığı bölgeleri şöyle sıralamıştır:
   Yunanistan’a en yakın ülkeden (Bizans) başlayarak doğuya doğru hem gayrimüslimleri hem de Müslümanları belli bir sıraya göre sıraladım. Yunanistan’a en yakın aşiret Becenek ‘Pechenek’tir. Ardından Kıfçak ‘Kıpçak’, Oğuz, Yemek, Başgırt, Basmıl, Kay, Yabagu, Tatar, Kırgız geldi. Kırgız halkı Çin’e yakındır. Ardından Çin’de Çiğil, Tohsı, Yağma, Ograk, Çarık, Çomul, Uygur, Tangut ve Hitay geldi. Sonra Tavgaç geldi ve memleketleri Maçin oldu.Batıdan doğuya doğru yirmi aşiretini sıralayan ve onları Türk adı altında toplayan Kaşgarlı Mahmud, bin yılda çeşitli isimlerle anılan melez toplulukların burada nasıl tanımlanması gerektiğine ışık tutuyor.
Kaşgarlı Mahmud, sadece Türk boylarının yaşadığı coğrafi konumu anmakla kalmaz,Bu kabilelerin her biri aşağıdaki haritada gösterilmiştir.Eserine eklediği bir harita üzerinde Türk aristokrat halklarının yaşadığı bölgeleri göstermiştir.
Eserinin sözlük bölümündeKencek,Kıfçak,Taŋut,Tatarca, Yağma, Gıdagibi farklı Türk topluluklarının isimlerini kısaca açıklayan Kaşgarlı MahmudTürkiyeadından başkaOğuz,Türkçe,Uygurlar,PuroBu Türk toplulukları hakkında detaylı bilgiler verdi.
   
     Kaşgarlı Mahmud Haritası

Dîvânu Lugâti’t-TürkEserin birçok önemli özelliği arasında eserin ilk sayfalarında harita yer almaktadır. Bildiğimiz kadarıyla bu, Türklerin çizdiği ilk dünya haritasıdır. Kaşgarlı Mahmud, kendi döneminde Türk toplumunun yaşadığı bölgeleri göstermek için çizdiği bu haritaya belirli ülkelerin yaşadığı bölgeleri ekleyerek dünyanın belirli bölgelerini gösteren bir dünya haritası oluşturmuştur. Günümüz haritacılığında bir taslak sayılabilecek bu harita, XI. yüzyıl koşullarında coğrafi bilgi ve mühendislik açısından çok ileri düzeydeydi.
Bu Kaşgarlı Mahmud haritasının bir Türk eseri olduğuna dair bazı kanıtlar var. Öncelikle, Türk hükümdarlarının yaşadığı Balasagun şehrinin merkezi ile harita çizilir. Diğer Türk şehirleri ve bölgeleri bu şehre göre düzenlenmiş ve yönler Orhun Yazıtında bulunan eski Türk geleneklerine göre belirlenmiştir. Türk yerleşimlerindeki şehirler, dağlar, göller, nehirler ve denizler ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Türklere ait alanların temsilinde bazı hataların yapılmış olması da haritanın bir Türk tarafından yapıldığını düşündürmektedir.
11. yüzyılda Türk dünyasını gösteren bu harita ile Kaşgarlı Mahmud,Yunanistan ülkesinden Maçin’e kadar tüm Türk ellerinin uzunluğu toplamda beş bin sekiz bin fersah.Bunu söyledikten sonra, haritasını herkesin görmesi için yaptı.dünyanın şekline benzeyen bir daire içindegösterdiğini söylüyor. Kaşgarlı Mahmud’un haritasını daire şeklinde çizip dünyanın şekline göre yorumlaması, Türklerin 11. yüzyılda dünyanın yuvarlak olduğunu bildiklerini düşündürür.
   Dîvânu Lugâti’t-TürkYirmi iki ve yirmi üçüncü sayfalardaki renkli haritada doğu, batı, kuzey ve güney yönleri belirlendikten sonra. Denizlerin yeşil, nehirlerin mavi, dağların kırmızı, şehirlerin sarı renkle işaretlendiği belirtilmektedir. Batıda gösterilen yerler Kıpçakların ve Frankların yaşadığı İtil boylarına kadar uzanır. Güneyde Hint, Sint, Çad, Berberi, Habeş ve Zenci milletleri, doğuda Çin ve Japonya ve güneybatıda Mısır, Mağrip ve Endülüs gösterilmektedir.
Türklerin yaşadığı şehirler ve bölgeler harita üzerinde detaylandırılmaya çalışılmıştır. Haritanın ana merkezi olan Balasagun çevresinde ve aynı zamanda merkezde gösterilen yerleşimler, Kaşgarlı Mahmud’un baba şehri Barsgan ve dönemin önemli kültür merkezi Kaşgar’dır. . Barsgan yakınlarında gösterilen ancak adı geçmeyen göl Işık Göl’dür. Haritanın ortasında Kuça, Barman, Uç, Koçarbaşı, Yarkend, Hoten, Curcan, Özçend, Marginan, Hucend, Semerkant, İkiöğüz, Talas, Beşbalık, Mankışlak gibi diğer Türk şehirleri var.
Türklerin yaşadığı bölgelere Oğuz milleti, Kıpçak ve Oğuz yerleşim yerleri, Başkurt bozkırı, Ötüken, Horasan, Harezm ve Azerbaycan da denilmektedir. Haritada renkli olarak gösterilen deniz, nehir ve dağların yanı sıra Seyhun Nehri, Ceyhun Nehri, İla, İtil, İrtiş, Karaçuk dağı ve Serendip dağı isimleriyle gösterilen coğrafi isimlerdir.
Harita, Türk yerleşim birimlerinin yanı sıra aynı bölgede Türklerle akraba olan yabancı ülke ve toplulukları ayrıntılı olarak göstermektedir. Ancak Türklerle hiçbir bağı olmayan bölge ve ülkeler dikkate alınmamıştır.
   
  Japonya’yı dünya haritasına ilk koyan Kaşgarlı Mahmud’du.
   Kaşgarlı Mahmud, Çin Seddi’ni, nehirlerin yutulduğu ve yok edildiği kumlu bölgeyi, kadınların şehrini, vahşi hayvanların ve ilkel insanların yaşadığı toprakları ve batıdaki bölgeleri gösterir. Kuzeybatı çok soğuk olduğu için ıssız. Doğuda Çin ile Machins ve Japonya’nın Cabarka adını verdiği mesafenin yanı sıra arada dağlar ve deniz, Çin’i çevreleyen Çin Seddi yani Çin Seddi’nin de uzak olduğunu yazmıştır. dil engeli. Bu ülkelerde yaşayan ülkeler bilinmemektedir.
Kaşgarlı Mahmud’un hem eserinde hem de çizdiği haritalarda Japonya’ya yer vermesi haritanın önemini daha da artırmaktadır. Mevcut bilgimize göre,Dîvânu Lugâti’t-Türkİç harita, Japonya’yı gösteren ilk dünya haritasıdır. Kaşgarlı Mahmud, Japonya’yı doğuda bir ada olarak gösterir ve buna Cabarka adını verir. Japonya’nın ilk haritası Kaşgarlı Mahmud’dan üç yüzyıl sonra bir Japon tarafından çizilecek, ancak ikinci harita Japonya’yı bir dünya haritasında Kaşgar olarak gösteriyor.Dîvânu Lugâti’t-TürkTam dört asır sonra yapılacak. Bu durum Kaşgarlı’nın Japonya’yı dünya haritasına koyan ilk kişi olmasına yardımcı oldu.
   
Kaşgarlı’ya Göre Türk Sutraları
Türk topluluklarının dilleri hakkında detaylı bilgiler veren ve Türk dili tarihinin araştırılması için çok önemli bilgiler veren Kaşgarlı Mahmud, alfabe olarak bilinen yazının tanıtımını yaptı. Arap kökenli yazı sisteminden önce Türklerin kullandığı Uygurca bilgisi Dîvânu Lugâti’t-Türk’te özel bir bölümde. Türk kaynaklarında konuyla ilgili en eski bilgilere sahip olan ve Uygur alfabesini iki ayrı tablo halinde veren Kaşgarlı Mahmud’un bu alfabeye heca-i al adını vermesi dikkat çekicidir. -Türkiyye ‘Türk alfabesi’. Ancak, on sekizinci yüzyılda. Yüzyılın sonundan sonra bu alfabe bilim çevrelerinde Uygur alfabesi olarak bilinir hale geldi. Kaşgarlı Mahmud, eserinin beşinci sayfasında “Türkçe kelimeleri oluşturan harfler üzerine” başlığı altında şu bilgileri vermektedir: Bütün Türk lehçelerinde kullanılan harfler ky on sekiz harften oluşmaktadır. Bunlar Türk yazısını oluşturur, Türk yazısı bu harflerle yazılır.
Bu harfler Arapça’da hece sırasına göre ا ب ت harflerine karşılık gelmektedir. Yazımda yeri olmayan ancak telaffuzda gerekli olan ve temel harfler arasında yer almayan yedi harf daha var. Türk lehçeleri onlarsız var olamazlardı. Kaşgarlı Mahmud, bu makalenin nasıl yazılması gerektiğini belirttikten sonra, Kaşgar’dan yukarı Çin’e kadar çevredeki tüm Türk ülkelerindeki han ve padişahların yarlıklarının ve mektuplarının kullanıldığı yerleri kaydetmiştir. makale. . metnin kullanıldığına dikkat edin.On iki hayvan ve Nevruz ile Türk takvimi
  Dîvânu Lugâti’t-Türksözlük bölümündeki satırçubukKaşgarlı Mahmud, ‘çözümleme’ kelimesini açıklamaya geldiğinde, önce bir hastalığa, ardından etobur bir hastalığa yakalandı.çubuk”Ayrıştır” kelimesini açıkladı ve ardından “Türk takviminin on iki yılından biri” dedi.çubukkelimeye farklı bir anlam kazandırmıştır. Ancak Kaşgarlı bu bilgiyi vermekle yetinmemiş, bir ansiklopedik sözlük yazma isteğine cevap vererek on iki burçlu Türk takviminin işleyişini ve nasıl oluştuğunu ayrıntılı olarak anlatmıştır. ve bu takvimin Türklerin hayatındaki yeri.
Türkler on iki farklı hayvanı yıllar için isimlendirerek on iki yıllık takvimi oluşturmuşlar; Kaşgarlı Mahmud, çocukları, savaş tarihleri ​​ve diğer olaylarla bu şekilde flört ettiğini iddia ediyor.Dîvânu Lugâti’t-TürkBu takvimin görünüşünü şöyle anlatıyor.
Türk hanlarından biri, hüküm sürmeden önce eski zamanlardaki bir savaşı öğrenmek istemiştir. Çevredekiler bu savaşın tarihi konusunda anlaşmazlığa düştüğünde, han kongreyi toplamış ve halkına danışmıştır.
“Bu günde biz yanılırsak bize uyanlar da yanılır. Karışıklığı önlemek için cennetin on iki işareti ve on iki ay sayısını sıralayalım; Her yılın adını koyalım. Öyleyse yılları sayalım ve zamanı belirleyelim. Bu düzenleme hepimize belge olsun,” diyor.
Halk da hanların bu düşüncesini desteklemektedir. Yıllara verilecek isimleri şu şekilde belirtirler.
Khan avlanmaya gitti ve vahşi hayvanlara vahşi hayvanları İla vadisindeki büyük bir nehre götürmelerini emretti. İnsanlar vahşi hayvanları korkutup avladılar ve onları nehre doğru kovaladılar. Sadece on iki hayvan nehri geçmeyi başardı. ilk hayvanfareGeçen her hayvanın adı ‘fare’ ile başlayarak bir sonraki yıla verilir. Böylece takvim, fare yılı ile başlar. Fareden sonra nehirden geçen hayvanlara göre on iki zodyak hayvanlı Tho takviminde yıllar şu şekilde belirlenir:
   sıçan yılı’sıçan yılı’
   yıl ud’beş inek’
   beş çubuk’ayrıştırma yılı’
   tavşan beş’tavşan yılı’
   orman tavuğu beş’timsah yılı’
   yılan yılı’beş yılan’
   yund beş’at yılı’
   Koy beş’koyun yılı’
   kazanmak beş’beş maymun’
   takagu beş’Beş tavuk’
   O beş’köpek yılı’
   ekşi maya beş’domuz yılı’

Bu sırada domuz yılı başlangıcına geri dönülerek ve bugüne kadar devam edilerek sıçan yılı başlatılır.
Kaşgarlı Mahmud, Türklerin bu takvim hakkında bilgi verdikten sonra bu yılların her birinde bir hikmet olduğuna inandıklarını ve o yıllarla ilgili kehanetler yaptıklarını söylüyor.ud’Öküz’ yılına girerken boğaların dövüşmesi ve birbirini süslemesi ile savaşlar artacak;takaguYani tavuk yılına girerken tahılla beslenen tavukların kaşınıp yiyecek bulmak için ortalıkta dolanacağından gıdanın bol olacağına, aksi takdirde tavuklar ile tavuklar arasında anlaşmazlıkların çıkacağına inanılır. herkes.orman tavuğu’timsah’ veyayılanÖnümüzdeki yıl yorucu çünkü bu hayvanların yuvası ıslak, bol yağmurlu bir yer, bu yüzden servet bol.ToŋuzDomuz yılı yaklaştıkça sert bir kışın geçeceğine ve çok fazla kar yağacağına inanılıyor. Kaşgarlı Mahmud’a göre Türkler her yıl bir şeylerin olduğuna inanırlar.
On iki hayvanın Türk takviminde yıllar on iki aya bölünmüştür. Takvim yılı adlarıyla ilgili bu bilgiyi veren Kaşgarlı Mahmud, daha sonra ay adlarıyla ilgili şunları yazdı:
   Hafta kavramı İslamiyet’ten sonra geliştirildiği için Türklerin haftanın yedi gününe bir adı yoktur. Ay adları için şehirlerde Arapça ay adları kullanılır. Gayrimüslim göçebe Türkler yılı dörde böler ve her çeyreği isimlendirir. Yılın geçişi, bunların art arda gelmesiyle bilinir. Nayruz’dan sonra bahar “Oğlak ayı” olarak bilinir ve bir sonraki bahar Oğlak burcunun bu dönemdeki olgunluğundan esinlenerek “Büyük Oğlak ayı” olarak adlandırılır. Bir sonraki büyük aya, yaz ortası olduğu için ‘büyük ay’ denir. Sütün pek çok kez girip çıktığı bir dönemdi.Yılın üç dönemini bu şekilde anlatan Kaşgarlı Mahmud, nadiren kullanıldığı için dördüncü aya geldiğinde aya isim vermez.
Bu takvimin uzun süredir Türkler tarafından kullanıldığını biliyoruz. Kaşgarlı MahmudDîvânu Lugâti’t-Türk725, 731, 732’de, yazmaya başlamadan yaklaşık üç yüz elli yıl önce inşa edildi.Orhun Üzerindeki YazıtlarTarihi olaylar Türk takvimine göre on iki burçla anlatılır. ay adıinç ay’ilk ay’,Bilinç Ayı’beşinci ay’ biçiminde belirtilirOrhun Üzerindeki YazıtlarŞuradan bir örnek:
   Üç yıl, on ay, altmış üç uçuş, beş ay lagzin, beş ay, otuz dakikalık yoğurtta sayısız yemek kaşığı kabak erittim.“Çok para kazanan babam Kagan, Köpek yılının onuncu ayının yirmi altıncı gününde vefat etti. Domuz yılının beşinci ayının yirmi yedinci gününde yeniden cenazemi bitirdim. (Bilge Kağan yazıtı, güney yüzü, 10. satır)
Kaşgarlı Mahmud’un verdiği bilgiye göre Türk on ikinci zodyak takvimi bugün kullandığımız takvime göre 21 Mart’ta başlıyor. En eski zamanlardan beri Türkler tarafından kutlanan Nevruz, Türk on iki zodyak takvimine göre yeni yılın başlangıcıdır. Bugün de Türk dünyasında ve yaşadığımız coğrafyada Nevruz kutlamaları Türkler ve çeşitli topluluklar tarafından halen devam etmektedir. Farsça kökenli Nevruznev’yeni verüzgâr’Tarih’ kelimesini içerir. Türk dünyasındaNevruzadı ve çeşitli biçimlerinin yanı sırayan kün, yeni gün, genç kün, ulust Ulu küniEşdeğerleri de vardır. Türkiye’de Türkçe, halk ağzındasultan nevruz, navrız, Gündönümükullanılan kelime.
Kaşgarlı MahmudDîvânu Lugâti’t-TürkiçindeNeyruzeYazdığı kelime Nevruz’dan başkası değildi. Bu kayıt, Türklerin binlerce yıldır kendi takvimlerine göre 21 Mart Yılbaşını kutladıklarını göstermektedir.

Hakkında video eğitimleri divanu lugatit turk kimin eseri

keywords: #chiasẻ, #điệnthoạicómáyảnh, #điệnthoạiquayvideo, #miễnphí, #tảilên

keywords: #TRTAvaz, #TRT, #Avaz, #KültürdenMedeniyete, #DivanüLügati't-Türk, #KaşgarlıMahmud, #MahmudKashgari(Academic), #Turkey(Country), #CompendiumOfTheLanguagesOfTheTurks(Book), #TurkishRadioAndTelevisionCorporation(BusinessOperation), #TurkicPeoples(Ethnicity)

Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati’t-Türk adlı eseri tanıtılıyor.

www.trtavaz.com.tr

Bizi sosyal medyadan takip edin:

-http://facebook.com/trtavaz

-http://twitter.com/trtavaz

keywords: #TRTAvaz, #TRT, #Avaz, #KültürdenMedeniyete, #DivanüLügati't-Türk, #KaşgarlıMahmud, #MahmudKashgari(Academic), #Turkey(Country), #CompendiumOfTheLanguagesOfTheTurks(Book), #TurkishRadioAndTelevisionCorporation(BusinessOperation), #TurkicPeoples(Ethnicity)

Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lugati’t-Türk adlı eseri tanıtılıyor.

Kültürden Medeniyete programımızdan alınan bir kesiti izlemektesiniz.

www.trtavaz.com.tr

Bizi sosyal medyadan takip edin:

-http://facebook.com/trtavaz

-http://twitter.com/trtavaz

keywords: #Mahmud, #Divân-ı, #Lûgatit, #Türk, #kasgarli, #mahmut, #divani, #lugati't, #turk, #lugati't-türk, #türk, #dili, #türkistan, #tdk, #dil, #kurumu

Kaşgarlı Mahmut, Divânü Lugati’t Türk

(Türk Lehçelerinin Sözlüğü)

Kaynak: (TDK – Türk Dil Kurumu)

-http://www.tdkdergi.gov.tr/dlt//?kategori=video

See more articles in category: faqs

Maybe you are interested

Sale off:

Best post:

Categories